24 Nisan 2011 Pazar

Sportif Bir Haftasonu Volüm 1



Cumartesi kahvaltısından hemen sonra, Çukurcuma-Tünel arasındaki kısayol olan Tomtom mahallesindeki "İtalyan Meydanı"na uğradık. Burası bence "Beyoğlu'nun dışarıda içki içilebilecek en iyi yeri". Yazın merdivenlere oturup, meydana karşı içki keyfi yapmak çok zevkli. Ayrıca burası İstiklal Caddesi'ne çok yakın olmasına rağmen, oranın debdebe ve gürültüsünden bir hayli uzakta. Meydan İtalyan Lisesi, İtalyan Konsolosluğu ve İtalyan Oteli'yle küçük bir  İtalyan kasabası "campo"sunu (küçük meydan) hatırlatıyor. Yakın zamanda, buranın taş yollarının asfaltla kaplanması vesilesiyle ruhu biraz yok olsa da, açık havada bile demlenmek için gitmeye değer. "Campo"dan dik yokuşu çıkarak Tünel'e vardık.



Duyduk ki Asmalımescit Nublu'da plak pazarı varmış. Geçen ay düzenlendiğinde pek methini duymuştuk. Nublu'ya girdiğimizde ise küçük bir şokla karşılaştık. İki plak satıcısı ve beş-on plaktan başka birşey yoktu. Eldeki plaklar da kullanılmış olmasına rağmen fahiş fiyata satılıyordu. İstanbul plak sahaflarının bu karaborsacı fiyat politikaları yüzünden, makul fiyatlara "sıfır" plak satan "Demirören Virgin Megastore"a sempatim artıyor.


rokoko


Hayalkırıklığıyla dolu plak macerasından sonra Asmalımescit sokağından çıkınca İstiklal Caddesi'nin üzerindeki tarihi Lebon Pastanesi'ne uğradık ve meşhur  "rokoko"sundan tattık. Bu tatlıyı, İstanbul'a ilk geldiğim sene yediğimde bayılmıştım. Dondurmayı en fazla helva arası tadan biz taşralılar için pastayla karşık dondurma fikri çok şaşırtıcı gelmişti sanırım. Şimdi gayet sıradan, demode bir tatla karşılaşıp günün 2. hayalkırıklığını yaşadım.

el yapımı frigo

İstiklal üzerinde iki farklı yerde YGS eylemini izledikten sonra "sportif bir haftasonu"nun ana konusu olan Galatasaray-Kayserispor maçı için Seyrantepe yollarına düştük. Baştan söyleyeyim stat enfes. Giriş-çıkışlar çok kolay ve etrafı gayet ferah. Işıklandırma hiç gözü yormuyor hatta direkt sahaya bakarsan gündüzden hiç bir farkı yok (herhalde yeni teknolojiyle aydınlatıldığından). Ali Sami Yen'in karanlık puslu havasından eser yok bu statta. Belki de Sami Yen'i korkutucu kılan da buydu. Sahadaki ışığın loşluğu en azından yabancı takımların canını sıkıyordu. 



Kaleci Rüştü bir keresinde, en zorlandığı statın Sami Yen olduğunu, çünkü ışığın direkt gözüne geldiğini ve topun kaleye gelişini son 10 metrede görebildiğini söylemişti. Statın en büyük kusuru ise tıpkı Saraçoğlunda olduğu gibi koltuk mesafelerinin çok yakın olması. Dar alana daha fazla koltuk sığdırabilmek adına yapılmış bu kurnazlık, koltuklar arasında ilerlerken büyük sorun yaşatıyor. Ayrıca statın 2. katı çok dik, bu yüzden maçı üst kısımlardan izliyorsanız sahaya epey uzak kalıyorsunuz. Seyircilerin bozuk para taşımaması için uyduruk bir yöntem bulunmuş. Fiyatlar para bozulmasın diye yuvarlanmış, ama bir hayli yuvarlanmış. Sosisli 10 tl, çay 5 tl gibi. Stat çıkışı sıkış tepiş de olsa metroya binip Taksim'e geldiğimde kendimi Avrupa'da gibi hissettim.


Maç sonrası çorba keyfi için ise Lale İşkembecisi'ne uğradık kelle paça ve ortaya kokoreçle sportif haftasonumuzun ilk ayağını noktaladık. İstanbul'un tartışmasız en iyi kokoreçi burada. Kokoreç kıvama gelsin diye bir gün öncesinden sütte bekletiliyormuş. Sonrasında mangalın üzerine parça halinde atılıyor. Şampiyon'un menemen-vari vasatın altındaki kokoreçinden tiksinenler için burası birebir.



Afişlerden haberler:

Beyoğlu yöresindeki afişlerden topladığımız birkaç haberi derledik. İlk haberimiz haftaya yapılacak blog semineri ile ilgili. Bloglarıyla da okur tarafından takip edilen iki genç yazar Elif Batuman ve Kaya Genç blog ve blog yazarlığı üzerine bir seminer verecekmiş. “Blogging: Genre and Practice Seminar / Tür ve Uygulama Semineri”, 30 Nisan Cumartesi günü İstiklal Caddesi’nde bulunan Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde gerçekleştirilecekmiş. 


Şantel bir trilyonuncu kez Babylon'da.....


Dünya sinemasının en iyi filmleri SinemaTV 1001 ile bir araya geldi. Mutlaka izlemeniz gereken, modernden klasiklere, usta yönetmenlerin başyapıtlarına kadar, izlemeniz gereken 1001 filmden seçmeler SinemaTV 1001 günlerinde. Bu haftasonu ise Tiffany'de Kahvaltı var.


Veeeee haftaya 1 Mayıs...


Kulüp rakılı stensil piyasada...

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder