20 Ocak 2012 Cuma

Beyrut Lezzet Turu: Mükellef Sofralar 2

Geçtiğimiz yazıya düşük çenemiz yüzünden ancak ilk iki günü sığdırabildik. Üçüncü günü es geçip son iki günle yazımızı noktalayalım. Başlık Beyrut lezzet turu olsa da, günübirlik şehir dışına çıktık. Niyetimiz Jounieh'te tepeden Akdeniz ve Beyrut manzarasına bakmak ve devamında dünyanın en büyük mağaralarından biri olan Jeita'ya uğrayıp Batroun'da Vedat Milör'ün methiyeler düzdüğü "Chez Maguy"da ızgara balık keyfi yapmaktı. Tabi pek sevdiğimiz otelimizin taksicisi Hüseyin'in bu mekanı yermesi, hatta yerin dibine batırması üzerine istikametimizi Batroun yerine Byblos olarak güncelledik. 

Jeita (Jeita'da fotoğraf çekmek ne yazık ki yasak. Bu yüzden fotoğraf bize ait değil)
Anlatmadan geçmeyeyim. Jeita'ya uğramadan gelmeyin. Şu sıralar dünyanın 7 doğal harikası (New 7 Wonders) oylaması tüm hızıyla sürüyor. Lübnan halkı da tüm ülkede "Vote For Jeita" kampanyasına destek veriyor. Bizim bir zamanlar Ayasofya için yürüttüğümüz kampanyanın bir benzeri burada dönüyor. Konumuza dönersek, burası "Bir mağara ne kadar güzel olabilir ki!", "Hiçbir mağara 12 dolar etmez!" gibi cahilce laflarımızı bizlere yedirdi. En ihtişamlı insan yapıları, hatta koskoca şehirler bile doğal güzelliklerin yanında çok sönük kalabiliyor. İstikamet Byblos. Yemekten bahsedecektik. Şu ana kadar değil mükellef sofralar, ekmek arası peynirden bile bahsetmedik.

Pepe
Chez Pepe: Nam-ı diğer Byblos Fishing Club. Buraya ismini veren Pepe Abed 2006'da vefat etmiş. Lübnan'ın altın çağının özeti olarak nitelenen Pepe'nin lakabı ise Ortadoğu'nun Hugh Hefner'i. Onun zamanında Byblos Fishing Club, dünya jet sosyetesinin uğrak yeri olmuş, Marlon Brando'dan Anita Ekberg'e, Kim Novak'tan Ginger Rogers'a ünlülerle dolup taşmış. 



Peki ya yemekler. Bir taksicinin lafı uğruna Chez Maguy'u silip atmaya değecek mi? Mutfağa gidip taze balıkları seçiyoruz. Barbun pek pahalı. Kilosu 90 dolar. Yok artık! Rengi kıpkırmızı ve kocaman. Karaköy Balık Pazarı'ndaki gibi barbun yerine kaya balığı kaktırmaca yok burada. Bilmediğimiz birkaç balık fiyatı daha soruyoruz. Burası bize bir gömlek fazla sanki. En ucuzunu gözümüze kestiriyoruz. "Dorade" adında bir balık. Çok sonra öğreniyoruz ki yavru çipura bu.


Bizdekinden farklı sanki. Çünkü çizgileri var. Belki büyüdükçe çizgileri kayboluyordur. Belki de deniz diye hep çiftlik kaktırıldığından bu türü hiç görmedik. Izgara istiyorum. Adam şok olmuş şekilde bakıyor. Yağda olur bu diyor. Daha balığın çipura olduğunu bile bilmediğimden ısrar edemiyorum. Zaten Pepe'nin spesiyalitesi Maguy gibi ızgara değil kızartma balıklar. Fazla açılmadan yanına birkaç meze söylüyoruz. Salata kontejanında fettoush var. Mezeler vasatın üstünde olmasa da kızarmış dorade enfes. Çok taze. İyi ki şefin tavsiyesine uyup kızartmayı denemişiz. Kilosu 50 dolar. Bir nebze diğerlerinden ucuz olsa da bizce pahalı. Mezeler ise balığa göre ucuz. Bira 7 tl, soğuk mezeler 6 tl. Üç kişiye bir kilo rahat yetiyor.

Dorade

Al Balad: 75'ten 90'a kadar iç savaşla delik deşik olan Beyrut, suikaste uğrayan eski başbakanları Refik Hariri'nin kurduğu Solidere adlı gayrimenkul şirketi ile büyük bir dönüşüm yaşadı. Hariri o kadar büyük kazanç elde etti ki, bir anda dünyanın sayılı zenginlerinden biri oluverdi. Lübnanlılar'ın çoğu Solidere firmasının yaptığı restorasyonlara olumlu yaklaşsa da, bir grup aktivistin organize ettiği "Stop Soliderekampanyası tam tersini düşünüyor. Şehir merkezinin steril, halkı dışlayan projelerle ruhsuzlaştırıldığını, zenginleştirildiğini iddia ediyorlar. 

Tarlabaşı projesinden palavralar
Mutlu adam portreleri
Beyrut şehri dev bir şantiye alanı. Şehirdeki değişim inanılmaz boyutlarda. Hatta gelişmeleri tedirginlikle izlediğimiz İstanbul'dan bile hızla değişmekte. Solidere firmasına ortak olan körfezdeki Arap firmaları buralara devasa gökdelenler dikmekle meşgul. Şehiriçi bir yandan dışarıdaki reklam panolarında mutlu aile tablolarının lanse edildiği steril projelere boğulmuşken, diğer taraftan en absürd yere bile dikilen devasa gökdelenlerin istilasına uğramış (Bizim Tarlabaşı kentsel dönüşüm projesinde resmedilen köpeğini gezdiren adam, jipini garaja parkeden kadın portreleri gibi).

