5 Kasım 2010 Cuma

Tüyap

Tüyap fotosu çekerken kadrajıma Doğan Hızlan girmiş

Tepebaşı'ndaki Tüyap'ı gerçekten özlüyorum. Fakat nostaljik bir güdüyle değil. Daha küçük ve daha yakın olması sebebiyle bana daha fazla hitap ediyordu. Sevdiğin iki yayınevi arasında yürürken yüzlerce ders kitabı satan reyonları görmek zorunda kalmıyordun (İyi haber. Bu sene dershane kitapları tamamen başka salona alınmış). Ekim sonu kasım başı olduğundan Beylikdüzü soğuğunda mahsur kalma, 2 saat otobüs yolculuğundan sonra enerjin bitmiş halde dev salonlarda gezme gibi sıkıcı meseleler yüzünden 2 senedir uğramıyordum fuara.

Almanlar fuarda

Ama bu sene dayım sayesinde kariyerimde ilk kez fuara "arabayla gitmek" şerefine nail oldum. Ve sıfır kilometre hazır bir şekilde başladım fuar turuna. Bu yılın konuğu olan İspanya'nın reyonu tam bir hayal kırıklığı. Çünkü küçücük bir standla temsil edilmişler ve stantta yeteri kadar kitap da yok. Türk Tarih Kurumu kitapları yine fuardaki gözdemiz. Ucuzluğu ve kitap çeşitliliği vesilesiyle en çok vakit geçirdiğimiz reyon burası (Finlandiya'daki blogger arkadaşımız Ülke'nin buradan bir oturuşta 10 kitap kaptığına şahit olmuştum). Ben ise sadece bir kitapla tüm zamanların fuar rekorunu kırdım. Almak istediğim birkaç kitap vardı ama fuarın büyüklüğü sayesinde geri dönmeye üşenme, dikkat dağınıklığı, sahaflar bölümü ve resim sergisi gibi bölümlerde fazla zaman geçirme nedeniyle istediklerimi alamadım.


Aldığım kitaba gelince; İş Bankası Yayınları'ndan çıkan "Giritli Türklerin Mutfağından Ot ve Sebze Yemekleri" isimli enfes bir kitap. Ayvalık nüfusunun çoğunluğunu Giritli Türkler'in oluşturduğunu düşünürsek bir nevi "Ayvalık yöresi yemek kitabı" diyebiliriz. Kitap bilhassa Ayvalık ve Girit yöresinde bulunan otlarla yapılan salata, sebze ve etli-sebze yemekleri tariflerinden oluşuyor. Kitaptaki otların çoğunu İstanbul'da bulamayacağınızdan yapamayabilirsiniz. Ama geçen sene kilolarca pembe domatesi (domatesleri buradan görebilirsiniz) İstanbul'a götürmeme yardımcı olan Ayvalık pazarcısı (adını almayı unutmuşum) sayesinde istediğiniz mevsimlik otun siparişini verebilirsiniz. Akkızdan, şevketi bostana, radikadan, girit kabağına, arapsaçından pembe domatese tüm mevsimlik ot ve sebzeyi uygun bir kargo bedeliyle size yollayabiliyor. (Ayvalık pazarcısı telefon no: 0535 476 1990).


Fuarda almak isteyip de maddi ve manevi nedenlerden alamadığım kitaplar da var. Birincisi "Berlin: City Of Stones" adlı üçleme çizgi romanının (20'ler sonu Berlin'deki yaşamı anlatmakta) birinci kitabı. İkincisi ise yine İş Bankası Yayınları'ndan çıkan "Evrim Atlası". Eğer Uykusuz Dergisi yazarları fanatiği değilseniz veya çok sevdiğiniz bir yazara kitap imzalatmak gibi bir derdiniz de yoksa, hele hele arabanız yoksa fuara bunca yolu tepmenin anlamı yok. Yaşasın İdefix! Yaşasın İnternet!

6 yorum :

  1. ben tepebaşı zamanını hatırlıyorum. herhalde ilkokuldan beri babamla kitap fuarına gideriz, beraber paylaştığımız , çok sevdiğimiz bir ritüel gibi. tepebaşı zamanında fuardan çıkınca babam çiçek pasajına götürürdü beni, 1 bira içip midye tava yemeye:))) şimdi o zevkli, samimi hali yok fuarın, sanayi tipi fuara dönüştü. beylikdüzü cehennemine giderken tipiden yollarda kaldığımız oldu , 3 saatte eve zor döndüğümüz oldu. geçen sene metrobüs kullandık, nisbeten daha rahat ettik. kısmetse yarın yine yollardayız. idefix'i çok seviyorum, yakında onlar da online kitap fuarı yapar ama tüyap'a babamla gitmek benim için özel birşey, her türlü çileye katlanıp yollarda perişan ola ola gideceğiz artık, yarın sabah kahvaltıyı müteakip erkenden:)))

    YanıtlaSil
  2. ben bu sene 27 kitap aldım fuardan. pembe domates hiç görmedim ben, linki aktifleştir de görebileyim.?

    YanıtlaSil
  3. ben de öğrenciyken tüyapta mahzur kalmıştım. ondan beri tüyap deyince bir ürperti gelir bana.eski tüyap uzaktan bize çok sevimli geliyor ama şimdi eski yerinde yapılsa kalabalıktan insanlar birbirlerini ezerdi herhalde. başka çare yok, belki daha yakın olduğundan cnr da yapılabilir ama orası da en az yeni tüyap kadar sevimsiz bir yer. sevimli bir yer olması için istiklal caddesi üzerinde de yapılamaz herhalde.aslında fena fikir de değil hani :)

    YanıtlaSil
  4. buradan yazısına tıklayınca çıkıyor.

    YanıtlaSil
  5. teşekkür ederim. pembe domates

    YanıtlaSil
  6. eski tüyap'ın gözümüzdeki gönlümüzdeki yeri bir başkaydı galiba ya da ilk göz ağrımız olduğundan belki de bu özlem bilemedim.

    ama bildiğim bir şey var ki İstanbul trafik anlamında artık gerçekten bitmiş! dün evden 12:30da çıkıp fuara ancak 16:00gibi vardıktan ve aynı hezimeti dönüş yolunda da yaşadıktan sonra buna bir kez daha emin oldum.

    YanıtlaSil