4 Mart 2012 Pazar

Endülüs Yazıları 2: Jambona Kul Köle Olmak


Yıllardır dilimde tüy bitti, bir domuz yavru bile olsa sevimli gözükmüyor bana. Müslüman mahallesinde salyangoz satana her daim duyduğum sempatiye rağmen kafamdaki domuz klişesini bir türlü kıramadım. Dinle imanla ilgimi ortaokulda bıraksam ve yıllardır yurt dışında yaşasam da şu domuz etine bir türlü ısınamadım (Sevmiyorum). Ancak herkes bilir ki istisnalar kaideyi bozmaz. Benim bu domuz eti konusundaki tek istisnam ise "jambon".


Penelope Cruz'un ilk filmi (Hatta Havier Bardem'in de ilk filmlerinden) Jamon Jamon (Jambon Jambon diye çevirelim bari) resimdeki gibi tipik bir jamboncuda (Granada'da olsaydı hemen tapas şeklinde servis edilirdi elbette ama film Malaga'da geçiyor) çalışan bir garson kızın aşk hikayesini anlatıyordu. Benim aşk hikayemde bir kız yok ama dekor ve yer aynı. Jambon ve Endülüs. Bir zamanlar tam anlamıyla müslüman mahallesi olan Endülüs'ün domuz jambonuyla ciddi bir aşk yaşadım, itiraf ediyorum.


Bir önceki Endülüs yazımızda değindiğim üzere jambonu Endülüs'te pişmiş olarak da bulmak mümkün. Ancak yılların büyük pastırmacısı olarak jambonu daima çiğ (Ya da tuzda ve baharatta pişmiş mi desek?) tercih ettim. Endülüs'te jambonun Elvis'i ise Alpujarras bölgesindeki köylerde bulunur (Nam-ı diğer Sierra Nevada, en güzel domuz jambonunun müslümanların en son direniş noktası olan yerde olması ironi değildir, tarih böyle bir şeydir işte. 100 yıl önce Yunan devleti kurulmaya çalışılan yerden Ogün Samastlar çıkar).


Alpujarras'da fiyatlar biraz fahiş ancak jambon çok lezzetli. Bir de çevrede çok sayıda aile şirketi ("Ramon Ve Oğulları Limited" tarzı yazılar gördüm) tabelası bana Türkiye'de tarımın ve hayvancılığın çanına ot tıkanmadığı zamanları hatırlattı. İspanyol jambonunun (Jamon Iberico diye de geçer) yanında en güzel şey giden şey sanırım şarap, zira jambon tadılabilecek yerlerde şarap menüleri genelde çok zengin. Yolunuz Endülüs'e düşerse zaten jambona boğulacaksınız ama İspanya'ya giderseniz üşenmeyin ve bir süpermarkette et reyonunda jambon kestirin (Bloğumuz yazarlarından Okan'ın en büyük zevklerinden biri parasını ödemeye yanaşmadan bir başkası için pastırma kestirmektir), farkı (Neyden farkı?, bilemedim) anlayacaksınız.

6 yorum :

  1. kahvaltıya gidiyorum şimdi, canım çok çekti.

    YanıtlaSil
  2. Yillardir Viyana'da yasamama ragmen domuz etiyle benim de pek aram yoktur,cok yagli gelir bana, ama iyi yapilmis bir "spareribs"... bu kaidemi hep bozar :)

    YanıtlaSil
  3. bir de domuz kanından yapılmış sosisten bahsediyordun sen. onun tadına bakabildin mi bu gidişinde?

    YanıtlaSil
  4. o Mallorca işi, kafirliğin son noktası :) yıllar önce yaptım öyle bir hata, bir daha işim olmaz.

    YanıtlaSil
  5. Dinle aram yoktur benim. Diledigimi yerim ama olaya genel anlamda ET olarak bakip,bazen kotu hissediyorum, neticede bir canliyi yedigim icin ve 'keske vejeteryen olabilseydim' diyorum bazen.

    YanıtlaSil
  6. @Melange Viyanada varmıdır bilmem ama Almanya'da bazı Meksika Restoran larında 10 euro karşılığında Sparerips için "All you can Eat" günleri var.Dibine vuruyorum tabiki.Almanya'da kahvaltıyı bile sosis ve Bira ile yapan Bayern eyaletinde yaşamanın verdiği etki ile birçok domuz sosisi denedim.Ama Bosna isimli sandviç ve Curry Wurst favorilerimdir.

    YanıtlaSil