30 Aralık 2011 Cuma

İki Fütüristik Kokteyl

İlk kokteyl maceram kuzenimle beraber Tang limon ile Tang vişneyi karıştırmakla başladı. Hatta blog yazarımız Ülke ile koca bir tatili Tang kokteyl ve Star Wars filmleri izleyerek geçirmişliğimiz bile var. Vişne ve limona şeftaliyi eklediğimizde ise büyük olay olmuştu. Daha episode 2 ve 3 çekilmemişti ve dedikolular bize Darth Vader ile Mace Windu'nun en az bir duello yapacağını, Plo Koon'un da sarı ışın kılıcıyla ortalığı delik deşik edeceğini söylüyordu. Kazın ayağı öyle olmadı. Master Windu gökdelenden aşağıya düşerken, Plo Koon havada bombalanarak öldürüldü. Eline değil ışın kılıcı, cop bile geçmedi.

La Grande Illusion
Ha bu arada sağa sola emir vereceği söylenen Tarkin'i son filmin son bir kaç saniyesinde silüetini görmekle yetindik. O günden geriye kalan tek olumlu şey ise kokteyl yapma disiplini oldu galiba. Yurtdışından gelen her arkadaşımıza Cointreau, tekila ve bilimum cin çeşitleri sipariş edip, türlü türlü kokteyl yapmaya başladık bir süre. Sonra yaşlandık. Mojitolar, margaritalar kesmez oldu bizi. Viskiyle, rakı masasıyla yolumuzu aldık. Kötü de olmadı. Hem zahmetsiz, hem daha ucuz oluyordu. Ama Beyrut dönüşü yine içimdeki şeytan depreşiverdi. Cointreaular, romlar ve bilimum arap şerbetleri. Herşey kokteyl yapmak için uygun ortamı hazırlamıştı. Hem, Triple Double'nin aldığı  tüm zamanların en iyi iki doğum günü hediyesinden biri (Diğeri de Sasa'nın aldığı dökme tavadır) olan şahane "shaker"ım ve "jigger"ım atıl bekliyordu mutfak rafımda. Hadi o zaman başlayalım fütüristik kokteyl yapmaya. Fütüristik kokteyl nasıl mı oluyor? Klasik kokteyle küçük dokunuşlar yapıyorsunuz. Üzerine de Blade Runner filmini izliyorsunuz. İşte ilk tarifimiz.

En sağda tüm zamanların en iyi doğum günü hediyelerinden biri duruyor
Klasik martini yapıyoruz. 3 ölçü Gordon's cin (Bence martiniye en uygun cin) ve 1 ölçü extra dry Martini'yi buz dolu shakerımızda çalkalıyoruz ("Shaken not stirred" demiş James Bond abimiz). Buraya kadar herşey James Bond'un istediği gibi. Ama Orta Doğu'nun sadece "pazarda kovalamacasını" seven Bond dostumuz için bir çay kaşığı portakal çiçeği suyu koymak olsa olsa fütüristik bir haraket. Biz de bunu yapıyoruz. Cin ve dry Martini'nin acı tadına azıcık portakal çiçeği kokusu ve aroması eklendiğinde  harika bir sonuç ortaya çıkıyor.

Gurur kaynağım: Jigger

İkinci kokteylimiz Cuba libre. Cuba libre rom ve koladan oluşuyor. Bir dilim "lime" ile renklendirilen Cuba libre'nin ismi ise rastgele verilmemiş. Rom ile kolayı ortadan ayıran bir dilim lime, pipetle delinerek iki içkiyi birbirine karıştırır. Yani Küba Amerika'yı işgal eder. Bu metafor sonucu kokteylin ismi Özgür Küba'dır. Beyrut'ta Bourj Hommoud adlı Ermeni mahallesinde karşımıza çıkan şerbetçiden aldığımız jellab adlı şerbet ise kokteyle fütüristik vuruşu yapacak.


Soldaki kabak çekirdeği de cabası
Jellab, hurma şerbeti ve üzüm şerbetinin gül suyu ve birçok baharatla tatlandırılması ile oluşan, pekmez yoğunluğunda konsantre içecek. Normalde su ile karıştırılıp içilen klasik yaz içeceği bu. Kola ve rom gibi büyük yaz içecekleriyle karıştırıldığında ise müthiş bir plaj kokteyli çıkıyor ortaya. Romla başlayan Küba maceramız puro ile devam etmeli. Ama bu şahane içkimizi dominant puro ile gölgelemek yerine daha hafif olan "cigarello" ile şenlendirmek çok daha iyi olacak. 1966 yılında Fidel Castro için üretilen meşhur puro markası "Cohiba"nın cigarelloları Antiller-Orta Doğu karışımı kokteylimiz için birebir. Bu fütüristik kokteylle beraber başlıyoruz Blade Runner filmini izlemeye. Ne demişti Rutger Hauer usta:
"I've seen things!"... Sinema tarihinin gelmiş geçmiş en varoluşçu son sahnesi!


Not: Portakal çiçekli tarifimizi internette aratmanıza gerek yok. Goggle'a orange blossom martini yazdığınız takdirde karşınıza portakal sulu martini çıkacaktır. Bilginize. Bu arada yıllardır hayalini kurduğum bozalı kokteyller için fikir ve önerilerinize açığım.

1 yorum :