10 Haziran 2011 Cuma

İstanbul Döneri vs Berlin Döneri

Son 10 gündür bloğumuza alaka gösteremedik. Ülke ve ben, diğer yazarımız "Gurbet Kuşu"nun yanına, Berlin'e uğradık. Önümüzdeki birkaç hafta Berlin izlenimlerimizi blogda paylaşacağız. Bugün ise İstanbul-Berlin kıyaslamasının ilkine, yani "döner savaşlarına" odaklanıyoruz. Bir Almancı (kimileri bu marşın Almanlar tarafından yazıldığını iddia eder) marşı söyle der:


baget macht fett
suschi macht wuschi
pizza macht spitza
aber döner macht schöner.


Orient Eck başyapıtı
İlk kıyaslamayı fiyatla yapalım. Şaşırtıcı bir şekilde Berlin döneri İstanbul dönerinden çok daha ucuz. 2,5 euroya ekmek arası ya da 3 euroya porsiyon yiyebilirsiniz. Porsiyon dediğime bakmayın, Türkiye'de pilavüstü dönerlere konulan etin üç katı sığdırılıyor bu tabaklara. Genellikle porsiyonlar üçe ayrılıyor. Küçük, orta ve büyük. Memleketimde gramla satılan dönere alışmış bir İstanbullu, buranın küçük porsiyonunu bile, ekmeğe dokunmadan güç bela bitirebilir. Fiyat-miktar eğrisinde Berlin Döneri, İstanbul Dönerine fark atıyor. Almanya'da biftek fiyatının 7 Euro olduğu düşünülürse, bunda şaşıracak birşey yok tabiki. Almanya:1, Türkiye :0. Üzülmüyoruz çünkü golü hakederek yedik. Devam ediyoruz, sıra geldi kendimize en güvendiğimiz bölüme, yani lezzete. Berlin dönerini ilk ısırana kadar muzaffer bir Romalı komutan edasıyla küstahca bakındım dönere. Bergama Müzesi'ne giden Bergamalı gibi gururluydum. Döner benim malımdı. Biga yaylasında otlayan danadan daha iyi olamazdı ya Alman'ın eti. İlk ısırğımı dönere geçirince kafamdan kaynar sular boşalıverdi. Yanımda döner düşmanı arkadaşım bile (Türkiye'de dönere ağzını sürmez kendisi. Yediği tek döner Sivas ilinde bulunan Mis kebap döneridir) kaşlarını havaya kaldırdı ve "enfesss!" (evrekanın Türkçesi) diye haykırdı. Skor 2-0. Fakat bu sefer durum çok daha acı. Sanki golü bize Mesut Özil attı. Nuri Şahin boş kaleye kaçırdı (ben bu maçı bir yerden hatırlıyorum). Fakat üzerinde biraz kafa patlattıktan sonra durumun o kadar vahim olmadığını anladık. Çok övündüğümüz Anadolu danası çayırda, çimende kekikle beslenmiyordu artık. Hatta Sivas'ta duyduğum bir hikayeye göre Anadolu'daki çoğu sığır yetiştiricisi hayvanını, çayırda otlatmak yerine, askeriyeden ucuza aldığı artık yemeklerle besliyordu. Tavuk yiyen inekler. Gözleriyle görmüştü arkadaşım. Balık çiftliklerinde tavuk yiyen balıklardan sonra başka bir facia daha. Etobur inekler!



Vejeteryan döner
İşin Almanya tarafında ise durum şu. Almanlar daha sağlıklı olması için çoğu dönere standart getirmiş (kıyma değil de etle yapılan dönerleri bunun dışında tutalım). Dönerdeki oran % 70 dana, % 30 hindi eti olarak sabitlenmiş. Bir hindi eti düşmanı olarak bunu ilk duyduğumda huylanmıştım. Daha sonra hindi etinin, dönerin tadını nasıl hafiflettiğini anladığımda önyargım ortadan kalktı. Hindi etli döner hem daha hafif, hem de süngerimsi kıvamından dolayı daha ince kesilebiliyor (bu sayede daha gevrek oluyor). Son kapışma bölümü ise yan ürün çeşitliliğinde. Hiç umudum yok fark iyice açılacak gibi.



