13 Eylül 2011 Salı

Evde Yemek Serisi: Lokum

Biriken "Evde Yemek" serilerinden hangisini yazayım derken, bir önceki yazının sonunda bahsettiğim "lokum"dan devam edeyim dedim. Gördüğünüz gibi lokum falan yapmadım. Ama şimdiden söyleyeyim sonuç tam lokum gibiydi.

Vakumlu pakette pek bir havalı biftek. 280 gr. Yanında pek bir sevdiğim kasap kağıdı
Etle ilgili ne yapsanız dikkat edilecek en önemli husus, tabiki eti nereden aldığınız. Diğer bir önemli husus da yapacağınız yemeğe göre et almak. Bunun için de ya kısa bir araştırma yapmak ya da kendinizi kasabın ellerine bırakmak gerekir. Zamanında Okan'ın yaptığı araştırmalarda etlerini Balıkesir'den alan üç-dört kasabı listemize eklemiştik. Listedeki kasaplardan muhitimizdeki "Kasabım Ethanesi"ne gidip derdimi anlattım. "Bende, göz nûrum, 4 kiloluk (!) dökme tava var, ona yakışacak kalın bir et istiyorum" dedim. Biz kasapla ortak çalışarak nuar (daha çok rostoluk ama çok yağsız), pirzola ve biftek arasından kısa bir münazarayla  280 grlık kalın antrekot-biftekte karar kıldık.

Patlıcan bostan, domates Çanakkale, biberler üç burun
Bifteği yalnız bırakmak olmaz. Güzelim et manzarasını sosla kapamamak için yanına garnitürde karar kıldım. Patates kızartması (ya da kavurması. Bir dahaki yazıda başka bir güzelliğe eşlik edecek), pilav...vs. fazla sıradan ve renksiz kaçacağından, hazır Carrefour'da kütür kütür "üç burun biber" de bulmuşken, bol renkli sebze sote menüye girdi.


Sebze sote yapmak kolay ama bir-iki püf noktası da var (naçizane fikirlerim!). Sebzeleri mümkün olduğunca eşit boylarda doğramak, pişme sürelerini ayarlamakta (çoğu yemekte olduğu gibi aslında) yardımcı olur ve benim gibi takıntılı insanlar için görüntüye çok faydası dokunur. Ayrıca soteye çok yüksek ateşte başlayıp sebzelerin dışının rengi değiştikten sonra sarmısak doğrayıp üstünü kapatın ve ocağı kısın. Tabiki baharatlarını unutmayın. Bir 15 dk sonra kurumamış, sarmısak "buharı" aromalı soteniz hazır. Ben sotenin de yalnız kalmasına dayanamadığımdan yanına domates sosu da yaptım.

Derya kuzusu!
Gelelim bifteğe. Eğer et severseniz (beyaz da olur), dökme tavalardan mutlaka edinmelisiniz. Fark inanılmaz. Yaptığınız en basit tavuk bile "N'aptın sen bu tavuğa?!" tepkisiyle karşılanacak. Aldığım et, çiğ bile yenebilecek kadar güzel olduğundan sadece ilk hasat Edremit zeytinyağı, karabiber ve bol deniz tuzuyla (deniz tuzu da çok fark yaratıyor. Ben Balıkesir'den çok ucuza almıştım. İstanbul ana akım marketlerde çoğu zaman fahiş fiyatlı) marine edip sebzeler sotelenene kadar dolapta dinlendirdim. Tavayı bir 10 dk kızdırdıktan (çok kızmış olması önemli) sonra sabırsızlıkla "derya kuzusu"yla buluşturdum. Ben az pişmiş (aslında "iyi" pişmiş) sevdiğimden bir yüzü 4 dk, diğer yüzü ise 6 dk (son 2 dk kısık ateşte ve üstü kapalı) pişirdim. Daha fazla pişmiş isterseniz bu 10 dk dan sonra ya 10 dk kadar çok sıcak fırına koyun ya da ikinci yüzü kısık ateşte 4 dk dan sonra üstü kapalı daha fazla tutun.

