7 Mayıs 2013 Salı

Evde Yemek Yarışması: Beğendili Kızarmış Börek

Biz artık hediyeleri açıklayalım da yarışmayı bitirelim derken Şeyma posta kutumuzu topa tuttu. Üç yazı birden göndermiş, iyi de yapmış. Demek ki yarışma biraz daha uzadı, bahisler hala açık. Şeyma'nın ellerine sağlık. Yazı da sadece tarif ve fotoğraf yok, dedikodu tadında tarih bilgisi de var.

Hola!

Pek severek takip ettiğimiz bloğunuza, neredeyse yemek için yaşayan insanlar olarak ucundan kıyısından biz de katılalım dedik.

Fotoğraftaki bol kalorili nefasetleri anlatayım kısaca;

Öncelikle beşamelle başlamak yerinde olur kanımca. Temelde un-süt-yağ içerikli ve beyaz renkli (Olmasını umduğumuz) bu sosun maksimum lezzete ulaşması için, bu temel maddelerinin oldukça iyi kalitede kullanılmasını öneririm naçizane.
Özellikle tereyağının halis muhlis köy tereyağı olmasını ise şiddetle, ısrarla dayatırım öncelikle.

İtalyanlar’ın da, Fransızlar’ın da kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri  un ve tereyağını hafifçe pembeleşene dek beraber kavurup, süt ilavesiyle muhallebi kıvamına getirilerek, topaklaşma içermeyen homojen ve beyaz bir viskoz akışkan 
halinde olan (Olması beklenen) beşamel sos (Bechamel) bir çok farklı rivayete sahip. 


Fransızlar, XIV. Louis zamanı boğazına pek düşkün bu güneş kralın kahyası/yemek konusundaki akıl hocası Louis de Bechamel'in bu sosun mucidi olduğu iddiasındalarken, İtalyanlar; Hadi canım, o adam yumurta kıramazdı bırak yemek yapmayı. Hem bir kere bu sos bize ait, sizden daha eski dönemlerde “balsamella”ydı bunun adı. Bizim Floransa Prensi Lorenzo di Medici'nin kızı Catherine'i, Orleans Dükü’ne gelin verdik (Daha sonra Dük, II. Henry adıyla tahta çıkıyor). Kız gitti Paris'e, tabi soylu bu aşçılarıyla maşçılarıyla gitti, yoksa bakmayın o kızcağızın da öyle elinden pek bir iş gelmezdi (Dedikoducu İtalyanlar). Sen bu aşçılar git bizim balsamellayı yap orda, XIV. Louis'in başaşçısı François Pierre de La Varenne'nin eline geçsin tarif. Kendi adı uzun diye herhalde gitmiş kralın kahyasının adını vermiş niyeyse bir de (Dallas yemin ederim). Olmuş balsamellamız bechamel. Biraz bizim Yunanlılar'la mutfak konusundaki mevzularımıza dönmüş ama artık, neyse. O zaman ben de görüyorum ve artırıyorum; Bence de bunlardan önce Doğu mutfağında meyane vardı, tamam süt değil su ile yapılıyordu ama aynı mantıkta bir sos olmasından mütevellit, gerçekten kime ait kim bilir diyorum.

Neyse hazırladığımız beşamele közlenmiş-kıyılmış patlıcan ilavesiyle beğendiye çeyrek kala bir iç hazırlıyoruz. Yufkalara bu içi ekleyip, kapatıyoruz. İçi dolu dolu bu börekleri yumurta-galeta unu ikilisinden geçirip bol yağda kızartıyoruz.

Sonuç: Bol kalorili, kızarmış, çıtır-çıtır, ılık servis edilirse optimum lezzeti sağlayacaktır.

Beğendiyi ve kızartmayı severiz. İkisi birleşince de eminiz sonuç kötü olmaz. Peki ama bunun bizim koyduğumuz, yaratıcılıktan çok uzak "beğendili kızarmış börek" dışında bir ismi var mıdır? Şeyma'nın, hızını alamayıp yeni yazılar göndermezse, iki yazısı daha var. Kısa süre sonra onlar da yayında olacak. Ama onlardan önce nisan ayında çoktan yazılmış olması gereken "Bahar Lezzet Serisi"nin ilk ayağı olan Kadıköy yazısı gelecek (İnşallah!). Neyse, Şeyma'ya teşekkürler. 

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder