3 Ocak 2012 Salı

Triple-Double Sunar: Karadeniz Döner: Göz Önündeki Nimet

Bir dönerci düşünelim. Beşiktaş’ın merkezinde akşam 6’dan sonra kapalı. Pazar günleri ise çalışmıyor, kapı duvar.

Karadeniz dönerle ilk tanışmam, iş için evden çıkıp sabahın 8’inde çoğu zaman daha geç, hızlı hızlı Beşiktaş’ı arşınlarken bir gazete yaprağının arkasında löp löp etleri döner şişine geçiren bir adam görmemle başladı (Esmer, iri kıyım, güleç yüzlü, gençten biri. Sonradan öğrendim ki ustanın oğlu). Etler çok iyi duruyordu. Hani kırmızı beyaz dengesinden belli yağı yerli yerinde idi. Ama işin üzücü kısmı iş çıkışında, bu sefer akşam 8’e doğru aynı yolu geçtiğimde tabelasında Karadeniz Döner yazan bu dar uzun binanın içerisinde kimsenin olmaması, mekanın her zaman kapalı olmasıydı. 

Sıra uzuyor
Bir kaç kişiye sorup soruşturduğumda işittiğim övgüler ise her geçen gün iştahımı arttırmakta merakımı ateşlemekte idi. Sabah şişe dizilirken gazete kağıdının ardından gördüğüm o etlerin gün içinde ne hal aldığını merak etmeden duramıyordum. Yüzlerce insanın midesine inen o dönerin tadı nasıldı kim bilir? Ama kısır döngü haftada 6 gün tekrar ediyor, Karadeniz Döner'le aynı ritmi bir türlü tutturamıyorduk.

Üstüne mayonez sıkmayı düşünüyorsanız kapı hemen ileride
Yine bir akşam birkaç üniversite talebesini kendi aralarında bu gizemli dönerci hakkında konuşurlar iken duydum. Biri diğerine “Abi orası kapatmıştır şimdi. 6’ya döner kalmaz diyordu”. Daha ne olabilirdi? Tok esnaf gıda sektöründeki en kıymetli şey. Sonunda cumartesi çalışmayacağım bir iş teklif edilince hiç düşünmeden evet dedim. Evet, ayran da olsun usta. Beklediğime değmişti. Aylarca önünden hızla geçip yan yan kesitiğim et artık ağzımda eriyordu, o ne lezzetti yarabbi.

Kişisel meselelerden sıyrılıp biraz bilgi vermek gerekirse, burası 5 liraya yenebilecek en lezzetli dönerlerden birini sunuyor size. İsterseniz porsiyon döner de mevcut, sırf et. Pideleri (Tombik pideler) öyle lezzetli ki porsiyon dönerin de yarısını pide arası yapıp yememek elde değil. Kendi yapımları ayranları denenmeli. Ama en önemli özelliği ise isteyene yarım ekmek döner vermeleri. Menüde mevcut, öyle içi çıkarılmış ekmeklerden değil. Bu iş için üretilen ufak ekmeklerden hiç değil. Bildiğin ekmek/2.


İlgilenenlere söyleyelim dönerin en güzel olduğu saatler 3'den sonrası. Kabası alınmış et en leziz yerlerini şişte kıvrıla kıvrıla ustanın bıçağına salıveriyor. Eğer sosyal bir gününüzde iseniz şişin dibindeki pişmiş domateslerden de isteyin. Ayrı bir tat.

Döner kesmenin dayanılmaz hafifliği
Okan'dan not: Adil'in (Triple-Double) büyük methiyeleri öncesi cumartesi günü  Karadeniz dönere uğradım. Döner sırasındaki kuyruğu yardırararak içeride güçbela yer bulabildim. Dönerin ve iskenderin pideleri  tezgahın hemen yanıbaşındaki küçük fırında yapılıyor. Bu bizim için kesinlikle artı puan ama benim gibi iflah olmaz yarım ekmekçiler için ne tombik pide arası, ne de lavaş arası döner aklımı çelebiliyor. Buranın gerçek tadını anlayabilmek için haftaiçi ama öğlen yemeğinden hemen önce (11 gibi) gelmek gerekiyor zannedersem. Bir not daha. Ketçaplı pilavdan sonra buna da mayonez sıkmamak için kendimi zor tuttum. Ama muhafazakar döner ekmekçilere iyi bir haber. Tezgahta tuzdan başka hiçbir şey yok.

5 yorum :

  1. iskenderi gözüme çok sulu gözüktü. kaşıkla yiyesim geldi

    YanıtlaSil
  2. üzgünüm ama overrated tanımına katılmak zorundayım. aradan bir sene geçtiğinden mi yoksa böyle ünlenince bozdular mı bilmiyorum ama geçen gittiğimde duvardaki gazete küpürlerine rağmen
    mükemmmel kaba servis elemanları ve kuru,içinde et namına pek bir şey bulundurmayan dönerleriyle ki sebzeleriyle sorunum yok güzel bir ayrıntı bence ama içine et koysalardı güzel olurdu dedim
    hayal kırıklığına uğratmıştır özellikle o dışarıya yayılan kokuyu düşünürsek
    bir de ciğerci usulü gibi gözüken ayranlar kandırdı beni aslında onların da köpüğü yoktu varsa bile masaya getirirken suratımıza çarpar gibi koyarken dökülmüştür diye düşünüyorum
    neyse sonuç olarak bende kendi güncellememi yapıp keşke sizin gittiğiniz zamandaki kadar iyi kalsalarmış diyorum
    ha bir de fiyatına da dokundurmadan edemeyeceğim o döner o fiyata değmez.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. geçen gittiğimde de aynı hislere ben de kapıldım. personelin kabalığı da cabası

      Sil