22 Mayıs 2013 Çarşamba

Lahmacunun İzinde: Horhor Faciası!


Yaz sıcakları bastırmadan son bir lahmacun şöleni yapalım diyoruz. Ama nerede? Kişisel tercihim Cerrahpaşa Hastanesi'nin karşısındaki Antepli Lahmacuncu. Ama farklı mekanları denemekte fayda var. Bir arkadaşımızın tavsiyesi ile Horhor yolunu tutuyoruz. Kişsel tercihlere pek güvenmediğimden internette araştırmasını yapıyorum. Mekanın adı Neden Urfa. Sonunda soru işareti yok. Kebabını övüyorlar. Daha önce giden arkadaşımız lahmacununu yere göğe sığdıramıyor.


Mekan sahibi baba oğul ayrıca türkücülük de yapıyor.Urfalılar kızacak ama şu ana kadar İstanbul'da gittiğim tüm Urfa lokantaları fiyasko oldu. Yeşil ve sarı dekorasyon mu var? Hemen kaç. Hizmet, hijyen ve lezzette Urfalılar bence Antepliler'in yanına bile yaklaşamaz. Mutfak konusundaki erezyonu, çiğköftenin ve lahmacunun mucidi olmalarına rağmen unvanlarını bu işi daha iyi yapan Adıyaman (Hatta Elazığ) ve Antep'e kaptırmalarından bellidir (Düşünün yediğiniz en iyi on lahmacunun kaçı Urfalı? Benim ilk onumda bir tane bile Urfalı yok.). İçeri girdiğim anda Neden Urfa'nın da bunlardan çok farklı olmayacağını hissettim. İlk başta çiğ köfte söylüyoruz. Garson kabaca "Çiğ köftemiz yokkkk! Akşam 6'dan sonra yapacağız!" diyor. "Yuhh!" diyorum, "Koskoca Urfa lokantasında çiğ köfte yok"



Bundan sonra kalkıp gitmemek benim aptallığım. Huylandığım için baştan bir tane lahmacun söylüyorum. Çünkü pek umudum yok. Uzaklaşan garsona tembihliyorum, "Ustaaaa. Aman acılı olsun haaa". 20 dakika sonra soluk, yumuşak ve en kötüsü buz gibi lahmacun önüme konuyor. Anlamıyorum. Renginden belli acılı da değil. "Usta bu acılı değil. Değiştirin" diyorum. "Pardon unutmuşlar. Üstüne pul biber serpin" şeklinde cevap alıyorum. Değiştirmemekte ısrar ediyorlar lahmacunu. Ama bir panik hali var seziyorum. Buz gibi lahmacunu yemeye başlıyorum. Berbat. Lahmacun zinciri Hacıoğlu'nda satılanlar bile bundan iyidir. En azından sıcak geliyor. Acılı deyince acısız vermiyorlar. Hızla yemeğimi yiyip terkediyorum lokantayı. Duvardaki komik posterlere bakarak hesabı ödüyorum. Mekan sahibi aynı zamanda türkücülük de yapıyor. Hatta şahane bir klibi de var. Olaylar Neden Urfa Lokantası'nda geçiyor (Buradan izleyebilirsiniz). Neden Urfa sorusunun cevabı da burada: Cevap "Baboş getir kebabı!" imiş. Keşke kebap yeseydik. Belki de klip çekecek kadar güzeldir. 


Lahmacun ölüsü
Kasada bir şey daha farkediyorum. Burada taş fırın yok. Yani lahmacunu başka yerden söylüyorlar. Acılı meselesindeki panik de o yüzden. Önceden sipariş verdiklerinden değişiklik yapamıyorlar. Kendi kendime soruyorum "Neden Urfa?".



