10 Ağustos 2011 Çarşamba

Piccinini

Sanki Cronenberg filmi
Uzun süredir sanat sevici dostumuz Umut'la beraber sanat turu yapmıyorduk. Geçen sene çıkan Tophane olaylarından sonra turlarımız bıçak gibi kesilmişti. Bireysel olarak gezdiğim birçok etkinlik Extramücadele'nin etkisinden olsa gerek beni çok etkilememişti.


Extramücadele sergisinde olduğu gibi somut imgelere yakın duran çalışmalar beni daha çok etkiliyor. İş soyutlaştıkça, hatta Kutluğ Ataman-vari video arta dönüştükçe tahammül sınırlarım zorlanıyor. Bu yüzden çok da bilgi edinmeden gittiğim Piccinini'nin "Beni Bağrına Bas" sergisinden belki de gereğinden fazla etkilendim (ünlü voleybolcu Francesca Piccinini'den sonra beni heyecanlandıran 2. Piccinini'ydi bu).

Bu da afet Piccinini
Patricia Piccinini “Beni Bağrına Bas”ta izleyiciyi sıradışı ailesiyle tanıştırırken insanın doğayla ve diğer canlılarla ilişkisini gündeme getiriyor. Sanatçı, tamamen kendi tasarımı olan, dolayısıyla görmeye alışık olmadığımız bu yaratıkları gerçekleştirirken, silikon, fiberglas, poliüretan, deri ve insan saçı gibi, onlara gerçekçi nitelikler kazandıracak malzemeler kullanıyor. Bu figürler ilk bakışta doğa dışı, anormal, hatta ucube gibi görünseler de, sakin, çocuksu, dost canlısı, hatta koruyucu halleriyle izleyiciyi çelişkiye düşürüyorlar. Piccinini’nin işleri, gücünü tam da bu çelişkili duyguların yarattığı gerilimden alıyor. Bu sıradışı, tuhaf yaratıklar, kısa süren bir ilk tereddütten sonra, izleyicide kaçınılmaz bir yakınlık, şefkat, hatta koruma arzusu uyandırıyorlar. (Basın bülteninden)



Basın bültenini sonradan kurcaladığım için, yukarıda anlatılanlarla pek paralel düşüncede gezemedim sergiyi. Beni en çok etkileyen kısmı ise içeriğinin Cronenberg filmlerine fena halde benzemesi. Bilhassa bedensel deformasyon temasını yüksek sesle dillendirdiği Existenz ve Videodrome filmlerine. Sırf genetik mühendisliğinin bilim kurgu sınırına dayanan karakterleri için değil, salt gerçeklikle gerçeküstünü aynı anda verebilme kabiliyeti için de bu benzerliği kurabiliriz. Sergi halen İstiklal Caddesi'ndeki Arter'de devam etmekte.


Sasa'nın favorisi
Sasa'dan Ek: F. Piccinini'den başlayayayım. İtalyan voleybolcunun, Gamova'nın ayrılmasından sonra Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı'na transferi söz konusuydu. Sezonluk biletlerimizi almaya hazırlanırken transfer erkek arkadaşı yüzünden gerçekleşmedi. P. Piccinini ise Cronenberg'den etkilendi mi bilmiyorum ama işleri gayet etkileyici. Cronenberg-Piccinini işbirliği ile Exitenz-vari bir film hiç fena olmaz. Sergiyi ziyaret ederseniz, Piccinini'yi kapıda elinde kendi eseri ama "yumuşak" oyuncağıyla ziyaretçileri karşılarken, uğurlarken ve çocuklarla (çocukları bu sergiye getirmek lazım) şakalaşırken görme ihtimaliniz yüksek. Ben çocuklarla şakalaşmasının bitmesini bekleyemediğim için kendisiyle konuşamadım.

2 yorum :

  1. son foto tamaiyle existenz filmini hatırlatıyor..bu arada sevişen motosikletler fotosunu da yayınlayabilirdik ama f. piccinini sanki daha iyi oldu. hangi fotosunu bloğa koyayım derken işin içinden çıkamadım. o kadar çok güzel fotosu var ki..

    YanıtlaSil
  2. ben böyle bir sergi görmedim babalar...çok güzeldi...bakmaya doyamıyorsun...hele girişteki anne ve yavru vespa beni benden aldı...

    YanıtlaSil