14 Şubat 2013 Perşembe

Evde Yemek Serisi: Rice Stick


Evde yemek serisi, İmerhan delirdiğinden beri sahipsiz kalmıştı. Bloğun diğer aktif yazarları gayet lezzetli yemek yapmayı becerse de İmerhan'ın yemeklerindeki şıklıktan çok uzaktı. Geçen hafta, marketlerde her elime geldiğinde "Şimdi almayayım ama bir dahaki sefere kesin alacağım" cinsinden duygulara sebebiyet veren rice sticki alma cesaretinde bulundum. Artık bir kez bile olsa pirinçli noodle yapmak zorundaydım. Dolabımda birkaç hafta beklettikten sonra, üşenmekten vazgeçip internette türlü türlü tarifleri inceledim. Kafama en yatanı karidesli versiyonu oldu. İyi de, Karaköy Balık Pazarı'ndan alacağım solucan gibi (Balık yemi niyetine verilen) karideslerle, uzak doğu tarzı bir yemek yapmak mümkün değil. Dişe dokunur orta büyüklükte jumbo karides ise balık pazarında kilosu 100 liradan okutuluyor. Üstelik taze olduğu da şüpheli.


Tek bir yol var. Sabah erkenden kalkıp Eminönü Mısır Çarşısı'nın hemen yan tarafında bulunan Taze Balıkçı'ya uğramak. Çukurcuma'dan yaya olarak yola koyuluyorum. İlk durağım Karaköy Balık Pazarı. Solucan ebatındaki karideslerin kilosu 25 TL. Sabahın köründe pazara daldığımdan, hemen hemen tüm balıkların buraya donmuş halde geldiğini dehşetle izliyorum. Artık kafamda soru işareti kalmıyor. Rotamız Mısır Çarşısı. Taze Balıkçı'ya geldiğimde tezgah yeni kuruluyor. Adından da anlaşılabileceği gibi balıklar taze. Donmuş olarak satılan midye içi veya yengeç ise tezgahta değil buzlukta duruyor. Kandırmaca yok. Jumbonun kilosu 50 TL. Gayet pahalı. Ama kuzu etine 60 TL verdiğimi düşünüp vicdanımı bir nebze rahatlatıyorum. Üstelik iki kişilik noodle yapımı için 6-7 adet karides yetecektir.


Dikkat! Kapıda alarm var
Dönüş yolunda malzemeler eve bırakılıp doğruca Gümüşsuyu mevkiine gidiliyor. Burada şahane bir Çin Market konuşlanmış. Yine fiyat kıyaslama açısından evvelinden Cihangir Carrefour'a uğruyorum. İstiridye sosu 13 tl. Hafızaya yazıyorum! Çin Market'te yok yok. Uzak doğu işi tavalardan kesici aletlere, binbir çeşit atıştırmalıklardan baharatlara. İstiridye sosu burada 4,5 tl. Uzak Doğu yemeklerinde kullanılan karışık baharat ise sudan ucuz, 1,5 tl. Çinli kadın benim meraklanmamdan faydalanarak tüm ürünleri bana kakalamaya çalışıyor. Birbirinden kıytırık, "leblebi tozu ayarında" bakkal ürünlerinden üçer beşer alıp dükkanı terkediyorum. Dayanamayıp yolda ilkinin ambalajını açıp tadına bakıyorum.



Aşağıda resmini gördüğünüz ilk ürün bizim karışık turşunun daha ince doğranmış ve daha tuzlu haliydi. Aman dikkat poşeti dikkatli yırtınız, yoksa üstünüz başınız batabiliyor. Gümüşsuyu yokuşunda peçetesiz kalıp ellerimi yalarken dayanamayıp (İçimi kemiren kötü bir hisle) ikinci ürünü de açıyorum. Kereviz sapı turşusunun daha nemlisi ve on kat tuzlusunu düşünün. İşte bu! Ellerim daha da berbat oluyor. Yolda herkes bana bakıyor. Doğru çöpe. Çöpün başında, acaba ilk denemede tadına varamamış olabilir miyim diye bir lokma daha alıyorum. Bombok! Böyle birkaç kıytırık Çin bakkalı mamülü denemesinden  sonra güç bela eve varıyorum. Baharatı açıp hemen kokluyorum. Yoğun bir anason kokusu geliyor.



Karışık baharat. Sol üstteki vesikalık fotoya dikkat!
Hemencecik yemek yapmaya koyuluyorum. Noodle paketinin yarısını kaynar suya atıyorum. Arkasındaki kullanım talimatı 6-8 dakika diyor. Bana biraz fazla gelse de prosedüre uyuyorum. Altıncı dakikanın sonunda tüm noodleları birbirine yapışmış halde görünce gözlerime inanamıyorum. Fiyasko! Çatalla noodleları ayırmaya kalkmam durumu daha da kötüleştiriyor. Allahtan yarım paket daha var.


İlk parti maalesef çöpe gidiyor (Bugün çöpe giden ilk Çin malı değil). İkinci partide içgüdülerimi dinliyorum. Kaynar suyun altını kapatıp noodleları suya daldırıyorum. Otuz saniyede bir tadını kontrol ediyorum. 3-4 dakikada tam kıvama geliyor. İstiridye sosu ile karıştırılmış soya sosu ve şeker ekledikten sonra noodleları bu karışıma ekliyorum. Daha önceden hazırladığım yağda kavrulmuş havuç, biber ve karides karışımını (Sarımsak, zencefil ve Asya baharat karışımı ile tatlandırılmış) noodle ile birleştiriyorum. Üstüne süs olarak ince kıyılmış taze soğan. Yanına  ise Barbare şaraplarından Syrah&Granache&Mourvedre 2009. Afiyet olsun.


