18 Mart 2012 Pazar

Emir Kipleri


Ye: Sucuğun pabucu dama atıldı! Arkadaşım bir sabah elinde koca bir Şütte torbasıyla gelene kadar bu köpek ayartan sosislerden haberim yoktu. O gün çok etkilenmiş ama akşamdan kalmış olmanın etkisiyle olsa gerek çabucak da unutmuştum. Aklıma geldiğinde ise sadece hafta sonu getirdikleri için bir türlü Şütte'yle senkronu tutturamamış, uzun süre alamamıştım. Ama bir hafta sonu (Artık çoğu zaman bulunuyormuş bu arada) denk getirip burnumda tüten lezzete kavuştum. Bahsettiğim Şütte'nin kendi imalatı "taze sosis"i. Almancı akrabaları olanlar EgeTürk sucuklarını mutlaka hatırlar. Sosisi de ilk yediğimde hemen "Alamancı" anneannemler geldi aklıma. Sosisvari sucuk tadı vardı EgeTürk'de. Bunda da sucukvari sosis tadı var. Baharatı (Karabiber yoğun), yoğunluğu, kabuğunun çıtırlığı... Herşey tam yerinde. İngiliz kahvaltısı "görüntüsünü" beğeniyorsanız, fasulyenin yanına da en çok bu sosis yakışır. Ben bu sosisi alınca yanına hemen "easy egg" (Niye easy egg demişler en ufak fikrim yok. O kadar da "easy" değil) yapıyorum. Yani iki tarafı yağda kızarmış, sarısı sıvı kalmış yumurta (Nasıl bir tanım bu ya?!). Büyük sucukçu ve pastırmacı Okan'a da ballandıra ballandıra anlatmıştım. O da denemiş ve sanırım bana da harfiyen katılıyordur. Şütte Taksim Balık Pazarı'nda. Taze sosisin kilosu iyi bir sucuk kadar, 36 tl. Mutlaka deneyin. (İleride avcı atıştırmalığı "füme sosis" yazısı da gelebilir)
İmerhan


Bir de yumurtayı kesmiş, sosisi sarısına bandırdığım fotoğraf vardı ama ayıp olur dedim, koymuyorum
Dinle: Dikkatımız çok çabuk dağılıyor. Konsantrasyonumuz çok zayıf. Emir kiplerinin bu kısmı 2011'de Kimbra piyasaya yeni çıktığı zamanlardan beri taslakta bekliyor. "Heh bu hafta koyalım" derken, Okan yine bir pideciye gidiyor, beyin yerine midemiz çalışmaya başlıyor ve güncel bir sürü olayı kaçırıyoruz. Neyse. "Ne yiyelim?"den sonraki en favori sorularımızdan biri de "Ne dinleyelim?". Dinleyecek yeni birşeyler bulmak ve kürkçü dükkanına (Pink Floyd, Velvet Underground, Queen...) kısa bir süre de olsa dönmemek için zorlama denemeler de yapıyoruz. Bir ara Amerika'nın 52 eyaletine 52 şarkı yapan (Ya da yapıyor olan), muhafazakar şarkıcı Sufjan Stevens'a bile sarmıştık (Kötüydü demiyorum, iyi şarkıları vardı ama bizimki "zorlamaydı"). Yine bu denemelerden birinde Yeni Zelandalı (Okyanusya'ysa at sepete!) Kimbra'ya denk geldim. Önce "settle down" klibindeki kıpırtı dansı, sonra Sing Sing Stüdyoları'ındaki canlı performansı ve de güzelliğiyle (Ya da önce güzelliğiyle!) gönlümü çaldı. Albümünü aldım. Ama canlı performansı daha da iyi ve eğlenceli. Nina Simone "cover"ı "plain gold ring" şarkısının canlı kayıt versiyonu aşağıdaki videoda. Hareketlere dikkat! (Şu sıralarda da Gotye'ye eşlik ettiği süper şarkı "somebody that i used to know" tvde pek bir dönüyor)



Bir de yine taslakların derinliklerinden çıkan 2011'den kalma Kasabian ve Arctic Monkeys'in yeni albümleri var. Arctic Monkeys ve Kasabian, bütün albümlerini ve şarkılarını dinlediğim ender gruplardan. Arctic Monkeys'in yeni albümleri "Suck It And See" çıkınca "dinleyecek yeni bir şey çıktı!" diye sevinçten D&R'a koşmuş (Öyle kollarımı iki yana açıp ağzım kulaklarımda falan koşmadım tabi), albümlerini bulamayınca da Youtube'den dinlemek zorunda kalmıştım. Ama bu hayırlı olmuş, beğenilecek bir şarkı bile bulamamıştım. Bundan önceki albümleri, hatta Alex'in ikinci grubu Last Shadow Puppets'ın albümü ve hatta ve hatta LSP'daki ortağı Miles Kane'nin albümü bile bu kadar iyiyken son albümleri nasıl bu kadar kötü olur?! "And i see, it sucks!". Bir de Arctic Monkeys'i "Rock'n Bond"un devamında yeni Bond şarkısı için aday göstermiştim (Kime?). Yazık oldu derken bir başka İngiliz Kasabian, Velociraptor ile piyasaya çıktı. Aynı hayal kırıklığını yaşar mıyım derken, Kasabian yüreğime su serpti. Özellikle "days are forgotten" ve "re-wired" şarkıları harika. Bond'a bir aday daha. Bu da İngiliz.
İmerhan


(Tekrar) Ye: Küçüklüğümden beri tekzip yazmaya meraklıydım. Ortaokulda çıkardığımız mizah dergisinde her sayıda birilerine iftira atıp ardından tekzip yayınlamaya pek bir hevesliydim. Fakat bu yazı daha önce "en azından yorumlar bölümünde" kötülediğimiz Girandola Dondurmacısı'na yapılan bir tekzip niteliğinde olmayacak. Diğer blog yazarlarımızın fikir ve görüşlerine saygılıyız. İmerhan'ın geçen yıl yayınladığı İstiklal Caddesi'ndeki Tereyağcılar yazısına harfiyen katılsam da, bir okurun (O da Orkun) kendisine Girandola'yı önermesi üzerine burayı yermesine pek bir anlam veremedim. Tüm önyargımla geçen hafta buraya gittiğimde beklentimin çok üstü bir tatminle döndüm.



