15 Eylül 2010 Çarşamba

Palace Of The Porphyrogenitus (Tekfur Sarayı)



7. ve 8. yüzyıldan itibaren Haliç kıyılarından tepeye devam eden surlara bitişik bölümde, geniş bir alana yayılmış Blakhernai saray kompleksi, fethe kadar kullanıldı. Sarayın günümüze gelen tek pavyonu, surlara bitişik inşa edilmiş Tekfur sarayıdır. Çatısı olmayan 3 katlı yapı 12. yüzyılda inşa edilmiştir. Önünde küçük bir avlunun bulunduğu renkli cephe, taş ve tuğla sıraları ile dekorludur. Pencere üstlerinde süs kemerleri sıralıdır. Pavyonun giriş katı, şehir surlarına bitişik olup 4 büyük kemer avluya açılır. 18. yüzyılda bir süre çini atölyesi olarak kullanılmıştır. (Wikipedia)



Edirnekapı'dan, Ayvansaray'a giderken surlara bitişik halde bulunan sarayı, kediler ve tinerciler mesken hale getirmiştir. Belediye 2008'de restorasyona başlamıştır. Fakat surların restorasyonunda yapılan hataları tekrarlayıp, yepyeni "Disneylandvari" havaya büründürmesi muhtemeldir. Aynı bölgede, sarayın hemen yanınında Anemas Zindanları adlı Bizans eseri de görülmeye değerdir. Eski Türk filmlerindeki çoğu kazığa oturtma sahneleri burada çekilmekteydi.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder