29 Kasım 2010 Pazartesi

Püf Noktalar: Eminönü 2


Eminönü turumuz devam ediyor (İlkine buradan ulaşabilirsiniz). İlk mekanımız Kurukahveci İhsan. Kurukahveci Mehmet Efendi'den (İkisi de aynı yıl kurulmuş) aldığımız son birkaç kahve istediğimiz gibi çıkmayınca kahvecimizi değiştirmeye karar vermiştik. Yıllarca Mehmet Efendi'nin dükkanın yanında bomboş duran İhsan Efendi ve Halefleri'nde (Mehmet Efendi'de mahdum bunda halef) şansımızı deneyelim dedik.

Abartılı logo
İhap Hulusi tasarımlarını andıran logosu (Mehmet Efendi'ninki kadar iyi olmasa da) ve "odun ateşinde kavrulmuş" yazısı sayesinde zaten hep merak ediyordum ama Mehmet Efendi'yi de bırakmaya cesaret edemiyordum. Evde yaptığım birkaç deney sonrasında kahvenin  iyi (en azından Mehmet Efendi'den) olduğunu söyleyebilirim.  Bu arada hemen yanı başındaki handa Kuru Kahveci Han'ın Latin ve Arap alfabesinde yazılışları var. İhsan'la alakalı mı bilemiyorum. Ama bu, bölgenin Osmanlı zamanında bile kurukahveci diyarı olduğunu gösteriyor.


İkinci mekanımız ise 50 senedir Mısır Çarşısı'nın hemen yanında bulunan "Elmaslar Kasap". Namlı, Beyti ve Pandeli gibi büyük lokantalara da et veren kasabın tüm ürünleri Balıkesir'den geliyor. Bu güleryüzlü kasapta et ve tavukla beraber, önceden sipariş verildiğinde kaburga dolması, kağıt kebabı (Hafif sulu) ve pide içi temin edebiliyorsunuz.


Etleri ve özellikle de bifteği, marketlerdekinden çok daha lezzetli. Kasabımızın "alameti farikası" ise etleri paketleme tekniği. Eski Türk filmlerinde gördüğümüz kasaplardaki gibi eti kağıda sarıp, tavandan sarkıttığı iple "büyük bir titizlikle" bağlayarak veriyor. Sırf bunu izlemek için bile buraya uğrayabilirsiniz.

2 yorum :

  1. Bir Türk kahvesi müptelası olarak şunu söylemeliyim ki, Kurukahveci İhsan Efendi en lezzetlisidir. Mehmet Efendi'nin adını bile anmazsınız bunu denerseniz:)
    saygılar,

    YanıtlaSil