10 Haziran 2012 Pazar

Euro 2012 Günlüğü 1

Dün gece twitter da "Futbol 22 kişinin oynadığı ve sonunda..." diye yazmış Gary Lineker, kendine atıf yaptığı tweetinde. Evet kazandık, ancak beklentilerimizin neredeyse hiçbiri yoktu sahada... Acemi Mesut, fizik gücü sıfıra inmiş Schweinsteiger, top tutamayan Podolski, gol dışında bir iş yapmayan Gomez. Elbette iki şeyi bekliyorduk; Almanya'nın kazanacağını ve Christiano Ronaldo'nun milli takımdaki klasikleşmiş berbat futbolunu...


Bir garip stadyum
Lviv'e ulaşmam başka bir yazının konusu. 10 saatlik araba yolculuğunun ardına sınırda 3 saatlik bekleme ve ufak bir trafik kazası dahi günümü zehir etmeye yetmedi. Danimarka-Hollanda maçını izledikten sonra Lviv Arena'da yerimi aldım. Her türlü yenilemeye rağmen Karpaty Lviv'in stadı hiç de keyifle maç izlenecek bir yer değil. Akustik berbat, tribünler aşırı dik ve stat yalnızca 30 bin kişi kapasiteli olmasına rağmen sahadan fazlasıyla uzak. Tek iyi yanı gayet hızlı dolması ve boşalması.


Önce Dostluk
Her turnuvada varlar
Şehri doğru dürüst gezmeyen diğer Almanlar (Bloğumuz yazarlarının hepsinin koyu Almanya taraftarı olduğunu söylememe gerek yok) gibi çoşkumu tribüne sakladım sanki. Hayatımda hiçbir Alman'ı, Oktoberfest dahil, bu kadar çoşkulu görmedim. Öyle ki tipik bir Alman'ın gündelik hayatında yapmayacağı her şeyi yaptılar; sandviçler ve biralar paylaşıldı, soyunuldu, küfredildi, sahaya madde atıldı, Türk olduğum için bana sarılanlar oldu... Milli marş sırasında "Deutchland über alles" kısmının gizliden gizliye söylenmesi de dikkatimi çekti. Gol sevincinde ise yanımdakilerle tek vücut olduk ve düzensiz bir halay gibi savrulduk.

Maç sonrası


Portekizli taraftarların azlığı (Okan TV'de görmüsşe de bana az geldi sanki), Almanlar'ın sanırım yol yorgunluğu ve maçın beklenildiği gibi geçmemesi ve sakince dağılmaları nedeniyle şehir gece oldukça sessizdi. Organizasyon ise tam bir rezalet. İlk günden sıfır verdim. Sokaklarda yatanlar, çifte rezervasyon skandalları, çadır kamplarında dahi gecelik 70 euro gibi fahiş fiyatlar istenmesi, kapalı çarşıyı aratmayan satıcılar ve her yerde uzayıp giden kuyruklar (Mc Donalds'ın önünde belki bin kişi vardı).

3 yorum :

  1. valla orada olmayı çok isterdim. allahtan ballandıra ballandıra anlatacak bir kişi var orada. hollanda almanya maçını dörtgözle bekliyorum. daha ne hikayeler çıkacaktır kimbilir. hele hele almanya antremanlarına da girebilirse.. almanya gerçekten çok kötüydü. bastian sakatlıktan çıkamamış. her alman maçının vazgeçilmezi uzaktan şutlar neredeyse hiç yoktu. aynı durum kanat atakları için de geçerli. ve bir de hummels gerçeği var. sahanın yıldızı kesinlikle bu adamdı. trt maçın adamını(seyirci oylarıya) mesut seçse bile kuşkusuz maçın en iyisi hummelsti.

    YanıtlaSil
  2. Ben de dun bavyeranin kucuk bir kentinde izledim maci ve tam dedigin gibi gunluk hayatta almanlarin kacindigi ne kadar sey varsa yasandi, konvoylar, arabadan sarkanlar yolda durdurup sarilanlar, sanirim adamlarin milliyetciliklerini yasayabilecekleri tek yer bu maclar, finale falan cikarlarsa sehir yikilicak diye korkuyorum

    YanıtlaSil