16 Aralık 2012 Pazar

Saraybosna Lezzet Turu 4

Cumartesi günü Atlas Sineması'nda Hobbit'i izledim. Öncelikle şunu söylemeliyim ki 3D'den nefret ediyorum. İzlerken midem bulanıyor. Elimize tutuşturulan güneş gözlüklerini takınca karanlık sahneleri net görebilmek neredeyse imkansız hale geliyor. Hatta bu karanlık o kadar dayanılmaz oluyor ki, çoğu sahnede ekranı bulanık görme pahasına gözlüğü çıkarıyorum. Filmi normal versiyonda gösteren bir yer bulabilseydim orada izleyecektim fakat en azından Beyoğlu'nda klasik gösterim yapana denk gelmedim. Mümkünse James Cameron'dan başka kimse üç boyutlu film çekmesin. Teknolojinin giderek gelişmesine rağmen, şu ana kadar Avatar'ı aşabilmiş bir üç boyut kalitesine denk gelmiş değilim.


Yüzüklerin Efendisi'nde en sevmediğim nokta, kitaptaki yol duygusunun neredeyse hiç verilmeyişiydi. Yolda kurulan kamplar, uzun ziyafetler ve bu ziyafetlerde söylenen şarkılar tamamen es geçilmişti. Belki biraz daha ciddi olmak adına, daha fazla savaş ve daha fazla aşk eklenerek kitabın eğlenceli kısmı tamamen yok edilmişti. Hobbit filminde ise bu şikayet ettiğimiz durum ortadan kaldırılmış. Kitabın ruhuna uygun olarak yol teması filmin her anında gözümüze sokulmuş. Christopher Lee'yi Saruman olarak tekrar görmek ise filmin en güzel hediyesi olmuş.


Başlık konusuna dönelim. Saraybosna gezisinin üzerinden neredeyse iki ay geçti. Dördüncü bölümü tembelliğimden yazamadığım için her zamanki gibi birçok şeyi unuttum. Aklımda ne yediğim şeylerin fiyatları kaldı ne de gittiğim mekanların adı. Bu vesileyle dördüncü bölümün formatını fotoraman olarak güncelliyorum. Böylece hikaye anlatma derdine düşmeden Saraybosna yükünü üzerimden atıveriyorum.

1. Dolambaçlı yollardan geçerek Mostar'a vardık. Saraybosna ne kadar doğalsa burası o kadar yapay. Şehir, köprüsünün efsanesiyle turizime boğulmuş (Köprü de o kadar etkileyici gelmedi bana). Bu yapay hali bana Safranbolu'yu anımsattı. İkisine de iki saatten fazla dayanmak güç. 
2.Saraybosna'nın Sarajevska'sı varsa buranın da Mostarsko'su var.
3. Fakat lezzet olarak Mostarsko, Sarajevska'nın çok gerisinde. Köprü manzarası eşliğinde Saraybosna birasını yudumluyoruz.
4. Hırvat tarafında yapılan devasa yükseklikteki kilise ise düpedüz provakatörlük. El Kaide'ye "Gel beni bombala!" diye bağırıyor. Dağın tepesine dikilmiş devasa haçtan bahsetmiyorum bile..
5. Duvardaki delikler. Tüm iç savaş yaşayan kentlerin bir numaralı simgesi. Fakat Beyrut'ta bile yoğunluk bu şehirdeki kadar çok değildi.
6. Buranın ne olduğunu bilmiyorum. Fakat duvardaki halk motiflerleri, komünizm zamanından kalma bir kültür merkezi olduğunu düşündürüyor..
7. Kısa süreli Mostar gezisinin ardından olimpiyat şehri Saraybosna'ya dönüş. 84 Kış Olimpiyatları'nın izleri şehrin dört bir yanında.
8. Ascinica (Aşçıdan geliyor herhalde) Bosna'da esnaf lokantasına verilen isim. Ascinica ASDZ ise en meşhurlarından.
9. Karalahana sarması ile başlıyoruz. Buradakilerin en önemli özelliği bizimkilerin aksine tamamen etten yapılması. Etleri lezzetli olduğundan hiç ağır gelmiyor. Yanına verdikleri yoğurt ise Avrupa standardına göre gayet iyi.
10. Günün menüsünde dolmadan bamyaya, türlüden nohuta birçok yemek var. Ben her zamanki gibi yaşlı yemeği haşlama ete prim veriyorum.
11. Sıra geldi tatlılara. Ülkenin en meşhur tatlısı tuhafije. Bizim ayva tatlısının elmadan yapılanı. Hafif ve lezzetli.
12. Reform adındaki tatlı ise bu şehirde çok popüler. Kahvenin yanına çok iyi gidiyor. Üstelik çok hafif.
13. Galatasaraylı eski futbolcu Tarık Hodziç'in köfte dükkanının hemen yanında bulunan Ramis ise şehrin en eski pastanesi. Bu yıl 100. yaşını kutluyor. 
14. Ramis şehrin yaşlıları arasında çok popüler. Bizdeki hurma tatlısının benzeri hurmasice adıyla satılıyor. Fakat hurma tatlısına göre daha kuru ve lezzetsiz.
15. Fakat değil Ramis'in, gezinin en büyük hayal kırıklığı boşnak usülü boza ile geliyor. Kıvamı bizim bozalardan bir hayli cıvık. Tadı ise Türk bozasının bir ay bekleyip bozulmuş haline benziyor. Bozadan çok kefiri anımsatıyor.

6 yorum :

  1. hurmacığı, ev usulu yemek gerekir, aksi halde kötü pastahane şekerparesi gibidir

    YanıtlaSil
  2. ramis'in baklavasi meshurmus. birde limonatasi... tabii ben temmuz ayinda gittigimden sadece limonata ile yetinmistim. :)

    YanıtlaSil
  3. genclerde seviyor. bana bir genc tavsiye etmisti.

    YanıtlaSil