27 Ağustos 2011 Cumartesi

Beyoğlu-Kadıköy Fotoromanı Sayı 2


Sergini afişi
1. Fransız Kültür Merkezi geçen yılki çizgi roman sergisinin (cent pour cent) ardından bu sene de Parodiler: Çizgi Roman Kendini Hicvediyor sergisiyle ilgilileri bekliyor. Sergi, çizgi roman tarihi ve yarattığı efsanevi karakterleri ve bu kulvardaki tüm klişeler üzerinde duruyor. Mad, Tarzan, Robin Hood, Sherlock Holmes, Conan ve Harry Potter sergide göreceklerinizden birkaçı. Sergi,10 Eylül tarihine kadar  açık.

Bu da Umut Sarıkaya'dan
2. Beyoğlu'ndaki duvarlarda bu aralar kırmızı nokta akımı var. İlk başta Çukurcuma'da birkaç duvarda denk geldiğim yazılar giderek artmakta. Her kırmızı noktanın altına tabu bir kelime işleniyor. Takip etmesi çok eğlenceli, tavsiye ederiz. 


3. Karaköy'deki ara platforma bayılıyorum. Her vapurdan indiğimde zaten oynak olan zeminden pek bir oynak zemine geçmek keyfime keyif katıyor. Aman yaşlılara dikkat edin her an düşebilirler.


4. Vapurla Haydarpaşa ve oradan trenle Bostancı. Niyetimiz enerjimiz düşmeden keyfimizin doruğunda Yaşar Usta'dan tatmak.


5. Bu arada üstteki tabelaya dikkat. Tek şubemiz Ayvalık'ta diyor. Dondurma düşkünleri ilk başta Güler Pastanesi'nde damla sakızlı, sonrasında Yaşar Usta'dan kavunlu mu deneyecekler? Dondurmanın kabesi artık Ayvalık. Bu böyle biline!

Kırmızı erik, incir, kavun
6. Ve geldim dondurmalara. Efsaneye göre Yaşar Usta sevdiği müşterilere dondurma ikram edermiş. Galiba bizi de sevdi. Çünkü daha külahımızdaki dondurmaları ısırır ısırmaz elindeki aletle birer top dondurma hediye etti. Hediyeler bereketli bir şekilde devam etti.

Şeftali ve limon

Yaşar Usta'nın kavunlusunun ve incirlisinin efsane olduğu bilinirdi. Hele incirlisinin içindeki küçük incir çekirdekleri dillere destandır. Ama şeftali ve limon aromalı dondurmanın da güzel olabileceği hiç aklıma gelmezdi. İkisinin de gerçek meyveden yapıldığı o kadar belli ki. 

Yaşar Usta

Çalışanlar ise inanılmaz sempatik. Sanki dondurma satmak için yaratılmışlar. Sürekli ondan bundan isterim diyen insanların bir dediğini iki etmiyorlar. Kivilisine methiyeler düzmüşlerdi ama o gün stoklarında yoktu. Kara erikli, çilekli, kestaneli hemen hemen tüm ürünleri kusursuz (sadece çikolatalısını tatmadım). İstanbul'da yenilebilecek en iyi dondurma kesinlikle bu. En büyük rakibi Ali Usta'dan çok daha lezzetli ama tek kusuru galiba kıvamı. Ali Usta'nın yoğun macunumsu kıvamı bunda malesef yok. Dondurmadan ziyade donmuş meyve kıvamında olması her yalayışta çok büyük parçalar halinde yutmanıza sebep oluyor. Bu da Maraş dondurması gibi yavaş yenilebilen dondurmalara alışık milletimizin canını tabiki bir nebze sıkıyor. Dondurmanın bir topu 1 tl. Kilosu ise 30 tl.


Bostancı'dan yürüyerek Kadıköy'e varınca ne kadar çok dondurma yerseniz yeyin insanın karnı yine de acıkıyor. Geçen haftaki yazımızda  bahsettiğimiz gibi Kadıköy'de ne yiyelim meselesi büyük bir olay.


8. Uzun bir karasızlıktan sonra et ihtiyacımız ağır bastı. Ve köfte deyince hemen akla (bir paralel arkasındaki Adapazarı Islama Köfteci'yle beraber) bu yakanın gururu Ekspres İnegöl gelir. Mekan tabelasından, iç tasarımına 70'lerden fırlamış gibi. Masaların hemen arkasında uzunlamasına duran ızgarası ve hızır garsonlarıyla en baştan insanı cezbediyor.


Hemen en baştan sipariş ettiğimiz piyaz vasatın altındaydı. Fasulyenin kalın kabuklu ve etsiz olması bunun en büyük sebebi. İstanbul'un en iyi köftecisinden birine yakışmayan bir piyaz. Tekirdağ, İnegöl veya bunların akrabası Sultanahmet köftecilerinin lastikvari kıvamdaki köftelerinden pek hazzetmediğimi daha önceki köfte yazımızda belirtmiştik. Beni annelerin yaptığı gibi yumuşak köfteler daha çok tatmin ediyor. Ama İstanbul'da illa lastikvari kıvamda köfte yiyeceksem adresi Ekspres olur. Köftenin kıvamı ve lezzetini geçtim, çoğu köftede yan ürün olarak sunulan soğan domatesin yerine burada şahene patates kızartmasının gelmesi en büyük artı puan. Kızarmış biberi acı olmasa da lezzetli. Ekstra biber istediğinizde bolca ilave yapmaları ise yüzümüzü güldürdü. Bir yoğurtsever olarak yoğurdunu denemedim ama yan masada gözüme kestirdiğim kadarıyla güzel gözüküyordu. Fiyat ise bol porsiyonuna rağmen gayet makul. Edirne'de bile bir porsiyon köfte 10 tl iken. Kadıköy'ün orta yerinde aşağıdaki bol porsiyon 9tl.

2 yorum :

  1. devamı gelecek..bugün baya bir malzeme topladım.çok edepsizleri de var :)

    YanıtlaSil