19 Ekim 2011 Çarşamba

Komünist Berlin 3

Komünist Berlin'in üçüncü ve son bölümünde (birinci bölüme buradan, ikincisine ise buradan ulaşabilirsiniz) ise en başta binaları ele alacağız. Tabi yazımızın içeriği hızlandırılmış Doğu Berlin turu şeklinde olduğundan, ayrıntıya girmeden belli başlı anıtsal yapılar üzerinde yoğunlaşacağız. Doğu Berlin'de anıtsal yapıların piri tabi ki heybetli TV kulesidir.


Fernsehturm
Fernsehturm: Berlin in en uzun yapısı. Doğu Berlin'in batıya meydan okuması. Şehrin batı tarafının hemen hemen her yerinde görülebilen bu egzantirik yapı daha sonra birçok ülkede bezerlerine (Bakü, Toronto, Şangay ve tabiki Beylikdüzü'nde) ilham verecektir. Kulenin en güzel tarafı ise, Berlin'de her yerden görülebildiğinden, kaybolduğunuzda yolunuzu bulabileceğiniz bir nevi kuzey yıldızı görevi yapıyor olmasıdır. Ayrıca kulenin küresine güneş vurunca haç şeklinde görüntü oluşmaktadır. Berlinliler bu olayı, (dini duyguları zayıf olan) komünist hükümete tanrının attığı bir kazık olarak Pope’s Revenge (papanın intikamı) diye adlandırmışlardır. Kulenin içinde bir restoran bulunmaktadır.

Palast Der Republik
Palast Der Republik: Daha önce ampellmann adlı yazımızda Cumhuriyet Sarayı'ndan kısaca bahsetmiştik. Birleşik Almanya için Reichstag neyse Doğu Almanya için Palast Der Republik oydu. Fakat yakın zamanda bu devasa yapı eski Prusya Sarayı'nı üzerine tekrar inşa etmek için yıkıldı. Maliyetlerin yüksek oluşu nedeniyle Prusya Sarayı'nın yapımı da 2015'e ertelendiğinden Cumhuriyet Sarayı'nın arazisi şu anda park alanı olarak kullanılıyor. Yıkım birçok Doğu Berlin vatandaşının tepkisini çekti. Çünkü bu bina meclis binası olmanın dışında, alışveriş merkezi, restoran ve konser salonu gibi kullanım alanları da vardı. Tüm Doğu Alman vatandaşlarının belleklerinde büyük bir yer tutmuş bu simge yapının yıkılması kafalarda sorulara yol açtı. Bunun adı birleşme mi? Yoksa istila mı? Yakın zamanda Alexanderplatz ve çevresine büyük gökdelenlerle bezeme projesi de kamuoyuyla paylaşıldığında Doğu Berlinliler için kutsal bir çok alanın talan edilmesi, duvarın yıkılmasının birleşmeyi değil de istilayı doğurduğunu pekiştiriyor.

Postdamerplatz
Modern batılı mimarlar tarafından çağdışı ve totaliter rejimin simgesi olarak anılan Tv kulesi de Alexander Meydanı'nda talan edilmesi düşünülen bir diğer yapı. Şehrin ruhunun binaların güzelliği değil de kent sakinlilerin belleklerinde yattığını anlamayan birçok kişi aynı şekilde AKM'nin çirkin bir yapı olduğunu iddia ederek yıkılmasını talep ediyor. Peki sonra ne olacak? Birleşme öncesi bomboş çöküntü alanı olan Postdamerplatz'ı modern Amerikan-vari gökdelenlerle bezeyen zihniyet, çakma Times Square yarattıklarını kısa zamanda anlamıştı. Berlin Belediyesi Postdamer Meydanı'nı ne kadar cazip kılmaya çalışsa da (Berlin Film Festivali'nin merkezi haline getirildi) halk Dubai gibi ruhsuz ve yapay merkez yerine, ırmak kıyısında veyahut Admiral Brücke gibi köprü üzerinde kendi doğal kalabalıklarını oluşturmayı yeğledi.