Soslara yakın plan
İçki konusunda Alman döner dükkanları binbir seçenek sunuyor. Hayatında dönerle bira içmeyen ben, burada türlü türlü bira seçebiliyorum. Berlin de ayran da bulabileceğimize göre içecek çeşitliliği kısmını fazla uzatmıyorum. İçecek fiyatlarına gelince kola 1 euro. Çoğu Türk restoranından daha ucuz (hele iskenderi 8 tl ye satıp, kolayı 5 tl ye kaktıran HD yi düşündüğümüzde). Bira 1,8-2 euro civarı, yani yine gayet ucuz. Dönerin yanında gelen salata ve sos çeşitliliğine gelince, burada dönerin yanına konulan patetes kızartması İstanbul'da ekstradan satılan porsiyon patateslerden hem daha çok, hem de daha lezzetli. Sos çeşitliliği ise ketçap ve mayonezden gayri sos bilmeyen Bambi'ye hayat dersi veriyor. İstanbul'da kimsenin aklına dönere sarımsak sosu koymak gelmiyor mu? Yoksa döneri sadece yuppieler mi yiyiyor? Skor 3-0. Tipik bir Alman golü. Klose kafayla atıyor. Kimse de şaşırmıyor zaten.



Saman gibi döner sevenlere
Uzun lafın kısası milli servetimiz döner Avrupa'ya uğrayınca yozlaşmadan değişmiş, gelişmiş, farklı bir lezzete bürünmüş. Kimi vejeteryanını denemiş. Kimi hindi eti, kimi yamyam (sırf kafiye için konmuştur. Yoksa çiğ döneri kastetmedim, hoş fena fikir de değil. Birgün Japonlar sushi döner deneyebilirler), kimi bilmem ne bela eklemiş (Yunan'ın domuz dönerinedir buradaki sitemim). Bambi'deki kaşarlı dürüm dönerlerden çok daha yaratıcı fikirlerle, pizzanın Avrupa'daki en büyük rakibi olmuş.



Dünya döner şampiyonu
Not: Yolunuz Berlin'e düşerse bir iki dönerci tüyosu verelim. Birinci yerimiz hem bolluk, hem de lezzet bakımından favorimiz olan Orient Eck. Kreuzberg'e vardığınızda tam meydanda dükkanı görebilirsiniz.

İkinci yerimiz ise Kreuzberg Merkezi yazısının altından geçince sağ tarafta Hasır Lokantası. Biraz daha lüks olan bu lokantanın döneri Orient Eck kadar bol değil ama enfes. Ayrıca yıllardır döner-bira keyfini, Kızılkayalar'ın önünde, dışardan aldığınız kutu birayla yapanlardansınız müjde. Burada insan gibi oturarak döner-bira keyfi yapabilirsiniz.



Dada Felafel'de Lübnan döneri
Üçüncü mekanımız ise sanatçıların mekanı meşhur Tacheles'in tam karşısı Dada Felafel. Aslında felafelci olan bu Lübnan restoranı çok güzel et-döner yapıyor. İllaki dana diyenler buraya uğrayabilir. Burayla ilgili felafel yazımız da yakında gelecektir.

Bir yaşıma daha girdim
Son mekanımız ise hiçbirine benzemiyor. İstanbul'da, "vejeteryanım ve döner yemek istiyorum" derseniz size iki türlü cevap gelir. Birinci cevap tabiki küfür olacaktır. İkincisi  ve daha ılımlı olanı ise "tavuk dönerimiz var!" şeklinde gelir. Berlin'de ise durum farklı. Friedrichschain yöresine uğrarsanız "Vöner" adlı vejeteryan lokantasında vejeteryan döneri bulabilirsiniz. Deli dana hastalığı zamanında palazlanmış bu fikir şimdilerde pek moda. Etsiz çiğ köfteden bile daha başarılı. Mekan multi-kulti ve tabiki bira içiliyor.


Yıllar sonra gelen edit: Bence, iki şehrin en iyi dönerleri kapıştırılınca İstanbul galip çıkar. Fakat ortalamaya bakarsanız Berlin döneri bizimkini nakavt eder. İstanbul döneri, Galler milli takımı gibidir. Giggs ve Bale gibi süper starlar çıkarsa da takım olarak vasattır.

