6 Ocak 2012 Cuma

Netses

Plak mı? CD mi? tartışmalarına girmeyeceğim. Fakat şu gerçek ki plak dinlerken uğultudan gelen alev-vari sesin her defasında farklı oluşu insanda canlı müzik dinliyor hissi uyandırıyor. Üstelik plağın  göz doyurucu görüntüsü (Hele arşivleme hastalığınız varsa) bu hazzı katlıyor. Tamam iyi bir pikap aldık. İş bununla da bitmiyor. Ardından amfi ve hoparlör geliyor. Pikap tek başına bile "sağı solu belli olmazlığıyla" (Bir keresinde blog yazarımız Ülke, bu tip cihazların tümünü irrasyonel cihazlar olarak tanımlamıştı) insanın canını sıkmaya yeterken, bu üç dengesiz aleti, hem de bir arada kullanmak insanın midesinde kramplara sebebiyet verebiliyor. İşte böyle sıkıntılı durumlarda insanın güvenilir kurumlara ihtiyacı doğuyor. Fakat yine başka bir irrasyonel cihaz olan bilgisayar gibi bunun da uzmanı öyle her evde birkaç tane bulunmuyor. Allaha bin şükür ki Netses var!


Uzun zamandır iyi ses alamadığım için evin köşesinde sakladığım pikabımı yerinden çıkarma vakti geldi geçiyor bile. Bu sebeple bizlere pikaptan kaliteli müzik dinlemeyi öğreten Netses'e doğru yola koyuldum. Elimde pikapla tüm İstiklal Caddesi'nde (Üstelik cumartesi) ite kaka ilerledim. Epeydir elinde bilgisayar kasasıyla İstiklal Caddesi'nde dolaşan "nerd"ler görülmediğinden olsa gerek yanımdan her geçen pikabıma meraklı gözlerle baktı tabi ki. Caddeyi bitirip Yüksekkaldırım'a vardığımızda ise yokuşun etkisiyle pikabı koşar adım dükkana ulaştırdım.

Cem Bey iş başında
Netses, 1961 yılında Halit Ses (Cem Bey'in dedesi) tarafından kurulmuş. Halit Ses (Hayır! Soyadını Nuri Sesigüzel veya Tatlıses gibi sonradan değiştirmemiş) Yunan ustaların yanında Yunanistan'da eğitim aldıktan sonra, bu mesleği Karaköy'de icra etmeye başlamış. Şu anda dükkanı oğul Ahmet Nayır ile torun Cem Nayır işletmekte. Dededen toruna dek varlığını sürdüren köklü bir işletme.

Her derde deva amfi sağda
Netses (Sitesine buradan ulaşabilirsiniz) ile ilk tanışmamız istediğimiz randımanı alamadığımız meşhur Alman pikabı Dual'den bıkıp, eli yüzü düzgün ses sistemi araştırdığımız günlere uzanıyor. Buradan blog yazarımız Triple Double (Adil) birlikte tatmin edici ses sistemleri kurup sesteki her cızırtıda Ahmet ve Cem Bey'in kapısını aşındırdık. Bir süre Adil'in iyi hoparlör-kötü amfi sorunu ve benim kötü hoparlör-iyi amfi sorunumla boğuştuk. Hatta, sırf iyi hoparlör-iyi amfi zevkini tadabilmek için bir süre evlerimizi birleştirdiğimiz efsanesi bile kısmen doğrudur (Tabi bu olay benim iyi amfimin bozulması sonucu hiçbir zaman gerçekleşmedi).

Pioneer, Dual ve şürekası
İstanbul'da birçok ikinci el pikap satan dükkanlar var. Buraların çoğu, özellikle Issız Adam sendromu sonrası hurda değerdeki aletleri fahiş fiyatlara satan kapkaçcı mekanlar. Netses'in ise en büyük özelliği sadece ses sistemleri tamiri yapmaları. Tamir ettikleri cihazları makul fiyatlara satın alabiliyorsunuz. Cem Bey size kuracağı ses sistemini yanınızda bizzat deniyor. Dilediğiniz amfiyi dilediğiniz pikaba takabiliyorsunuz.


Netses, Yüksekkaldırım Caddesi'nde Galata Kulesi hizasında
Elinde size uygun hoparlör varsa geriye sadece ince ayarlar kalıyor. Benim pikabımdaki cızırtı sorununu da iğnesini değiştirerek çözüverdik. Eve gidip  Alman isimli Japon amfim Fischer ile bağladığımda mükemmel sonuç alıyorum. Geriye çözülemeyen tek bir soru kalıyor. Ucuz ve kaliteli plağı nereden bulabiliriz? Ucuz plak bulmak kolay. Kaliteli bulmak artık daha da kolay. Ama İstanbul'da ikisini bir arada bulabilmenin püf noktaları, başka bir yazının konusu olacak kadar uzun. Görüşmek üzere.

3 yorum :