Not: Amerikan filmlerinde hep görürüz. Çin marketine girince alarm zırıl zırıl öter. Böylece tezgahtar içerideki odasından çıkıp size yardımcı olur. Ya da hırsızlık yapmayasınız diye uzaktan sizi izler. Aynısı burada da var. Neden bunu anlattım bilmiyorum ama ben görünce çok heyecanladım.

13 yorum :

  1. Bir türlü güvenip de balık alamıyorum bir yerlerden, seçmeyi de çok iyi beceremiyorum çünkü. Belki Anadolu yakasında da önereceğiniz bir balıkçı vardır, çok şanslıyımdır belki ben, ne dersiniz? :)

    YanıtlaSil
  2. malesef :( anadolu yakasında fenerbahçe stadı ve sahte dvdcilerin yeri dışında hiçbir şey bilmiyoruz. bizim için izmir kadar yabancı oraları :)

    YanıtlaSil
  3. paket üzerindeki vesikalık;Paketi tasarlayan elemana mı,baharatı yapan ustaya mı yoksa firmanın sahibine mi ait?çok büyük merak içerisindeyim Okan resmin altındaki yazıyı tercüme ettirseydin keşke.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bir dahaki gidişimde kesinlikle soracağım

      Sil
  4. Selamlar

    Anadolu yakasindaki en taze baligi Kartal Balikcilar carsisi (Sahil yolu uzerinde Deniz otobusu iskelesi yanindalar) Erdogan isminde bir Kartalspor fanatigi "balikcilar arasindaki en soldaki Kartalspor bayraklari olan tezgah) satar.Bu arkadaslarin cevresi ve balikci tanidiklari cok genis ve standart normal buzluk baliklarini arkaya dizerler.Ondeki su icerisindeki iri istavrit ve diger buyuk baliklari size hazirlamalari 20 dakikayi almiyor.Kalabalik oluyorlar ama buna degiyor.Ben Istanbul'da yasarken (6 ay oncesine kadar) Bostancidaki balikcilar 20 dakika yurume mesafesinde olmasina ragmen oraya giderim tazeligi sebebiyle...

    Cin marketlerinin tadina su siralar 6 ay onceye kadar tasindigim Newyork'ta bakiyorum.Burada da degisen bir sey yok, o filmlerdeki gordugunuz alarm sistemleri ve kapi zilleri konusu hala burada revacta...Farkli olan sey ise dukkanlarin kokusu.Buradaki dukkanlarin kokusu asiri derecede agir kokuyor.Hatta deniz urunleri bolumunden gecerken burnumu tikiyorum.Ve de kaz ayagindan yapilan corbanin icerisine koyduklari cok agir kokan sarimsakli kirmizi aci sosun kokusunu ve beyinde biraktigi hasari anlatmama gerek yok.

    Ortalama dukkanda gordugunuz o fiyatlarin hepsini iyi bilen biri olarak burada dolar karsiliklari oldugunu gordum. Turkiye'de satilan o sosun 6.5TL fiyati burada da 6 dollar.Oldukca garip geldi,bu kadar cok Cinlinin oldugu yerde belki daha ucuza satiliyordur diye hayal etsem de bu hayalim curumu oldu.

    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  5. guzelce yazdigim yorum hata sonucu ulasmadi sanirim. Bastan alayim;

    tam da bu aralar cin bufe'de yedigim muhtesem karidesli noodle'i dusunup, evde yapma planlari yaparken ve yikanabilir cubuk nerden bulabilirim diye arastirip da bir sey bulamamisken; blogunuza yaptigim rutin ziyaretlerimden birisinde bu yaziyla karsilasmam buyuk sans!

    Bu cin market tam olarak nerede? Gumussuyu yokusu Kazanci yokusu mu oluyor? taksim meydanina gore koordinatlari verebilirseniz mutlu olurum. Bir de cin mali onyargisi da varken, bu soslara guvenebilir miyiz? Tesekkurler.

    Esin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kalitesi ust duzey degil tabiki.istiridye sosunun fiyatindan belli oluyor.gumussuyu alman konsol9slugunun onundeki cadde. Google earth ten de bakabilirsin

      Sil
  6. Şu aralar çin yemeği istediğimde hep çin büfeye gidiyorum ama yazdıklarınızı okuyunca evde de hazırlama isteğim arttı birden :)

    YanıtlaSil
  7. Merhabalar,

    Ben de sushi yapmak için bu marketten malzeme almayı düşünüyorum. Kaçta kapandığına dair bir bilginiz var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öğrendim arkdaşlar; akşam 7'de kapanıyormuş. Telefon numarası da: (0212) 293 05 36.

      Bunun dışında Etiler'de Tepecik Yolu'ndan Uçaksavar'a doğru giderken bir apartmanın alt katında bir Japon dükkanı daha var. Onun telefon numarası: (0212) 351 21 31. Burası da akşam 7'de kapanıyor.



      Sil