8 Kasım 2011 Salı

Berlin Gazlı İçecek Rehberi

En Başta Not: Duyuruda nadastan bahsetmiştik ama yine dayanamadık, bayramda da çalıştık. Abartmayalım sadece "kaydı yayınla" tuşuna bastık. Uzun zamandır bekleyen "Berlin Gazlı İçecek Rehberi" yazısı, kurban bayramında tıka basa et yiyip hazımsızlık çekenlere iyi gelecektir. İyi okumalar.


Eğer siz de benim gibi Coca Cola'nın son 500 yılın en büyük buluşu olduğunu düşünenlerdenseniz, her yeni çıkan gazlı içeceği denediğinizde kendinize "Acaba?! Bu sefer Coca Cola efsanesi bitecek mi?" sorusunu soruyorsunuzdur. Merhum Turgut Özal sağolsun son 20 yılda yurdumuzda birçok kola dışı gazlı içecek bombaları ihraç oldu. Nestea (her ne kadar gazlı olmasa da kola ikamesi olarak piyasaya girdi) ile buzlu çayı tanıdık. Ritmix ile cola bitecek dendi. Fayrouz ise pek bir iddialıydı. Kola bu sefer bitiyordu. Castro'yu devirme iddiasıyla iktidara gelen her Amerikan başkanı gibi bütün içecekler avucunu yaladı. Daha geçen gün blog yazarımız Sasa, Sırma'nın mandalina aromalı sodasının kolayı yakında bitireceğini iddia etmişti.


Ve sonunda büyük bir projeye kalkıştım. Amerika'dan gelen kuzenime filmlerde görüp yıllardır özendiğim Dr. Peeppers'ın siparişini verdim. Acaba?! Bu sefer kola efsanesi bitecek miydi? Tabi vasatın altında bir tatla karşılaşınca dünyam başıma yıkıldı. Peki "root beer", "ginger ale"! Artık pes etmiştim. Denemeye gerek yoktu. Hem Dr. Peppers'ın tadı efsane olsaydı n'olurdu ki? İstanbul'da Macro Center'larda bile satılmıyordu. Daha sonra kulağıma ciddi bir fısıltı geldi. Kolanın rakibi bulunmuştu. Evet bu seferki öneri pek mantıklıydı. Kolanın rakibi kolaydı! Ama tek bir farkla; bildiğimiz kolanın vanilyalısı yani Vanilya Coke. Böyle güzel şeyler neden ülkemize gelmiyordu. Yıllar sonra vanilya kolayı denediğimde ise şok oldum. Süt bardağında sütünüzü içtiniz ve bardağı yıkamayı unutup içine kolayı boşalttınız (evet başıma böyle bir şey geldi). Tadı aynen tarif ettiğim karışım gibi; az sütlü kola. Leş!


Konumuz Berlin gazlı içecekleri rehberi. Sadede gelelim. Almanlar'ın medar-ı iftiharı Fanta'nın üzerinde durmayacağız tabiki. Daha bilinmedik sularda gezmek niyetimiz. Artık olgunlaştığımdan kolaya rakip arama derdinde değilim. Hatta kola dışındaki gazlı içecekleri neden deniyorum onu bile bilmiyorum. Berlin'de dayanamayıp aldığım ilk gazlı içececek Hamburglu biraderlerin (Hamburglu oldukları doğru ama birader oldukları yalan) kurduğu Fritz kola. Şişesinin gazına gelip aldığım bu kola yıllar önce ülkemizde pek meşhur olan bana daha çok asitli, sulandırılmış pekmezi (şekerli olduğundan değil tadı gerçekten de pekmeze benzerdi) anımsatan Bixi Kola'ya benziyor. Fritz Kola'nın şişe tasarımı enfes ama tadı sınıfta kalıyor. Bu kolanın en büyük özelliği ise Alman yasalarının izin verdiği en yüksek kafein oranını içermesi. Yani Coca Cola'nın neredeyse iki katı.


