5 Haziran 2012 Salı

Emir Kipleri

Ye(me): İşte gelmiş geçmiş en kötü bitki deneyimim. Geçen hafta, blog yazarımız İmerhan ile birlikte uzun süreli merakımızı gidermek için ışkından bir demet aldık. Önce koklasaydık ağzımıza değdirmezdik bile. Malesef koklamadan tadına baktık. Sonuç felaket.



Git: Uzun süredir  restorasyon faliyetleri sebebiyle kapalı duran Galata Mevlevihanesi geçen sene açıldı. Bana da ziyaret etmek bu hafta nasip oldu. İslam Bilim Eserleri Müzesi maceramdan sonra işin içinde dini imgeler olan müzelere önyargılı yaklaşıyordum. Fakat burası oldukça spesifik ve sade bir müze. Şeyh Galip'in türbesi, İbrahim Müteferrika'nın kabristanı ve özellikle sema gösterileri dikkat çekici. Giriş 5 tl.


İbrahim Müteferrika

Oku: Food Photography. Türkiye'deki vasat fotoğraflı yemek blogları (Bizimki de dahil) için alınması zorunlu kitaplardan. Okumaya daha yeni başladım. Fotoğraflar pek bir güzel. Aman dikkat! Bu kitabın resimlerine bakıp insan yeni yeni lensler almaya gazlanıyor baştan söyleyeyim.



Al: Bu sene önünde dev baskılı "celebrity" fotolarının olduğu tişörtler çok moda. Çıplak Kate Moss'tan sonra en popüler olanı da tabi ki Rihanna. Yaz geliyor, yine Terkos'tayız ve yine vurgun yapıyoruz. Tanesi 5 tlye Rihanna baskılı tişörtten, Alman futbolu hayranlığımız vesilesiyle havada kaptığımız Beckenbauer'e doludizgin alışveriş yapıyoruz. Geçen yılın bombalarına ise buradan bakabilirsiniz.



Ye(me): Daha önce Datlı maya ile ilgili haber yapmıştık. Bu hafta kısırın yanında yemek için simit almaya gittim. Simitler sabahtan kalma olduğu için lastik gibiydiler (Zaten fırınları olmasına rağmen başka yerden getirtiyorlar). Herhalde masraf olmasın diye günde bir defa simit alıyorlar. Giderken menüsünü de kapıp eve geldim. Menü birbirinden özenti isimler barındırıyor. Trabzon tel peyniri veya Bolu ayı mantarlı pizza bir yana Antakya nar ekşili lahmacunun (Bildiğimiz lahmacun işte. En baştaki iki kelime kuru gürültüden başka birşey değil. Zaten içinde bolca özel ismin olduğu menülerden korkacaksın.) 4 tl olması ise gayet can sıkıcı. Develi fiyatında lahmacun yemek isterseniz buyrun Datlı Maya'ya. Mekanın en can sıkıcı kısmı ise taş fırında, odun ateşinde yemek yapmakla böbürlenirlerken, telefonda "Evden yemek getirsem pişirir misiniz?" sorusuna, "Yoğun zamanlarda malesef yapamıyoruz" demeleri. Yoğun olmadıkları saatler akşama doğruymuş (O da belki 5-6 arasıymış). Kimse Develi'den evden gelen yemekleri pişirme hizmeti beklemez fakat burası mahallenin taş fırını şiarıyla yola çıkmış bir mekan. Ama menüsünden de anlaşılacağı gibi birçok Cihangir-Çukurcuma işyeri gibi halktan bir hayli kopuklar. Mahallemde şöyle güzelce yemek vereceğim bir fırının olmaması bu aralar çok canımı sıkmakta. Kocamustafapaşa'da yaşadığım yıllarda sayesinde pide, incik ve hatta ördek yediğimiz mahalle fırınını çok özlüyorum. Hele hele Antep halkının haftada en az birkaç kere fırında yemek siparişi verdiğini görünce huysuzluğum katlanıyor.

İmerhan'dan Datlı Maya'ya Ek: Malum onlarca senelik taş fırın simitçi kapanmış, Çukurcuma'da simit sorunsalı başlamıştı. Ardından aynı yere taş fırın merkezli Datlı Maya açıldı. Açıldıktan bir kaç gün sonra gitmiş ama simit bulamamıştım. Simitler erkenden bitmişti. Daha sonra da bir çok kez simit bulamadım. Blog okurlarından haber gelmiş, "Simitleri başka bir fırından geliyor" denmişti. Ben de simitten umudu kesip diğer ürünlerinden zamanla peyder pey aldım. Okan'a da hemen görüşlerimi bildirmiştim. Kağıt üstünde aslında her şey oldukça vaatkar. Ama ürünlerinin vasatlığı bir yana Okan'ın da dediği gibi sahipleri ya da çalışanları başta sempatik de gelse, bir süre sonra broşürlerinin arkasındaki kendilerini anlatan yazılar gibi (Bulursam koyarım) özenti ve uzak gelmeye başlıyor. "Başka dünyalarda yaşayan" Cihangir sakinleri için "otantik" ve bulunmaz bir fırsat. Tabi bir de işin otantik yöresel tatlar tarafında olan yabancılar için.

5 yorum :

  1. okan kitabı nereden, kaça aldın? bunları bir paylaş bizimle.

    bu arada ışkının demeti 3 tlydi =).

    YanıtlaSil
  2. kitabı amazondan patlattım ama fiyatını egrçekten unuttum arkasında 28 usd yazıyor ama sanki daha ucuzdu. bu aralar fiyatlarla aram hiç iyi değil biliyorsun. ışkının demeti de aklımda kalmamış mesela. aklımda kalan tek şey 4 tl lik lahmacun. travoltanın 5 usdlik milkshake fiyatına gösterdiği abartı tepki gibi algılanabilir ama bence lahmacuna 4 tl çok çok fazla.

    YanıtlaSil
  3. Işkın konusunda pek aynı fikirde değilim. Aslında ne lezzetli ne de kötü bir tadı var. Tadı yok diyebilirim. Yani aklımda öyle kalmış. Biri ikram etse soyar yerim ama özellikle gidip alıp da yemem.

    Tarım Bakanlığı incelemesi sonucunda Pınar'ın %100 dana sosisinde kanatlı etine rastlanmış. Piyasanın en büyüklerinden olan firmanın sosisine bile güvenilmemesi gerekiyormuş demekki...Ye-me bölümüne katkı olsun benden.

    YanıtlaSil
  4. merhaba
    ışkın hakkında yazdıklarınızı yeni okudum. ışkın doğuda çok sevilen bir bitkidir. biz her bahar hevesle ışkının çıkmasını bekleriz.evet istanbulda satılanlar hep acı ve kartlaşmış olanlar ama bir kerede onlarca ışkın yiyen biri olarak diyebilirim ki erken karar vermeyin ve tuzla yiyiniz..

    YanıtlaSil