26 Haziran 2011 Pazar

İstanbul Felafeli vs Berlin Felafeli

"İstanbul-Berlin Face/Off" serisinin ikinci bacağında felafeli kapıştıracağız. İlk kapışmada İstanbul ağır bir malubiyet yaşamıştı. Niyetimiz Berlin'e methiyeler düzmek değil. Hatta vejeteryan yemekleri kapışması yapsak, sadece İstiklal'deki kıçı kırık Bereket Lokantası bile tüm Berlin lokantalarını çeşitlilik bakımından ikiye katlar. Vejeteryanlığın bu kadar baştacı edildiği Berlin (vejeteryanlığın alay konusu olduğu İstanbul'u düşünün) için ağır bir yenilgi. Felafel iki ülkenin de milli yemeği olmadığından daha tarafsız bakabileceğimi düşünüyorum. Yine kriterlerimiz lezzet, fiyat-miktar ve ilave ürünler.


Fiyatla başlayalım. Almanya'da etin çok ucuz olmasının döner fiyatlarını da etkilediğini söylemiştik. Nohut ve çeşitli baharatlardan yapılan felafel söz konusu olduğunda, bu avantajını sebze yönünden ucuz olan Türkiye'ye kaptıracağını düşünürdük. Fakat durum hiç de öyle değil. Ortalama 2-2,5 euroya satılan Berlin felafeli 4,5 tl ye satılan Türk felafelinden pahalı gözükse de (en azından bugünkü kurla), kriterimiz sadece fiyat olmadığından ve en az onun kadar önemli olan miktar (ya da performans) devreye girdiğinden durum tam tersi yönde değişiyor. Berlin'de felafele o kadar çok malzeme koyuluyor ki dökmeden yiyebilmek neredeyse mümkün değil. Hatta bazı yerlerde felafelin dışındaki malzemeleri kendin dilediğin kadar koyabiliyorsun. Durum malesef 1-0. Berlin felafeli önde.

İkinci kriterimiz ise lezzet. Lübnan'a hiç gitmediğimden gerçek felafelin ne menem birşey olduğunu bilmiyorum. Ama Alman dönerinin başarısı, Berlin'deki standart bir felafelin, Lübnan'dakinden daha güzel olma ihtimalini doğruruyor. Berlin'de gittiğimiz en iyi felafelci olan Dada Felafel'i kıstas alalım. Köftelerin tazeliği, dışının gevrek içinin yumuşacık olması, yeşilliklerin bolluğu, en önemlisi yoğurt ve fesleğen sosunun kalitesiyle en azından Beyoğlu'ndaki felafelcileri (hepi topu 2 tane) ezip geçiyor. 2-0.

Dada-pide arası
Son kriterimiz yan ürünler. Berlin felafelinin köfte dışı malzemelerinin ne kadar bol olduğundan bahsetmiştik. Çoğu felafelcide bira mevcut. Dada Felafel'de ise ekstradan koca bir bar hizmetinizde. Türkiye'de dilediğinizde kola, dilediğinizde de fanta içme lüksüne sahipsiniz! Uzatmıyorum 3-0. İstanbul'da Lübnan turu bu aralar pek bir moda. Ama Lübnan yemeği felafel için aynı şeyi söyleyemeyeceğiz. İyiki de moda değil. Yoksa 4,5 tl'ye yemek hayal olur. İstanbul ve Berlin'den bir iki felafelciden bahsettiğimizde farkı daha iyi anlayacağız.

Dada porsiyon
Berlin:

1. Dada Felafel: Çoğu kişiye göre Berlin'in en iyi felafelcisi. Şehrin standart felafelcilerinden daha pahalı (2 yerine 2,5 euro) ve daha küçük porsiyonları olsa da (en azından malzemesi pidenin içinden düşmüyor). Lezzet, tazelik ve temizlikte fark atıyor. Yan tarafındaki barı ise ayrı bir güzel. Mekan meşhur Tacheles'in hemen karşısında.


2. Mamo Felafel: Diğer felafelcimiz ise doğu Berlin'in Friedrichschain semtinde. Warschauer Caddesi'nde bulunan bu felafelcinin sahibi Arap değil, bir Alman. Bu yüzden felafelinin vejeteryan yönüne vurgu çok. Ayrıca tasarım ön planda. Buranın özelliği ise kumpir gibi malzemeyi kendin seçip, kendin ekliyorsun (işte bu kısmı kumpir gibi değil). Tadı Dada kadar lezzetli olmasa da standardın çok üstünde.

Tasarım tasarım tasarım... İşte Alman felafelcisi
İstanbul:

1. Felafel House: 2005 yılında açıldığını duyunca hemen Talimhane'ye koşmuştum. Ama vitrine pişmiş felafelleri tabakların içinde sergilediklerini gördüğümde hemen yemekten vazgeçmiştim. Mutfağı pis, sunumu çirkin gelmişti. Ama geçen hafta ekşi sözlükte araştırma yaptığımda adına düzülen methiyelerden etkilendim. Yere göğe sığdıramamışlardı burayı.


Tabi ki dayanamadım ve içgüdülerimi bir kenara attım. Pide olmadığından dürüm içinde gelmesine aldırmadım ve ilk ısırıkta şokkk! Rezalet! İnanamadım, insanlar buna mı methiye düzmüşlerdi. Ne bir yeşillik vardı ne bir sos. Humus kuru olan dürümü daha da kurutmuştu. Köftenin içi yumuşaktı tamam ama dışı da yumuşaktı. Fesleğeni geçtim marul bile yoktu. Allahtan 125 yıllık standart lezzet Coca-Cola vardı da ağzımın tadını yerine getirdi.

İçini göstermek için çirkin dürüm ikiye bölünmüştür
2. Pita Khubiz: Yakın zamanda Beyoğlu'nda açıldı. İlk gördüğümde (pastel renkli reklam panoları yüzünden olsa gerek) uyduruk fast food zincirlerinden biri daha! diye düşünmüştüm. Fakat yakın zamanda blog yazarımız Sasa'nın tavsiyesiyle felafelini denedim. Fena değil. Yeşilliği ve sosu biraz az koysalar da Felafel House faciasından sonra çok iyi geldi. Eve servisten yararlanıp evde yeşillik takviyesi yaptığınız takdirde sorun kalmayacaktır. Pita'da sadece felafel yok. Pitanın içine girebilecek her şey (sucuk, kızarmış sebze, et ve tavuk) burada mevcut.

Pita Khubiz: İçine konulan malzemeyi Dada ile kıyaslayınız

6 yorum :

  1. Felafel House konusunda yerden göğe kadar haklısınız. Ben de hiç o methiyelerin mahiyetini anlamış değilim. Sanırım iyi felafel yememiş insanlar. :) Pita da harika değil ama. Hala yapıyorlar mı bilmiyorum ama fesleğen vardı Küçükparmakkapı'da. Harika felafel tabakları vardı. En son 1-1,5 yıl önce yemiştim, aklınızda buluna. Afiyetler ola..

    YanıtlaSil
  2. fesleğen hala duruyor.felafel yaptığını bilmiyordum. pitabçok çok harika değil ama felafel house tan sonra yeyince güzel geliyor insana

    YanıtlaSil
  3. bu arada fesleğeni bulamadım ben :)

    YanıtlaSil
  4. Kikero falafel'i denediniz mi? Tünel civarındaymış sanırım.

    YanıtlaSil