19 Mayıs 2012 Cumartesi

Zagreb Lezzet Turu 1

Mayıs ayı ile birlikte lezzet turlarımız dur durak bilmeyecek. Benim Zagreb lezzet turumun akabinde Mayıs ortasında Gürcistan ve Ermenistan'a giden Ülke, başta şahane Gürcü yemekleri olmak üzere lezzet deneyimlerini bizlerle paylaşacak. Dilerim bana bol bol yerel Gürcü gazozu hediye getirir de Haziran ayına büyük keyifle girerim.


Zagreb, yemek denilince ilk akla gelen kentlerden olmasa da en azından ucuza karın doyurma bakımından İstanbul'un bir adım ilerisinde. Yemeklerin çoğu taze ve kaliteli. Bunun en büyük nedeni, daha önce bahsettiğim sabit pazar Dolac Market'te en taze meyve ve sebzenin uygun fiyata bulunabiliyor olması. Hatta burası birçok yemek bloğunda Orta Avrupa'nın en çeşitli ürün barındıran pazarı olarak geçiyor. Benim gibi pazar hastası bir insansanız sabahın yedi buçuğunda yeni kurulan pazarı gezip erken saatte acıkabiliyorsunuz. Merdivenlerden hemen aşağıya indiğinizde (Yukarıdaki fotoda görülen merdivenler), şehrin en iyi Boşnak börekçisiyle karşılaşıyorsunuz. Gurbetkuşu'nun Ülke ile bana Berlin'de kahvaltı için getirdiği Boşnak böreğini tattıktan sonra bizim mahalle aralarında Boşnak böreği adıyla satılan mamülün ne kadar vasat olduğunu anlamıştık. Saraybosna'ya gitmesek de burada yediğimiz böreğe aşık olduk. 

Porsiyon Türkiye'dekinin tam iki katı. fiyat ise yaklaşık 3,5 tl. Kıymalısında o kadar bol ve saf et varki daha tabağın yarısındayken çoktan doymuş oluyorsunuz. Saf dememin nedeni bizdeki kıymalı böreklerin içeriğinde yüzde 90 oranında soğan olması. Buradakiler ise çok az soğanla kavrulmuş dana kıymadan yapılmakta. Peynirli böreğin peynirinin tadı bizim lorlardan hallice olsa da hamurunun gevrekliği için bile denemeye değer. İçecek olarak ise malesef Türkiye'deki gibi çay yok. 



Onun yerine krema kıvamında bir yoğurt isteyebilirsiniz. Normalde yoğurtla börek yemek çok iyi bir fikir gibi gözükmese de, kıymalı böreğin ağırlığını bastırması adına iyi bir tercih olabiliyor. Yemeğin ardından bardakta su servis edilmesi ise bizim gibi Anadolu taşrasında büyümüş insanları hemen etkileyiveriyor.


Eğer pazar günü şehirdeyseniz Britanski Meydanı'nda şirin bir bit pazarı kuruluyor. Hırvatlar, eski Yugoslavya'da ve öncesinde hep büyük heykeltraşlar çıkarmıştır (Ivan Mestrovic). Bu sayede şehir klasik veya modern onlarca şahane heykelle süslü. Bu antika pazarında ise birbirinden güzel ev tipi küçük heykelcikler bulabilirsiniz. Beni en çok etkileyenler erotik figürler oldu. Birkaç esnafın kafasını bu kaça! şu kaça! sorularıyla şişirsem de fahiş fiyatlar yüzünden hiçbir şey alamadım.

Favorim: Tabiki öndeki hanımefendi
Favorim: Zincirden geyik
Favorim: Başı kapalı figür
Antika pazarında dini objelerden, eski kitaplara, devlet nişanlarından, şahane kahve takımlarına envaiçeşit alet edavata ulaşabilirsiniz. Fakat daha gelmeden bulabilme hayalini kurduğum Yugoslavya zamanından kalma herhangi bir futbol formasına denk gelseydim pazarın tadı ikiye katlanabilirdi. Drazen Petrovic Müzesi'nde imitasyon Cibona Zabreb formalarına ise fiyatları yüzünden pek prim vermedim.


Kahvaltıyı çok erken yaptığımız için saat 12 olmadan karnımız feci şekilde acıkıyor. Niyetimiz Balkanlar'ın resmi yemeği "cevapcici" yemek. İsmi sanki bizim şiş kebap kelimesinden türemişe benzeyen bu yemeğin kime ait olduğu tam bir muamma. Sırplar ve Hırvatlar kendilerine ait olduğunu söyleseler de lezzet bakımından müslüman Boşnaklar'ın bir gömlek üstün olduğu söyleniyor. İstiklal Caddesi üzerinde cevapcici yapan Piknik Köfte Piyaz adlı dükkanı bilen bilir. Daha önce birkez orada bu köftelerden yemiştim ve etinin çok yağlı olmasından dolayı pek de beğenmemiştim. Zagreb'de birçok cevapcici yapan yer olsa da, çoğu yerde domuz etinden yapıldığı için biz birçok kişi tarafından övgüyle bahsedilen "Rubelj"de şansımızı denedik.


Köfte bildiğiniz İnegöl köftesinin büyüğü. Lezzet bakımından daha iyi veya daha kötü değil. Ama lastik kıvamda olan Sultanahmet veya İnegöl köftelerinin aksine yumuşacık. Yanına sos olarak ayvar ve soğan geliyor. Köfteden daha çok sevdiğim yumuşacık ekmek ise günün yıldızı. Sonuç olarak Piknik Köfte'nin cevapcicisini donunda sallasa da Balıkesir'in en varoş köfteci dükkanı bile bunlara fark atar. Bir de bu köftenin farklı isimli hamburger eti büyüklüğünde versiyonları var. Büyük köfteyi hiç sevmediğim için o tür saçmalıklara pek pirim vermedim. Sonuç olarak öğlene kadar midemize yoğurttan başka sıvı (Yoğurdu da sıvı kontejanından saydım) birşey girmedi. Akşam yemeği planı da bu vesileyle belli oldu. Dolac Market'ten alınan türlü sebzelerle yapılan karışık (Ama yapımı basit) sebze çorbası.

1 yorum :

  1. mesela burada banjalucki cevapi yemissiniz, ama tabii saraybosna ayarinda olmaz zagreb'te..bilirim :)

    YanıtlaSil