19 Aralık 2010 Pazar

Dörtgözle Beklediğimiz Filmler

2011 yılında heyecanla beklediğimiz ilk film Tree Of Life. Filmin yönetmenliğini Days Of Heaven ve The Thin Red Line filmlerini de çeken Terrence Malick yapıyor. Başrollerde ise Seann Penn ve Brad Pitt var. ABD'de vizyon tarihi 27 Mayıs 2011 olarak açıklanan film, 1950'lerde geçiyor ve büyüdükçe masumiyetin kaybolduğuna tanık olan çocuklar üzerinden hayatın ve varoluşun hikayesini anlatıyor. Fragmanından edindiğimiz intibaya göre yine İnce Kırmızı Hat-vari şairane bir film gelmek üzere. Beni tek geren konu fragmanında Pitt ile Penn'i hiç bir arada görmememiz. Yoksa Godfather 2'de Pacino, De Niro sorunsalı gibi mi olacak?


Big Lebowski'den sonra hep bir araya gelmeleri için dua ettiğimiz Jeff Bridges ve Coen biraderler bu filmle tekrar buluşuyorlar. Üstelik bir western filminde. Yan rollerde ise Josh Brolin (No Country For Old Men) ve Matt Damon'ın olması heyecanımızı bir kat daha arttırıyor. Filmin fragmanındaki havasından yola çıkarak ortaya No Country For Old Men ve Oh Brother Where Art Thou?! karışımı bir film çıkabilir. Coenler'in spesiyal görüntü yönetmeni usta olduğu konuya yani "çöl sarısı renk tonlarına" bu filmle geri dönmüş.


1873 yılında bir uzay gemisi Arizona topraklarına iniyor. Kovboylarla uzaylılar karşı karşıya. Yıllar sonra bilim kurguda oynayan Harrison Ford, Iron Man'ın eğlenceli yönetmeni John Favreu'yla buluşuyor. Filmin "Iron Man 1" kadar eğlenceli olması bizim için kafi. Daha önce bilim-kurguyla westernin flörtünü Wild Wild West filminde görmüştük ve hayal kırıklığına uğramıştık. Ama filmin komedi olmaması ve Harrison Ford'un bilim kurgudaki başarısı kötü düşünmemizi engelliyor.


Yıl 1979. Nevada'da "Area 51" adıyla anılan gizli bir askeri bölgeden Ohio'ya çok özel bir kargo taşınmaktadır. Bu kargoyu taşıyan yük trenine intihar saldırısı gerçekleştirilir ve tren raydan çıkar. Ancak tren kazası, bu özel kargonun serbest kalmasına neden olur. Dünya bunun sonuçlarını yaşayacaktır. Lost'un ve son zamanların en iyi bilim-kurgularından yeni Star Trek'in yaratıcısı J.J. Abrams'ın son filmi. Fragmandan da anlaşılacağı gibi bu filmde de Lost-vari gizem mevcut. Sorun burada gizemi çözmek için sadece 2 saatinin olması. Bakalım J.J. Abrams 2 saatte bu işin altından kalkabilecek mi?


Bir de bizi hayal kırıklığına uğratacağını düşündüğümüz filmler var. İlki 300 filmiyle bize şahane bir fragman izleten Zack Synder'ın yeni fragman başyapıtı Sucker Punch (fragmanını buradan izleyebilirsiniz). Fragmanı o kadar yoğun ki filme çok birşey kalmamış. İnşallah bizi utandırır da fragmanındaki gibi heybetli bir film izleriz.


İkincisi ise herkesin dörtgözle beklediği Spielberg'in Tenten'i. Gerçek oyuncularla çekilmesini beklerken (hatta bir ara Tenten'i, Di Caprio'nun oynayacağı söylendiğinde heyecanlanmıştık) "motion capture" metodu (yani Polar Express filmindeki dandik metod) ile çekileceğini görünce film gelmeden üzerine çizik attık. Basit bir çizgi film olarak çekilse bile daha çok tatmin olurduk. İnsan Avatar'ı izleyince hiç mi kıskanmaz? Spielberg'in en iyi yaptığı işe, bilim-kurgu filmlerine geri dönmesini bekliyoruz. İçine bir iki tane de uzaylı serpiştirirse tadından yenmez.

7 yorum :

  1. true grit i dörtgözle bekliyorum.

    YanıtlaSil
  2. western ve bilim-kurgu birlikteliğinde "westworld" (1973, Yul Brynner) u unutmayalım.

    YanıtlaSil
  3. o bilim kurgu zamanında geçen westerndi bunlar ise western zamanında geçen bilim kurgular

    YanıtlaSil
  4. teknolojiyi övmeyen bilimkurgulara bayılıyorum.

    YanıtlaSil
  5. Deathly Hallows 2. bölümü bekliyorum. Ve de Sacha Baron Cohen'in Freddie Mercury filmini. Bir de 3 boyutlu yeni Üç Silahşörler filmini.

    YanıtlaSil
  6. tintin tam bir hayal kırıklığı. müthiş bir potansiyel fantastik-polisiye hikayeyi sırf çocuklara yaranmak için rezil edecekler.

    YanıtlaSil
  7. yazıda eksik yok ama keşke filmleri izledikten sonraki duygularını yorum olarak yazsaydın.büyük hayallerle beklenen filmler hayal kırıklığı yaratır genelde.

    YanıtlaSil