Al Balad
Sonuç olarak, yapay bir ortam olan Downtown'da iyi bir restoran bulmak Sultanahmet'te bulmaktan bile daha zor. Bu turistik ortamın arasında nargilecilerden sıyrılıp tam da şehrin göbeğinde bulunan Al Balad'a uğrayabilirsiniz. Al Balad klasik Lübnan yemeklerinin ve mezelerinin yapıldığı, fiyatları yerine göre gayet uygun olan içkili bir lokanta. Ama bu sefer Abd El Wahab'taki gibi türlü türlü ızgara spesiyalleri yemek yerine daha hafif yemeklerdi tercihimiz. 

Manouche
Öncelikle şunu söyleyelim şehirde yediğimiz en iyi fattoush salatası buradaydı. Kibbeleri (İçli köfte) bizdeki gibi sadece kıymalı gelmiyor. Birçok çeşidi var. Bize gelen versiyonunda ise kulağa çok hoş gelmese de iç yağı ve tarçın vardı. Şaşırtıcı derecede güzeldi. Ama günün en büyük süprizi sokak yemeği manouchedan geldi. Hellim peynirli manouche en güzel İtalyan pizzalarına taş çıkarıyordu. Malzemesi bol ve kaliteli. Odun fırınında pişiriliyor.

Kibbe
Bunların dışında nerelere gidilebilir? Ermeni yemeklerine merakınız varsa şehrin en iyi Ermeni restoranlarından "Mayrig"e uğrayabilirsiniz. Yemedim ama pastırmalı humusu ve mantısı çok methediliyor. Ayrıca Hamra yöresinin en iyi kebapçılarından mezesi ve doludizgin donatılmış masalarıyla uygun İstambouli'de, Abd El Wahab ve birçok sofistike mekandan çok daha ucuza kebap, meze ve arak üçlemesi yapabilirsiniz.


Bizi Byblos'a götüren taksici Hüseyin'in söylediğine göre orta direk Beyrutlular'ının en çok tercih ettiği yer burasıymış. Bu arada Beyrut'ta delice araba kullanan şoförleri gördükten sonra saygılı ve düzeyli tavrıyla beraber usta şoförlüğüyle gönlümüzü fetheden taksici Hüseyin'i şiddetle tavsiye ediyoruz. Hariisa, Jeita ve Byblos'tan oluşan ve sabahtan akşama kadar süren şehir turunu 100-120 dolara yapabilirsiniz. Çünkü araba kiraları ve benzin ucuz olsa da Lübnan'da şoförlük yapmak akıl karı değil. Buyrun bu da şoför Hüseyin'in kartviziti. Benden selam söyleyin.

14 yorum :

  1. beyrut serisinin son yazısı.. bir de soru: "doradelerin yanındaki pestilimsi şeyler nedir?"

    YanıtlaSil
  2. kızartılmış lavaş. ama merak etme. tadı pek bir lezzetsiz

    YanıtlaSil
  3. o zaman artık rotamızı beyrut'tan granada'ya cevirmenin vakti geldi

    YanıtlaSil
  4. hele şükür. "endülüs'te raks" klişelerine kapılmazsın umarım

    YanıtlaSil
  5. peki otelin tuzlu su akan çeşmelerini :)

    YanıtlaSil
  6. Chez Pepe da yediğiniz dorade balığı Türkiye'de de bolca bulunan mırmır balığı. Eti çupraya göre daha yavan olduğundan kızartılması en doğru usulü, ızgarası pek bir yavan oluyor.

    YanıtlaSil
  7. Hüseyin'in telefonunu ben de kaydediyorum. İkinci gidişim olacak. İnsan gibi bir taksici geziyi çok daha güzel hale getiriyor

    YanıtlaSil
  8. kesinlikle hüseyini ara...kafan ağrımaz...

    YanıtlaSil
  9. Üstad Hüseyin'den inanılmaz memnun kaldık. Allah taksici olsun diye yaratmış abimizi:) Senin de kulaklarını çınlattık. Blogdan acayip müşteri geliyor diyor. İyi ekmek yedirmişsin adama:)) herkese Beurut'u ve taksici Hüseyin abimizi tavsiye ediyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Inan çok sevindim.bidaa gittiimde beleşe gezdirsin beni:)

      Sil
  10. Gitmeden once deseydin keske soylerdim:)) Sana bir Baalbeck turu ayarlardik bedavadan. Lizbon icin de soyle bir iki banko versen ustadim bize.

    YanıtlaSil
  11. Beyrut hakkındaki bu yazınız bize çok yardımcı oldu.

    Taksici Hüseyin işleri büyütmüş. Şuanda günde 10 Türk grubuna tur yapıyor. Turlarının tamamı sizin bu yazınızda kendisini övmeniz ile oluşmuş.

    Ben de dijital pazarlama açısından bu durumu blogumda bu yazımda(http://volkankirtok.com/icerikle-pazarlama-beyrutlu-taksici-huseyin/) inceledim ve Hüseyin'in hikayesini anlattım.

    Çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  12. teşekkürler. Hüseyin'in işi büyütmesine çok sevindim.

    YanıtlaSil