17 Aralık 2011 Cumartesi

Konyalılar Etli Ekmek


Etli ekmeği ilk kez üniversite yıllarında Kadıköy çarşıdaki Erkonyalılar adlı bir lokantada yemiştim. Ondan sonra şehrin birçok yerinde Konyalım, Öz Konya, Mevlanam gibi spot isimli restoranlarda şansımı denememe rağmen hiçbirinde tam anlamıyla tatmin olmamıştım. Çoğu vıcık vıcık yağlı yenilemez düzeyde pidelerdi. Üstelik Sivas'ta birçok kez yediğim etli ekmek sayesinde çıtam iyice artmış, Hocapaşa gibi Karadeniz pideleri yapan yerlerde bile, hamuru ince açmaları ve etli ekmek gibi kıtır pişirmeleri konusunda aşçıları uyarır olmuştum. Şehirde birçok kaliteli Karadeniz pidecisi varken iyi bir etli ekmekçi bulamayacak mıydık? Neyse ki 1994'ten beri karşı yakada faaliyet gösteren Konyalılar Etliekmek'e Vedat Milör'ün programında denk geldik de bu hasretimiz son buldu.


Benden önce blog yazarımız Sasa burada yemek için başarısız bir girişimde bulundu. 3 saat arabayla dolandıp dükkanı bulamayınca etli ekmekten vazgeçip Kadıköy yolunu tutmuştu. Ben de bu hikayeden etkilenip Konyalılar'ın yerini gösteren "google map" görüntüsünün fotoğrafını çektim (Evet bu devirde hala cep telefonumda gps yok). Fakat korktuğum başıma gelmedi. Çünkü mekan direkt minibüs caddesinin üzerindeymiş. Haydarpaşa'dan trene binip Erenköy durağında inince azıcık yürüyorsunuz o kadar. Kadıköy'den minibüse binerseniz zaten problem yok.


Konyalılar'a girer girmez ortamın sıcaklığını hissediyorsunuz. Beyoğlu'ndan başka bir yerde çok az yemek yiyen bizler için hiç de alışık olmadığımız bir aile ortamı var karşımızda. Sanki küçük bir şehrin lokantasında yemek yiyorsunuz hissiyatı var. Beyoğlu'nda tek başına ya da çiftler halinde yemek yiyen yalnız insan gruplarının aksine burada uzun masalarda kalabalık aileler haftasonu ziyafeti çekiyor. Ailecek dışarıda yemek yemenin ne menem birşey olduğunu unutan benim gibi insanlar için, masalardaki neşeyi seyretmek bile huzur verici. Burası o kadar aile lokantası haline gelmiş ki insan yalnız başına yemek yemeğe gelirse rahatsız bile olabilir.


Etli ekmek ile başlayalım. Dediğimiz gibi İstanbul etli ekmeklerinin en büyük problemi etlerinin kalitesi. Düşük kalitede bol yağlı kıyma ile yapılan etli ekmekler, hamurunun pideden de ince olması sebebiyle tamammen yağa bulanıp kıtırlığını yitiriyor. Burada ise böyle bir sorun yok. Hamur kıtır, kıyması hiç rahatsız etmiyor. Unu Konya'dan geliyor. Keşke atıştırma olarak maydanoz soğan yerine güzel turşular ikram etseler. Tandırla iyi gitse de soğanla pide birbirine pek yakışmıyor. Ayrıca belki  porsiyonu daha büyük olabilirdi (Ben buaradaki bir porsiyon etli ekmekle kesinlikle doymam) ama yine de İstanbul'da yediğimiz etli ekmeklerin en iyisi. Kıymalının porsiyonu 10 tl. Kıyaslamak gerekirse Hocapaşa'da daha büyük porsiyon kıymalı pide sadece 7 tl.


Sıra geldi tandıra. Büryan Kebabı da dahil olmak üzere lime lime olmuş etlere zaafım çoktur. Buraya pide yemek için gelmiş olsam da menüdeki tandırı görünce dayanamadım. Kuzu etinden haz almayanlara bile et yedirebilecek bu tandırı yine İstanbul'da yediğim lime lime olmuş etlerin arasında ilk sıralara koydum. Etlerde bir yaşını geçmemiş Karaman kuzusu kullanılıyor. Odun ateşinde 8 saat yavaş yavaş pişiyor. Fiyat bu sefer biraz şişkin ve de tabaklar doyurucu değil. 100 gram etin porsiyonu 17 tl. Tandırda üç seçenek var. Kuzu incik, kemikli kaburga ve löp dedikleri kemiksiz et. Biz kemiksiz eti denedik ama gözüm yan masadaki kaburgada kaldı.


Eğer bir restoran hazır yoğurt kullanmıyorsa gözümdeki değeri bir kat artar. Buranın da kendi imalatı süzme koyun yoğurdu olduğunu duyunca hemen istedim. Süzme yoğurt o kadar süzmeki "acaba peynir mi yiyorum" diye soramadan edemedim. Eğer tek kişi değilseniz ortaya bir porsiyon söylemeniz yeterli. Çünkü bir kaşığı bile insanı kesebiliyor. Fakat bilhassa tandırın yanına muhakkak söylenmesi gerek. Bu arada lokantanın diğer bir spesiyali bamya çorbasına midemizde yer kalmadı. Konya'nın meşhur kuru bamyalarından yapılan çorba, içenlerin yüzünden belli ki pek lezzetli. Konya düğünlerinin vazgeçilmezi bamya çorbasında parça kuzu eti de bulunuyor. Hızır garsonlar ve güleryüzlü personele tam not. Fiyat ise 1,5 porsiyon etli ekmek, yarım porsiyon tandır, yoğurt, tatlı ve içkiler dahil 40 tl. Çok ucuz olmasa da Kazasker gibi bir semt için makul.


Not: Menüde bulunan künefe, döner ve çiğ köfte canımızı sıktı. Yöresel yemek yapan mekanların standart menüler çıkarması pek hoş değil. Onca aksi ısrarıma rağmen tatlı olarak künefe söyleyen arkadaşım neticesinde hayal kırıklığına uğradı tabi. Halbuki menüde Konya'nın meşhur (Baklavaya benzeyen) saç arası tatlısı da vardı. Bu gibi durumlarda, standart menüyü oluşturan işyeri sahibi kadar, siparişi veren müşteriler de suçlu. Ne demişler "When you are in Rome....". Uzatmayalım!

1 yorum :

  1. ooooy oyyy nasıl canım çekti :)

    arkadaşlar, Etli ekmek lokantalarında (Gerçekten Konya'lı bir firma ise) Bamya ve arabaşı çorbası bulunur, belki yaparlar ama satmazlar mutlaka sorun ve tadına bakın, pişman olmazsınız

    YanıtlaSil