İkinci kola markamız ise bizim spesiyalimiz Afri-Cola. Gerek yoğun asitli tadı gerekse şahane şişe tasarımıyla 1931'den beri ayakta duran bu güzide kola markasına bayıldık. Ayrıca Afri-Cola'nın 2000'lerde tadını yumuşatıp kafein oranını düşürdüğünü iddia eden bir grup fanatik kola severin kurduğu Premium Kola'da şişesi ve felsefesiyle ciddiye alınması gereken başka bir marka. Bunun dışında Almanlar'ın pek severek içtiği, elmaya asitin basılmasıyla oluşan rezalet içecek "apferschorle" ise onlarca markayla rüştünü ispat etmeye çalışıyor.


Sıra geldi Berlin'in resmi içeceğine. Club-Mate adındaki bu içecek şişesiyle beni tavlasa da tadının gaz basılmış "ice tea" olduğunu ilk yudumda anladığım anda gözümden düştü. Latin Amerika'da akşamdan kalmalara, yorgunlara, hastalara enerji vermek için yapılan "yerba mate" adlı çaydan üretilen Club-Mate tüm ayyaş Berlinerler'in elinden düşmüyor. İçeceğein en kötü özelliği ise bira değil de tükürük kıvamında köpürmesi. Tükürük kıvamında köpürme de ne ola diye soracaksanız küçükken ağzınızda hiç tükürük biriktirmediniz demektir. Tabi denemekten yılmayıp Club-Mate Winter'a bir şans verdim. Sonuç daha da kötü çıktı.


Tabi 90 öncesinde Coca Cola Doğu Almanya'da yoktu. Onlar da haliyle kendi markalarını geliştirmişler. Birçok marka günümüze kadar dayanmasa da Ostangie (Doğu Alman nostaljisi) akımının da rüzgarıyla küçük bir kısmı hala üretime devam etmekte. Bir zamanlar Doğu Almanya'daki her büfede bulunan Vita Cola, tıpkı Coca Cola gibi gizli bir formülle üretiliyormuş. Tadı standart kolalara yakın olsa da en büyük özelliği Coca Cola, Pepsi ve hatta Afri-Cola'dan çok daha az şeker içermesi. Limon tadı biraz daha baskın. Diğer bir Doğu Alman kökenli kola markası ise Club Cola. Tadına hiç bakmasak da, aroması batıda satılan kolalara benzetilmeye çalışıldığından Coca Cola'ya bir hayli benzediği söyleniyor. Orijinal formülünün duvarın yıkılmasıyla birlikte kaybolmasından sonra tadında küçük bir değişiklik olduğu iddia ediliyor.


Alkollüler ve diğerleri... Gazlı içecekleri bitirdikten sonra diğer içeceklere de hızlı bir bakış atalım. Tabi bira bölümünü bir paragrafta ayrıntısıyla anlatmak mümkün değil. Organik meyve sularını, bilhassa bit pazarlarında hippi tasarımlı şişelerden içebilirsiniz. Tabiki işin içine organik kelimesi girince Türkiye'de olduğu gibi burada da fiyatlar 2-3 misline çıkıyor.


Alkollü kokteyllere gelince, Berlin'de "Bacardi Breezer"lara denk gelmesem de Bitburger'in hiç beğenmediğim aromalı biralarını malesef denedim. Mojito aromalısı tam bir fiyasko. Yakın zamanda da Türkiye'ye gelen aromalı biralar Türk damak zevkine hiç uymadığından batmaya mahkumlar gibime geliyor. Şişe kokteyllerde ise favorim kesinlikle Smirnoff Ice.

Berlin'de bir bira reklamı
Bu ürün Türkiye'de niye piyasaya sunulmaz (tıpkı Bacardi Breezer gibi) bilemem. Ülkemizde şişede satılan kokteyller ile ilgili bir yasa düzenlemesi mi var bilmiyorum ama ithalatı gerçekleştiği takdirde patlama yaratacağından eminim.


