27 Şubat 2012 Pazartesi

İstiklal'de Eylemli Haftasonu

Cumartesi günü Beyoğlu'nda yine yoğun eylem trafiği vardı. Galatasaray Lisesi önünde Cumartesi Anneleri, hemen akabinde ise Doğu Perinçek'e özgürlük isteyen İşçi Partililer. İki eylem yoğun polis kontrolüne (Yine her zamanki gibi bir kişiye iki polis düşüyordu) rağmen gayet medeni biçimde başladı ve bitti.



Pazar günü ise midemizi bulandıran bir eyleme şahit olduk. Bu sefer on kişiye bir polis bile düşmüyordu. Üstelik eylemcilerinin %90'ını erkeklerin oluşturması sebebiyle yüsek testesteron seviyesi eylemi bir kat daha sevimsizleştiriyordu. Geçen hafta içi Taksim metro istasyonunda "Ermeni Yalanına Son" başlığı altında Hocalı katliamı ile ilgili bir resim sergisine denk gelmiştim. Afişteki Ermeni yalanı kısmını çok sert bulmuştum. Tüm halkı zan altında bırakmanın ne kadar sevimsiz bir şey olduğunu ve belediyenin böyle bir afişi metro istasyonuna nasıl asabildiğine içimden kızmıştım.


Pazar günü ise "Kana kan dişe diş intikam intikam!" çığlıkları atan insanların elindeki "Hepiniz Ermenisiniz! Hepiniz piçsiniz!" yazısını  görünce ise insanlığımdan utandım. Bu rezillere Taksim Meydanı'nda eylem izni veriliyor, üstelik devlet düzeyinde katılımda bulunuluyordu. Daha Aralık ayında 34 kişinin ölümüne sebep olan Uludere katliamından, 1915 olaylarından, hatta Hocalı'yla aynı dönemde gerçekleşen Sumgayıt, Bakü ve Maraga katliamlarından habersiz, daha kötüsü bu katliamları yok sayan bir kuşak varken bunları konuşmak tabi ki çok anlamlı değil. 



4 yorum :

  1. Ben de -maalesef- haftasonu Taksim`deydim, rezillige sahit oldum ama Hrant`in katili ile Turk Bayragi fonlu gurur dolu fotograf cektiren polislerin oldugu bir yerde o rezil afislerin/pankartlarin sergilenmesine sasirmadim.
    O kalabaliktan kurtuldum diye sevinirken bu sefer de metronun icinde derbiye gidecekleri icin galiz kufurler savuran taraftarlara denk geldim. Mutsuz ve huzursuz oldum.

    YanıtlaSil
  2. http://zaytung.com/haberdetay.asp?newsid=167041

    YanıtlaSil
  3. yazının sonuna ben de birşeyler yazmıştım ama ben bile o nefret dolu, boğa gibi ağzından soluyan insanlar adına yazdıklarımdan utanıp yayınlamamayı seçtim. bir katliamı anarken agos gazetesi ne yürüyüp orada katliam yapmaya yeltenmek, bir katili yücelten sloganlar atmak, dahası bakan şahin in "o kanın hesabı sorulacaktır!" sözü..

    YanıtlaSil