1 Mart 2012 Perşembe

Talisker

Viski serimiz devam ediyor. Öyle afili viski yazılarımıza kanmayın. Daha düne kadar viski ne kadar koyu ise, o kadar iyidir diye düşünüyorduk. "Yahu bu adamlar malt İskoç viskinin dışında başka bir zıkkımı bilmiyorlar mı?" diyeceksiniz. Ben şahsen "Yamazaki" marka Japon viskisi yazımla sıramı savdığımı düşünüyorum. Helsinki'den (Kimi zaman St. Petersburg'dan) bildiren yazarımız Ülke ise sırf İskoç viskisi sendromunu atlatmak için, kendini trajikomik bir İrlanda viskisi tadımına davet ettirdi. Tadımda sadece Jameson marka (Onun da bir tek ürünü) viskinin bulunması büyük hayal kırıklığıydı. Ülkeyle beraber içmeye gelen İskoç arkadaşının "It is good enough for cleaning windows" lafı  ise İskoç-İrlanda viski gerginliğine sebebiyet vermiş. Gecenin sonunda beleş viskiden sarhoş olan adalılar işi gürültülü bir şekilde (Türküler-şarkılar eşliğinde) tatlıya bağlamışlar. İstanbul'dan hatta Çukurcuma'dan bildiren sarı saçlı mavi gözlü yazarımız İmerhan ise taa Amerikalar'dan ismini bile telaffuz edemediğim garip bir viski siparişi verdi. Jack Daniel's ve Jim Beam dışında Amerikan viskisi bilmeyen bizler için sabırsızlıkla beklenen bir sipariş oldu bu. Dileriz İmerhan kızlara hava atayım derken tüm viskiyi tek gecede eşe dosta içirmez ve biz de tadına bakma fırsatı bulabiliriz. Kanada'dan bildiren yazarımız Özgün ise tam da "yükselen Kanada viskileri" hakkında bir yazı tasarlarken, "Aşırı hızda motosiklet kullanma suçundan sınır dışı edildim!" palavrasını uydurarak yurda döndü. Yeni bir Jack London-vari maceraya girmediği sürece kendisinden en fazla Ankara viskisi yazısı bekleyebiliriz. Demirel'in meşhur lafını çarpıtarak "Bu memlekette viski vardu da biz mi içtük?" diyerekten Türk viskisi yazısı da yazmayabilirdik. Ama Ankara viskisi (Acaba hala var mı?) akla düştü bir kere. Anadan üryan ODTÜ'lü yazarımız Ülke'ye Ankara viskisi yazısını kilitledim gitti bile. Geriye sadece mimar yazarımız Triple-double kalıyor. Fakat o da en kral viski ile Lipton Ice Tea, metil alkol karışımını ayırt edemeyeceği için saklambaç misali "sütten" ilan ediliyor. O zaman ben de görevimi hakkıyla yerine getirdiğimden dolayı "topal tilki" oluyorum.


Uzun lafın kısası İskoç maltlarından devam ediyoruz. Glenfiddich ile beraber İskoç maltlarının Elvis'i Talisker, rahat içimiyle dünyanın her yerinde haklı bir üne sahip. Tadına bakmadan kokladığımızda kömür ve is başta olmak üzere denizin ve turunçgillerin kokusu hemen ardından geliyor. Tat olarak ise en başta is ve kömürsü aroma insanı vuruyor. Derinlerde ise fıçının odunsu tadını ağızdaki acımsı tat sonlandırıyor.


Talisker'i Türkiye'de bulmak çok kolay. En sıradan Migros marketlerinde bile temin edebilirsiniz. Fakat duty free fiyatının litresi 35-40 euro olduğu düşünülürse burada yetmişliğine 2 kat fazla para baymak akıl karı değil. Isle of Skye yöresinin bu rahat içimli viskisi günlük içimlerde kullanılmak için (Çok sevdiğimiz içimi zor  olan Laphroaig'in aksine) çok uygun genel bir tada sahip. Tavsiye ederiz.

İmerhan'dan Ek: Amerika'dan gelecek olan viskimiz (Adını söylemeyip gizem yaratayım) Los Angeles havaalanında "duty free" olmaması (!?%&) engeline takıldığı için bir sonraki Amerika seyahatine kaldı. Talisker'e gelince. Babamın Johnny Walker'ından uzun zaman önce Jack Daniel's ve Chivas'a terfi etmiştim. Oradan da maltlara terfi etmeye başladığım sıralarda bir arkadaşımın evinde Chivas'ı görünce, blend viskileri yerip, cılız ama "havalı" bilgilerimle malt viskileri övmeye başladım. Tabi Chivas'ın sahibi tam bir viski fanatiği çıkıp, içki dolabından envaiçeşit malt viskileri çıkarınca şöyle bir yutkunmuştum. Neyseki beni bozmak yerine masanın üstüne 4-5 şişe viskiyi koyup, her birinin önüne peçetenin üstünde viski bardaklarını yerleştirdi. Yanlarına da kaliteli bir parça bitter çikolata, bir sürahi soğuk su ve buzu da ekledi. Sonra başladı tek tek usulüyle tattırıp anlatmaya. Ben de sesimi çıkarmadan ve ukalalık etmeden tadıp, dinlemiştim. İşte Talisker'i ilk orada denemiş ve bayılmıştım (Bir de Maccalan denemiştim ona da bayılmıştım). Okan'a da hemen bahsetmiştim. Yoğun is kokusuna rağmen içimi görece kolay (Laphroaig'e göre. Gerçi Laphroaig'de "medicine" aroması daha baskın sanki ve bence art arda içimi zorlaştıran o). Benim is aromalı viskilerden ilk göz ağrım ve en sevdiğim. Yoğun aromalı viskilere başlamak ya da alışmak için iyi bir seçenek.  

7 yorum :

  1. Lagavulin'i denedikten sonra bu yazıyı yeniden yaz. Hatta bayağı bir şeyi yeniden yazmamız lazım :)

    YanıtlaSil
  2. sen kısayoldan ayrı bir lagavulin yazısı yaz bence :)

    YanıtlaSil
  3. gizemli amerikan viskisini tadamadım ama onun yerine gentlemen's jack içtim. o da hiç fena değil günlük bir viski için. içimi çok rahat. bir de nedense amerikan diye herhalde çok laubali oluyorum içerken. bir glennfiddich 15 içerkenki "zerafetim" yok onu içerken.

    YanıtlaSil
  4. Glennfiddich 15e gerek yok, fiyat-verimlilik oranı acısından bence gereksiz. İlla Glenli bi şey iceceksen (ne alaka?) 3-5 fazla verip Glenmorangie Nectar D'or u dene, bence şahane.

    YanıtlaSil
  5. ankara viskisi ile ilgili bir haber. meğer çoktandır piyasada yokmuş
    http://www.milliyet.com.tr/Default.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=519058

    YanıtlaSil
  6. Maltepe (Ankara) pavyonlarında verilirdi eskiden.

    YanıtlaSil
  7. Isteyene bende 2 şişe ankara viskisi var 05464831155

    YanıtlaSil