Haus Des Reisens
Haus Des Reisens (Seyehat evi): Bu devasa yapı 1969-1971 yılları arası Alexanderplatz'a yapılmış. Doğu Alman halkının neredeyse tamamının seyehat edemiyordu. Binanın bu kadar büyük oluşu, işin ironik tarafı. Yakın zamanda Alexander Callsen adlı artist aynı binanın replikasını (üstelik bire bir ebatlarda) Güney Fransa’da bir tepeye yapmıştı. Tabi bina betonarme değil çelik iskelet üzeri kanvas kumaş kaplanarak yapılmış.


Alexander Callsen'in çalışması


Haus Des Lehrers
Haus Des Lehrers (Öğretmen Evi): Öğretmen evleri sadece Türkiye'de bulunmamakta. Sosyalist ülkelerde pek popüler olan meslek odaları ve lokallerinin Türkiye'deki öğretmen evlerinden farkı ise, buralarının sadece yeme içme mekanı olarak kullanılmayıp kültürel etkinlikler, konferanslar ve bilimum eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilebildiği yılın 365 günü işlek yerler olması. 


Öğretmenin bir günü



Binanın dış duvarlarındaki resimler, döneminde çok popüler olan sosyalist gerçekçilik akımının bir parçası. Doğu Almanya’daki sıradan bir günün anlatıldığı duvar resiminde meşhur Meksikalı sosyalist ressam Diego Luna’dan ilham alınmış mimar Hermann Hanselmann buranın dışında Alexanderplatz’daki Kongre Binası ve Karl Marx Bulvarı'ndaki pek çok yapıyı da tasarlamıştır. Berlinliler bu yapıya "bauchbinde" (göbek kemeri gibilerinden bir şey) diyorlar. Bina şimdi ise Nokia ve birçok firmanın ofisi olarak kullanılmakta. Ayrıca Rosa Luxemburgplatz'da bulunan Almanya'nın en etkileyici sahnesini barındıran Wolksbühne ve şehir merkezindeki Maksim Gorki de doğunun önemli tiyatro merkezlerindendir.


Heykeller: Şehirdeki hemen hemen bütün Lenin ve Stalin heykelleri Elveda Lenin'deki kadar dramatik olmasa da acımasızca talan edildi. Aşağıdaki devasa Lenin heykeli ise parçalara ayrılıp şehri dışında çok az kişinin bildiği bir yere toprağın altına gömüldü (vandallardan ve nazilerden nasibini almaması için). Berlin belediyesi ve sivil toplum örgütleri ise kaldırılan sosyalist dönemi heykellerinin aynen Moskova'da olduğu gibi gün ışığına çıkarılıp sergilenmesini talep ediyor.


Fakat uzun zamandır sol bir ikdidara ev sahipliği yapmamış Almanya hükümeti bunu kabul edecek gibi gözükmüyor. Lenin'i geçtim ama Berlin'de taş üstünde taş bırakmayan Stalin büstlerinin tekrar dikilmesi, İsrail'e  Hitler heykeli dikmek (ya da Ermenistan'a Talat Paşa mı deseydik?) kadar provakatif olacağını da itiraf etmek gerekir. Hoş, Alman halkı Berlin'de bulunan iki adet devasa Sovyet anıtına şu ana kadar hiçbir zarar vermeyerek olgunluğunu kanıtlamış. Ama işin bir de başka bir boyutu  var. 2. dünya savaşı sonunda  yağmalanan Nazi ve Hitler heykelleri de aynı şekilde saklanmakta. Şu anki yasalar çerçevesinde kimse bu heykellerin parkta sergilenmesi talebinde bulunamaz (hatta ima bile edemez) ama devir çok çabuk değişebilir.
.
 Berlin'deki son sosyalist anıtlardan biri vandallar tarafından yağmalanmış
İşte bütün bu heykel meraklısı insanların ağzına bal çalmak adına 2013 yılında Berlin'in Spandau bölgesinde büyük bir heykel sergisi yapılacak. Serginin adı ise Unveiled. Berlin and its Monuments. 2. Dünya savaşında büyük hasar alan Prusya kralı 3. Wilhem ve kraliçe Luise heykelinden, savaş sonrası müttefik devletler tarafından kaldırılması talep edilen Tiergaten Parkı'ndaki onlarca kral ve imparator heykeline (en başta 2. Wilhem olmak üzere). Nazi dönemi kartal büstlerinden ve ari ırka methiyeler düzen Berlin Olimpiyatları heykellerinden Hitler heykellerine, son olarak da Doğu Almanya'nın sosyalist anıtlarına birçok eser burada sergilenecek. Bizden tavsiye Berlin'e altın 20'lerde veya 2006 Dünya Kupası'nda gidemediyseniz 2013'te gidin.


Olimpiyat stadı civarındaki heykellerden biri
Şehirde belki de Alman vatandaşı olduğu için (belki de sadece düşünce adamı oldukları için) çok da tepki çekmeden sergilenen sosyalist dönemi heykelleri de var. Bunlardan en önemlisi TV kulesinin hemen yakınında bulunan Marx ve Engels heykelleri. Şehrin ayrı yerlerinde de ikisinin muhtelif büstlerini görebilmeniz mümkün. Ayrıca aşağıda bulunan proleter kahraman heykelleri gibi meçhul işçi anıtlarına da denk gelebilirsiniz.




Komünizm ile alakalı mıdır emin değilim ama Karl Marx Bulvarı ve civarında sıkılıkla gördüğümüz su/kanalizasyon boruları Doğu Berlin'in önemli imgelerinden. Bu borular neden yerin üstünden gider veyahut neden çoğunlukla pembeye boyanmıştır bilemiyoruz ama kapı önlerindeki yaya ve bisiklet giriş çıkışlarına mani olmasın diye aşağıdaki fotoğrafdaki gibi ters U şeklini alarak yoluna devam etmesi bu pembe borulara olan sempatimizi arttırdı. Ayrıca oturacak bank bulamadığınız durumlarda uzanmak için harika.



Berlin'e komünist yaftası yapıştırmamızdan yıllar önce şehir zaten sol hareketin baş merkezlerinden biriydi. Berlin Humboldt Üniversitesi'nde okuyan Marx ve Engels bir yana, Alman Komünist Partisi kurucusu Liebknecht ve Batı'nın Che'si Rosa Rosa Luxemburg'un anılarını şehirin dört bir yanında bulabilirsiniz. 


Rosa Luxemburg'un öldürülüp denize atıldığı köprünün başında mütevazi anıtla karşılaşabilir, devrim konuşmaları yaptığı tarihi bira evi Prater'de içkinizi yudumlayabilir, ikisinin de adının kentin en önemli caddelerine verildiğini görünce duygulanabilirsiniz. Hatta daha ileri gidip Friedrichsfelde Merkez Mezarlığı'nda ise Rosa ve Carl'ın yanısıra Doğu Alman liderlerinin mezarını da ziyaret edebilirsiniz.

Rosa Luxemburg memorial

7 yorum :

  1. aslında biraz uzun bir yazı oldu. bu yazıyı ikiye de bölebilirdim.

    YanıtlaSil
  2. harika bir yazı olmus. serinin diger yazilariyla birlikte..

    YanıtlaSil
  3. o pembe borularla insaatlardan cikartilan suyu disariya pompaliyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilgi icin tesekkurler. Peki insaat bitince borulari kaldiriyorlar mi?

      Sil
    2. ana arterlere giden kısımları kaldırıyorlar tabi, fakat 60 km kadarlık ana arterler sabit.

      neden pembe olduğunun cevabını da ben vereyim (= bu boruları yapan 100 küsür yaşında "pollems" diye bir şirket. borular ilk yapılacağı zaman psikologlarla konuşmuşlar, insanların rahatsız olmayacağı, hem gençlerin hem yaşlıların hoşuna gidebilecek renk ne olmalı diye, pembe veya mor olsun denmiş, sonrasında da pembede karar kılmışlar.

      Sil
    3. Bu enfes bilgi için teşekkürler

      Sil