21 Eylül 2012 Cuma

St. Petersburg Terminal Bar

Efendim, St. Petersburg'da müdavimi olduğum bir bar var. New Yorklu sahiplerinin garip bir zevkle döşediği "Terminal" ismindeki bar genelde 35-40 yaş ve üstü müşterilere hitap eder. Barın uzun ve dar bir koridoru ve bu koridorun başındaki küçük sayılabilecek bir alandaki üç beş ahşap masa ve ortada duran, kimi zaman müşterilerin de çaldığı eski bir piyanoyla son derece sade bir tasarımı var. Rusya'da henüz barlarda sigara içmek serbest olduğundan burada geçireceğiniz birkaç saat sonunda sesiniz Tom Waits'e rakip olabilir. Ancak bazı avantajları da yok değil. Her ne kadar Rusya'ya büyük sempati duyan (Ataları Rusya'dan tekme tokat kovulmasına rağmen) kadim Finli dostum Mikko, Terminal'i binbir türlü bahane öne sürerek beğenmese de (Yok efendim hijyenik eğil, mutfak havalandırması zayıf, müzik volümü iyi ayarlanmamış vs.), içkimizi alıp sokağa çıkma özgürlüğü (Kuzey ülkelerinde içkinizi alıp sokağa çıkmak son derece az bulunan bir özgürlüktür) keyfini yerine getiriyor.


Ancak bu barda bulunma sebebim ne bu garip dekorasyon, ne de 40 yaş üstü şirket ve zevk sahibi jazz sever Ruslarla girdiğim yüzeysel sohbetler... İtiraf etmekte fayda var. Terminal Bar St. Petersburg'ta en fazla çeşit malt viskiyi bir arada bulabileceğiniz ender mekanlardan biri. Bu da yetmezmiş gibi viski fiyatları gayet uygun. Öyle ki, eskiden olsa yanına bir de puro yakıp havalı havalı içtiğimiz ama bugün içenlerle "Bununla iyi tuvalet temizlenir", "Ver ayakkabımı cilalayayım", "İki kadeh dök de komşunun vakitsiz havlayan köpeğini zehirleyeyim" gibi ifadelerle küstahça alay ettiğimiz Chivas Regal ve diğer adi viskilerin dublesi (!) 150 ruble (8.5 Lira). Bunlardan daha iyi içimi olduğu halde İrlandalılık'tan olsa gerek pek prim yapmayan İrlanda viskileri ise sudan ucuz (Oysa fiyat-tat analizi yapıldığında evde bulunması lazım; hemen kaliteli malt viski içmek isteyen davetsiz misafirlerin dikkatini dağıtmak için gerekli olduğu gibi, fenerbahçe maçlarındaki yoğun stres sırasında yaşanabilecek tatsızlıklara birebir- yanlışlıkla malt viskiyi kafaya dikmeme neden olan şu takıma ne demeli-).


Malt viskilerin ise fiyatlandırılması şu şekilde: Glenfiddich ve düşük kalite Highland maltları 180-200 ruble (10.5-11.7 Lira), 12-15 yıllık maltlar ve Japon viskileri 220 ruble (13 Lira), Laphroaig Quarter Cask, Maccallan, Talisker, Lagavulin 16, Balvenie Doublewood, Glenmorangie Nectar D'or gibi şah içkileri ise 250-350 rubleye (14.5-20 Lira) denenebilir. Bu ucuzlukta (İddia ediyorum St. Petersburg'ta bundan ucuza viski içemezsiniz) genelde başıma gelen şey ise daha önce içmediğim pek çok maltı deneyip boş bir cüzdan ve o tatlı viski sarhoşluğuyla eve dönmek.


Üstelik çoğunlukla Ruslar'ın ve ağzının tadını bilen az sayıda yabancının (Bir Japon amcayla Santori muhabbeti yapmışlığım var) takıldığı turistsiz, gürültücü Erasmus öğrencisiz bir ortamda çeşitli viskileri yudumlamak isterseniz biçilmiş kaftan. Viski sevmeyenler için gene uygunca fiyata içkiler var, yalnız bir konuda uyarayım, sadece bir çeşit bira (O da kendi yaptıkları bira) mevcut. Ben pek tutmadım. Adresi de yazayım tam olsun.

Terminal Bar: Rubinsteina Ulitsa 13A, (Metro istasyonu: Dostoyevskaya)

1 yorum :