Nedenine gelince. Bir kere burası daha önce övdüğümüz Ali Usta'nın dondurması kadar kıvamlı. Ayrıca yine başka bir yazıda tadının yoğunluğuna aşık olduğumuz Yaşar Usta dondurması kadar da aromalı. Yaşar Usta'nın aromasına aşık olsak da "kaliteli mey-buz" kıvamı canımızı sıkıyordu. İşte bu iki dondurmanın güçlü yanlarından oluşan Girandola bizi ilk kaşıkta tavladı. Dondurma çeşitlerine gelince. Muhafazakar tercihleriyle ünlü küçük kuzenim karamel ve çikolatalı dondurmaları seçerek bizi yine şaşırtmadı. Dondurmada deneysel takılmayı seven büyük kuzenimin tercihi ise (Beyrut'ta mango, ananas ve papayalı dondurmaları seçerek hepimizi hayrete düşürmüştü) "mojitolu"dan yana oldu. İtiraf ediyorum en başta "mojito aromalı dondurmayı ancak züppeler yer!" desem de kuzenimden tırtıkladığım bir kaşık fikrimi tamamen değiştirdi. Kendi naçizane seçimim ise kan portakalı, balkabağı, tarçın-elma (Sanki içinde üzüm vardı) oldu. Kan portakallısı Yaşar Usta'nın sorbelerine bir cevap niteliğindeydi. Balkabaklısının yoğun aromasını çok beğensem de günün vurgunu elma-tarçın oldu. Kuzenlerimin kaşıkla tırtıklamasını bertaraf edip tümünü kısa zamanda sıyırdım. Ayrı ayrı tarçın ve elmaya bayılmasam da "kollektif ruhun" dondurmadaki en güzel örneğine bunda rastladım. Fiyatlar ortalamanın üstünde. Bir topu 3 tl.


Girandola'nın hemen yanında bulunan Bordum Mantı'ya gelince. Balıkesir yöresinde tavuklu mantıyı kızartarak da yaparlar. Hiç yemesem de yiyenlerden duyduğum kadarıyla tadı epeyce lezzetliymiş. Bodrum Mantı'nın da spesiyali "Feriye" isimli kızartma mantıları. Tadına bakma fırsatım oldu ve hiç beğenmedim. Hatta güç bela bitirdim. İçli köftenin de haşlamasını kızartmasından çok sevdiğim gibi, mantının da haşlamasını yeğlerim. Yahya Kemal'in lafını çarpıtarak, "Bodrum Mantı'nın en güzel tarafı Girandola'ya dönüşüdür" diyebiliriz. Ne de olsa mantının üstüne (Üstelik kızarmış) yenilebilecek en güzel şey hafif bir tatlıdır.
Okan



Oku: Bir ara "graphic novel"lara sarmıştık (Neye sarmadık ki?!). O zamanki favori çizgi romanlarımızdan "Blankets"in yazarı Craig Thompson'un son çizgi romanı "Habibi", öncelikle muhteşem kapağıyla sizi kendine çekiyor. Hikayesi de oldukça ilginç. Masalsı bir islami dünyada, Mısır'da geçen bir hikaye. Temelde bir aşk hikayesi. Ama şiddet ve seks de oldukça yer kaplıyor. Mutlu sonla da bitmiyor. Galatasaray Lisesi'nin arasından aşağıya doğru salının, Goethe'yi geçince sağda Gon'da bulabilirsiniz. Fiyatı biraz yüklüce (35$) ama değer. Bir de bugün (Pazar günü) Gon'da diğer favori çizgi romanlarımızdan "Maus"a da rastladık. Nazi farelerin hikayelerini okumak isterseniz onu da listeye ekleyin.
İmerhan

4kate bush - nocturn

5 yorum :

  1. o zaman bir düzeltme daha yapayım. maus nazi fareler hakkında değil. kitapta fareler yahudi, kediler ise nazi. kapağına bakmadan önce içine bir göz gezdirmek lazım :)

    YanıtlaSil
  2. sosislere gelince gerçekten de harika. bu arada şutte namlıdan neredeyse 1,5 kat daha ucuz ki çeşit bolluğu yönünden de bir iki gömlek üstün. personelin ilgi alakasına değinmiyorum bile.

    YanıtlaSil
  3. Madem Arnavutköy'e kadar gelmişsiniz, o zaman bir dahaki sefere mantı için de Emirgan'a kadar yolunuzu uzatın :) Kardeşim Mantı'da da bir mantı deneyin. Bodrum mantının "feriye"sini denemedim hiç ama herhalde casita'nın "feraye"sine benziyor? Ki ben de onu pek beğenmemiştim.

    YanıtlaSil
  4. aynen öyle casitanın ferayesine benziyor(yemedim ama herkes öyle diyor :) )

    YanıtlaSil
  5. Girandola;dondurmada gelenekselin dışına çıkıp farklı lezzetler tatmak isteyenler için(bu tam bana göre oldu)bulunmaz bir dondurmacı.

    YanıtlaSil