15 yorum :

  1. Elinize salık. Böyle tarafsız değerlendirmlere ihtiyacımız var.

    YanıtlaSil
  2. Hep söylerim Istanbul'da birileri uyanıpda bu alman dönerini burada yapmıyor. Türkiye'de döner ekmek hiç yemem, onu yiyeceğime peynir ekmek yerim ama Almanya'ya gittiğimde beni bu dönerler bitiriyor. Bazen resmen aş eriyorum gibi. Güzel yazı, tebrikler.

    YanıtlaSil
  3. Merhabalar,
    İstanbulda Avrupa Tipi döner yapan restoranımız açıldı. En yakın zamanda, gelip dönerlerimizi tatmanız dileğiyle:) https://www.facebook.com/frangodoner
    https://twitter.com/FrangoDoner

    mottomuz; "Döner Sosla Yenir!"

    YanıtlaSil
  4. güzel haber bu. hemen deneyeceğim. umarım prosiyonları alman döneri kadar bol olur

    YanıtlaSil
  5. merhabalar döner icin cin kutusu imalati yapiyoruz bilginize cuneyt celik 05321377881

    YanıtlaSil
  6. Almanya'ya hiç gitmedim, ama İngiltere'de ve Avustralya'da yediğim dönerleri, GENELDE, Türkiye'de yediklerimden daha çok beğendim.

    Ve: Niye şu sos sunma olayına Türkiye'deki dönercilerin hiç olmazsa bir kısmı girmiyor ya ? Bence sosla çok daha güzel oluyor döner. Favorim, yoğurtlu sos :)

    YanıtlaSil
  7. türkyede soslu döneri bir tek mecidiyeköydeki frango yapıyor

    YanıtlaSil
  8. Güzel bir yazı. Ama yıllar sonra gelen edite katılmıyorum zira "iki şehrin kapışmasından" üçüncü şehir Ankara galip çıkar. Bugüne kadar İstanbul'da Ankara'dakiler kadar iyi döner yemedim. "Ankara Döneri" diye bir olgu var(mış).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ankaraya lafımız yok. büyükşehir olmasına rağmen döner ortalaması nasıl bvu kadar yüksek seviyede kalıyor hep şaşarım

      Sil
  9. Bu arada döneri Frango dışında soslu olarak sunan işletmelerden birisi de Ankara'daki Duble Döner'dir. Çedar soslu, parmesan soslu, meksika soslu gibi çeşitleri vardır...

    YanıtlaSil
  10. yurtdışındaki bu dönerlere efsane bir beyaz sos koyuyorlar. ismini biliyormusunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Genellikle yoğurt dereotu ve biraz sarımsağın olduğu cacıki dedikleri sostan koyuyorlar diye biliyorum

      Sil
    2. Merhabalar zihnimde kalan tad bunlardan uzaktı özellikle Türkiye'de bir kaç dönerci de sizin dediğiniz tarz bir sos yaptılar fakat tadı bildiğimiz cacık yoğurt tadından öte değildi.

      Ben danimarkada yaşadığım yıllar çokça kez yeme fırsatı buldum ve oradaki dönerin sunumu da lezzeti de harikulade idi. Geçtiğimiz aylarda orayı ziyaret esnasında bu döner sosunun peşine düştüm, geldiğim nokta bir salata sosu oldu. Dönerciler o sosun ismini verdiler bana. Şimdi adını hatırlayamıyorum ama salata sosu olarak kullanılıyor. Mayonez vs var içinde. Manuel olarak sipariş ettiğim dönerle bu sosu kullandım ve sonuç harika. Ve fakat çok sene geçmesinden ötürü kullandığım sos yıllar önce tadına doyamadığım sos mu hatırlayamıyorum

      Sil
    3. Yunanistanda Gyros yedikten sonra güncelliyorum ki Danimarkada yediğim sosun caciki olması muhtemel. Aradan 20 yıla yakın geçince zor hatırlanıyor tabi tadlar. Fakat Gyros şahane aslında Danimarkadaki Dönerciler de Koyun/Dana Gyros'u yapıyorlardı belki de bir nevi.

      Sil