Lokum dinlenirken
Şimdiye kadar sabırsızlıktan pişirdiğim etleri hemen hemen hiç dinlendirmedim. Ama bu sefer işi tam yapayım diye, zor da olsa, 5 dk kadar "kesme tahtası" (metal ya da porselen olursa daha çabuk soğur ) üzerinde dinlendirdim. İnsanların bir bildiği varmış. Et kendini toparladı ve daha bir sulu ve güzel oldu (ya da ben sabrımın karşılığını aldığıma inandırdım kendimi). 

Sabırsızlıktan fazla çapraz çekilmiş fotoğraf
Bifteği tabağa yerleştirip, aceleyle fotoğrafları çektikten sonra kıyamayarak da olsa bifteği kestim ve sonuç mükemmel! Eti kestikten sonraki fotoğrafı oldukça "erotik" olduğundan yayınlamadım. Bu tabağın yanında bir de bol sarmısaklı, buzlu bir cacık vardı ama onu da kendime sakladım. Bana afiyet olsun.

Not: Kasabım Ethanesi'nin restoranıyla ilgili bir yazımız da gelecek. Ayrıca "Evde Yemek" serisi de çok ara vermeden bir "İtalyan klasiği"yle devam edecek.

4veruca salt - seether 

11 yorum :

  1. yoksa gnocchi mi bu klasik italyan yemeği?

    YanıtlaSil
  2. Ne zamandan beri güzel bir et pişirme yazısı arıyordum, çok faydalı oldu bana! Teşekkürler...

    YanıtlaSil
  3. yazıyı bir an önce yayınlama sabırsızlığıyla acele bir yazı oldu aslında ama bir de hamburger yazısı gelecek, aklımdaki eksikleri orada yazarım. teşekkürler.

    YanıtlaSil
  4. anlamadıgım birsey var.Simdi eti pişirdikten sonra kesme tahtasında dinlendirdigin icin et sogumadımı?
    Soguduysa eger birdaha mı tavaya attın acaba.

    YanıtlaSil
  5. biraz soğuyor tabi ki ama tahtada dinlendiği için çok da soğumuyor. ya da şöyle söyleyeyim; eti yerken sıcaklığıyla ilgili hiç bir problem yoktu, ki ben tabağı da ısıtmadım. tabağı ısıtmak da önemli. ama eğer sizce soğumuşsa, tavada ısıtmaktan çok bence en iyisi çok sıcak fırında 1-2 dk ısıtmak.

    YanıtlaSil
  6. çok güzel bi yazı olmuş.Bir şey sormak istiyorum tavanızın markası nedir?Dökme demir tava almak istiyorum ama çeşit fazla oldugu için ne alacağımı bilemedim.

    YanıtlaSil
  7. öncelikle teşekkürler. benim tavam ikea dan. ikea ilk açıldığında almıştım. babam yanımda olmasa ikea dan mutfak eşyası almazdım ama babam ok yi verdiği için almıştım ve çok memnunum. ama o tavadan yok şimdi. dökme tava genelde pahalı. uygun fiyata esse nin fındıkzade deki ya da starcity deki outlet mağazalarından alabilirsin. dikkat etmen gereken üstünde teflon ya da başka bir kaplama olmaması ve ağır olması. benim tavam düz, esse de ızgaralı olanları var genelde. onun dışında bir mağazada italyan malı 500tllik olanını da gördüm.(tavayla ilgili bilgiler zamanında babamdan alınmıştır :))

    YanıtlaSil
  8. Bir uzman tavsiyesi...
    Her adımınız kendi damak tadınız ve etin hakkını veren yöntemler ile sabit, özellikle vakumlanmış şekilde bekletilmesi. Ancak yanlış okumadıysam etiniz ısısı pişmeye başladığında buzdolabınızın derecesindeydi . Bunun yerine oda sıcaklığında pişmeye başlaması sonucu müthiş değiştirecektir. Lezzeti onurlandırmak için ihtiyacımız olan en önemli noktalardan biridir.
    Herkese afiyet olsun.

    YanıtlaSil
  9. abi bir dahakine kesit fotosu da istiyoruz (=

    YanıtlaSil