21 Mart 2012 Çarşamba

Güncel


31 Mart'ta İstanbul Film Festivali başlıyor. Bu seneki favorilerimiz arasında yıllara meydan okuyanlar köşesinde Sokurov'un "Faust" filmi, klasikler kontejanından Alan Parker'ın başyapıtı "Pink Floyd The Wall", Scorsese'nin 70'lerdeki başyapıtları arasında kaybolup gitmiş "New York New York" ve Köpekdişi filmiyle iki yıl önce festivalde aklımızı başımızdan alan Yorgos Lanthimos'un son filmi "Alpler" var.


Haftanın sergisi kontejanında ise yüksek beklentiyle gittiğimiz Abdi İbrahim firmasının sponsorluğunda Singapur'daki dünya prömiyerinin hemen ardından Türkiye'ye gelen "Van Gogh Alive" var. Fakat sergi duvara yansıtılan dev Van Gogh resimlerinden öteye gidemiyor. Afişte, ressamın meşhur "Arles'te Yatak Odası" resmindeki (Üç boyut katarcasına) sandalyeye oturan adamı görünce gerçeküstü bir deneyimle başbaşa kalacağımızı düşünmüştük. Fakat fena halde yanılmışız. Blog yazarımız ve sanat sevici dostumuz Adil'in önerisini dinleyip "Rembrandt Ve Çağdaşları" sergisine gitseymişiz en azından bir adet Vermeer tablosu görerek konu komşuya hava atarmışız. Çok yazık.



Haftanın eyleminde ise "Taksim Dayanışması" başroldeydi. Eyleme katılımın çok olması sevindirici olsa da  bir kişiye 1,5 polis düşüyordu.


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder