8 Temmuz 2011 Cuma

Karaköy Lokantası


Karaköy'de öğlenleri aç kalmanız mümkün değildir. Bir yandan Bankalar, Nato ve Çiçek gibi esnaf lokantaları, diğer yandan Köşkeroğlu, Güllüoğlu ve Namport gibi ağır toplar. Balıkseverler için İstiridye ve Karaköy Balıkçısı öğlen açık balık-esnaf lokantası olarak hizmet vermekte.


Yazımızın konusu Karaköy Lokantası ise Hacı Abdullah'ın batılı versiyonu gibi. Esnaf lokantası ama daha modern. Lokantanın beni ilk tavlayan özelliği, her masada su sürahinin olması. Balıkesir gibi küçük şehirlerde bile bu gelenek yavaş yavaş kayboluyorken, İstanbul'da böyle bir geleneğin yaşaması (hem de modern bir lokantada) gönlümüzü fethetti. Zeytinyağı ve diğer çoğu malzeme Ayvalık yöresinden temin ediliyor. Mekanın klasik görünümlü iç tasarımınını daha önceden House Cafe ve Münferit'ten tanıdığımız Autoban yapmış.

Favorim: arkadaki ekmekler
Sudan sonra ekmeğe gelelim (ekmek ve su.. bugünkü yazımız pek avam). Ekmek İstanbul'da yediğimiz hiç bir ekmeğe benzemiyor. Belli ki taş fırında köy ekmeği formatında yapılmış. Bana yeşil biber getirseler, ekmeğin arasına biberi koyup suyumu da bol bol içip kalkabilirdim. Sırf bu durumda bile (tabi biberin iyi çıkması halinde) lokantaya bol puan verebilirdim.

Söğürmeye yakın plan
Ekmekten sonra gelen (bu arada yemekler çok hızlı geliyor) yoğurtlu yaprak sarmasındaki yoğurdu ekmekle bitirdiğim için karnım hemencecik doydu. Bu yüzden fazla abartmadan hafif yemeklerle devam ettik. Çok geç kaldığımızdan şansımıza patlıcan reyonundan! sadece patlıcan söğürme (ismi itici aslında) kaldı diye hayıflanmıştık. Boşuna dert etmişiz. İstanbul'da yediğim en iyi patlıcan yemeğiydi desem yalan olmaz. Bir kere malzemesi kusursuzdu. Patlıcanda zerre bir acılık yoktu. Zeytinyağı ise buram buram kokuyordu.

Bademli pilav
İyi aşçı pilavından belli olur! efsanesini teyit edercesine pilavdan devam edelim dedik. Zaten ekmekle karnımızı doyurduk. Yanına da bir salata kafi. Roka salatası, yine malzemeleri sayesinde utandırmadı. Zeytinyağı zaten kusursuz demiştik. Bademli pilav ise kurabiye gibi ağızda dağılıyordu. Sırf koklayarak bile tatmin olabilirdiniz. Tabi biz yedik. Tatlı olarak birçok seçenekler sunulmasına rağmen biz hakkımızı başka sefere sakladık. Ayrıca lokanta akşam 6'dan sonra meyhaneye dönüştüğünden meyhane hakkımızı (ve yazımızı) da saklı tutarak memnun bir şekilde ayrıldık. Akşam meyhanesine uğrayanlardan duyduğum kadarıyla Asmalımescit'in debdebesinden, gulgulesinden sıkılanlar için burası birebir. Tabi eve gideceğiniz vakit tramvay saati geçmemişse...

Roka salatası (tuz miktarı çok önemli)

3 yorum :

  1. açıkcası karaköy, öğlen yemek yemek için istanbulun en iyi muhiti..

    YanıtlaSil
  2. aslında eski bir yazı. fotolarımız da biraz kötüymüş o zamanlar. yine de teşekkür ederiz. şimdi görünce aklıma geliverdi. burada rakılı mezeli bir ziyafet yapmak gerçekten güzel olur..:)

    YanıtlaSil