30 Kasım 2010 Salı

İstanbul Hamam Rehberi 2: Çeşmesiz Hamamlar

Mahmutpaşa Hamamı
İstanbul Hamam Rehberi'nin ikincisinde (ilkine buradan ulaşabilirsiniz) hamam olarak kullanılmayan hamamları ele alacağız. İlk hamamımız Mahmutpaşa Hamamı. Mahmutpaşa yokuşunda çeyiz, nevresim, incik boncukcuların arasına sıkışmış halde çok dikkat çekmeyen hamam, içeri girdiğinizde çok büyük bir kubbeyle sizi karşılıyor. İstanbul'un en büyük hamamlarından olan Mahmutpaşa Hamamı şu sıralar halı ve süs eşyalarının satıldığı dükkanlar tarafından işgal edilmiş vaziyette. Gelecekte ise büyük bir ihtimalle butik otel olarak değerlendirilecektir.


Tahtakale Hamamı ise Kurukahveci Mehmet Efendi'nin arasından doğru gidince 150 metre ileride Rüstampaşa Cami'sinin hemen karşısında solda bulunuyor. Çevrede bulunan yoğun oyuncakçı popülasyonuna uygun olarak içerisinde oyuncak toptancıları ve bir adet kahvehane bulunuyor. İstanbul'un en büyük ve en eski hamamı olan bu yapı 80'lerde soğuk hava deposu olarak kullanılmış. Yakın bir zamanda ise alt katının hostele çevrilmesi planlanıyor.

Tahtakale Hamamı
Tahtakale Hamamı'nın içi
Lale Devri'ni sona erdiren planların yapıldığı ve Patrona Halil'in tellak olarak çalıştığı hamam olan Patrona Halil (Beyazıt) Hamamı çok uzun süre üzerini ot bürümüş halde yıkılmayı bekliyordu. Beyazıt'ta İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi yanında bulunan hamam, "kültür merkezi" olarak kullanılmak için restore ediliyor. İçerisindeki beton blokları görünce pek de aslına uygun restore edilmediği anlaşılıyor.

Patrona Halil Hamamı
Ayasofya Hamamı
Bir diğer hamamımız Ayasofya ile Sultanahmet Cami'sinin tam ortasında bulunuan Ayasofya (Hürrem Sultan) Hamamı. İstanbul'daki diğer hamamlardan farklı olarak kadın ve erkeklerin girişinde sütunlu revaklar bulunmaktadır. 2008'e kadar halıcı (elli metre ileride Arasta Çarşısı'nda onlarca halıcı varken) olarak kullanılan yapı, şu sıralar tekrar hamam olarak kullanılmak üzere tekrar restore ediliyor.

Ayasofya Hamamı-revaklı giriş
Sultanahmet Meydanı'nın tam ortasında bulunan bu büyük hamamın daha öncesinde halıcı olarak kullanılması, İstanbul deyince Ayasofya ve boğazdan da önce gelen "hamam efsanesine" yapılmış bir saygısızlıktı. Saygısızlığın da dışında turizm stratejisi olarak tam bir aptallıktı. Yakın zamanda tur şirketleri turistlere, Topkapı Sarayı, Ayasofya ve Sultanahmet Cami'sini gezdirdikten sonra meydandaki "yapay olmayan" hamamda buhar sefası yaptıracaklar.

Ayasofya Hamamı halıcıyken
Hamam Beyoğlu
Son mekanımız ise içler acısı bir restorasyon örneği. İstiklal Caddesi üzerinde bulunan yapı, 1571 yılında Mimar Sinan tarafından yapılmış ve 70'lere kadar da hamam olarak kullanılmış. Burası şimdilerde "Hamam Beyoğlu" adıyla eğlence severleri ağırlıyor! Hamam Beyoğlu'nda bifteğinizi yiyip, şarabınızı içebilir aynı zamanda tarihi atmosfer içinde elektronik müzikle dans edebilirsiniz. Bundan iyisi şamda kayısı!

Restoran olarak kullanılan
Ortaköy Hüsrev Kethüda Hamamı

2 yorum :