Berlin, Almanya'daki işsizliğin en yüksek olduğu şehirlerden biri. Bu yüzden nehir kıyısında her daim bira içen insanlara rastlayabilirsiniz. Gündüz vakti boş boş bira içmek için de çok ağır olmayan markaları tercih etmek gerekiyor. Paulaner hafif içimiyle bu tabire uyuyor. Bu güzel kokulu buğday birasını hemen hemen her yerde bulabilirsiniz. Bundesliga'yı takip edenler bilir. Sloganı Gut, Besser, Paulaner! şeklindedir.


Rothaus, Pilsner tarzı bira olduğundan tadı Efes Pilsen'e en yakın bira diyebiliriz. Bu yüzden Almanya'daki Türkler tarafından en rağbet görülen bira markasıdır. Tadına birşey diyemeyeceğim ama logo tasarımındaki İhap Hulusi benzerliğinden etkilenmemek elde değil. 


Yine bir buğday birası markası olan Erdinger ise Paulaner kadar lezzetli olmasa da uygun fiyatıyla tercih edilebilir. Zamanında Türkiye'de Metro marketlerde fahiş fiyata temin edilebilen bu Münih yöresi birası, Türkiye'deki "weissbier" düşkünlerini Gusto'dan yıllar önce bir nebze tatmin etmişti.


Ve diğerleri. Biracılığa 1300'lerde başlayan Münih'in gururu. Pek çok kişiye göre buğday birasının Elvis'i Franziskaner. Papazlı amblemi ise şahane. Önünde asılı olan anahtarlara dikkat. En alt fotoğrafta gördüğünüz Schöfferhofer ise içtiğim buğday biraları arasında en silik tada sahip olanıydı. Franziskaner'den hemen sonra içtiğimden kaitesinin çok daha düşük olduğunu rahatça anlayabildim. Ama en kötü Alman birasında bile mideyi rahatsız eden o ekşimsilik hissiyatı kesinlikle yok. Su gibi zorlanmadan içilebiliyor. Yemeğin yanında içilmesi  rahatsızlık vermiyor. Tabi Türkiye'de sokakta bira içerken yaşadığımız suçluluk duygusu burada kesinlikle olmadığından en vassat biranın bile tadı bir kat daha lezzetli geliyor.



İmerhan'dan Ek: Tarihin gördüğü en büyük "kolacılar"dan olabilirim. Sırma meselesi ile tamamen kolaya (tabi ki Coke Coca-Cola) ikame bulma hırsından. Okan'la çok uzun zamandır, tadından sıkılmasak da, alternatifsizliğinden sıkıldığımız kolaya müadil arıyoruz. Ama eşiğimizi oldukça düşürdük. Artık çok asitli herhangi bir içecek bile "acaba?!" dedirtip bir an bizi heyecanlandırıyor. Sırma'nın mandalina aromalı sodası da  bu bol asitliler grubundan.  

5 yorum :

  1. "dr. pepper" denen içilmez içeceği amerika'da denemek gibi bir hata yapmıştım. lanet olsun içimdeki içecek deneme sevgisine..

    YanıtlaSil
  2. dr. peppers keşke efsane olarak kalsaydı. tadının "az asitli bozuk kola" kıvamında olması bütün efsaneyi yıktı.

    YanıtlaSil
  3. ufkunuzu genisletin diye ;)
    http://www.youtube.com/watch?v=gPbh6Ru7VVM

    YanıtlaSil
  4. müthiş bir adammış. mısır şurup ve kola hakkındaki görüşleri ufkumu genişletmedi değil

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Smirnoff Ice ve Bacardi Breezer'ın Türkiye'de satılmasına bira üreticileri karşı çıkıyor ve bastırıyorlarmış diye bir duyum almıştım ben. Çok mantıklı gelse de bilmiyorum ne kadar gerçek.. Ben de onların yalancısıyım..

      Sil