Kafama takıldı bir kere lahmacun yemem lazım. Hemen karşıdaki Onbaşı Kebab'ı görüyorum. Adamlar Antepli. Tereddüt etmeden dalıyorum içeri. En azından adam gibi lahmacun yerim. Garsona sesleniyorum, "Usta lahmacunun nasıl? Allah rızası için iyi değilse hiç vaktimi harcamayayım. Az önce karşıda yedim midem kalktı". Garson gülerekten "Hocam oranın taş fırını yok ki. İlerideki pide fırınında yaptırıyorlar. Lahmacun isteyene mangalda ısıtıp veriyorlar". İyi bari en azından tezim kanıtlanıyor. Sütten ağzım yandığından. Deneme amaçlı tek lahmacun söylüyorum.




Göz ucu ile taş ocağa bakıyorum. Pide ustaları canavar gibi. Elleri ile incecik açıyorlar hamuru. Malzemeyi de bol koyuyorlar. Bu sefer skandal olmayacak gibi. 10 dakika sonra lahmacun önüme geliyor. Kıyma hamurun en dip noktasına kadar yayılmış. Tam Antep işi. Acısı da yerinde belli. Yemeye koyuluyorum. Kıtır kıtır. İncecik. Harcının lezzeti yerinde. Tek bir kusuru var. Hamurunda zerre kepek yok. Bembeyaz. Kepeği de geçtim ununda sanki şeker var. Sanki Uno marka ekmek yiyorum. Olmamış. Bunu garsona söylüyorum. Cevap klasik "Abi herkes beyaz un istiyor".


Kontrastı abartılmış lahmacun

Az önce vitrinden baklavalara bakmıştım. Güzel görünüyordu. Garsona bir soru daha, "Usta baklavan nasıl?", "Abi Seç Turizm ile günlük geliyor Antep'ten. Taptaze. Koçak'tan sonra Antep'in ikinci iyi baklavası". Hemen inanıyorum. "Yarım özel kare yarım şöbiyet". Tez masaya geliyor. Rengi biraz soluk mu. Batırıyorum çatalı. Güç bela bölüyorum. Hamuru taş gibi. Şekerlenmiş. Tadı en iyi tabirle vasatın altında. Standart Güllüoğlu'nda bile bundan iyi baklava yedim. Üstelik iddia ettikleri gibi taze de değil. Galiba baklavada en önemli kriter tazelik. Sırf bu yüzden işletmecilerine bayılmasam da İstanbul'da baklava yenilecek yegane mekan Karaköy Güllüoğlu. En azından yoğun sirkülasyon baklavaların bir günden uzun kalmamasını sağlıyor. Hayal kırıklığı ile mekandan ayrılıyorum. Kötü bir gün oldu. Lahmacun yapamayan Urfalı, baklava yapamayan Antepli. Toparlanmakta zorlanacağım.

8 yorum :

  1. seç baklavalarının kendi şubeleri var internet sitesinden bakabilirsiniz biz birkaç defa akdeniz caddesindekinden havuç dilimi almıştık taze ve güzeldi ama diğer çeşitleri hakkında bir fikrim yok

    YanıtlaSil
  2. Bir de oradan denemek lazim.önemli olan tazelik

    YanıtlaSil
  3. Neden Urfa'da ciddiyetsizlik ön planda olmasına rağmen kebapları cidden iyidir. Ramazan gününde yaptıkları rezervasyon densizliğinden dolayı her ne kadar bir daha gitmemeyi düşünsem de iyi olduklarını belirtmeliyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kebabının tadına bakmadım. bakacaktım ama ruh hallerinden dolayı tez zamanda terkettim mekanı

      Sil
  4. Ustad, Neden Urfa'da kebap yedik vakti zamaninda, ama oyle aman aman bir sey bulamadim ne yalan soyleyeyim. Ben birde bu aralar istanbul (ve cogu buyuksehirdeki) kebapci konseptine ayar olmaya basladim, sanki parayi ete degil de bulgur pilavina veriyormusum gibi bir his kapliyor. pilavla sisirip karikaturdeki gibi 'ne yedik abi beaa' psikolojisine burunmenizi mi cabaliyorlar nedir..

    Herneyse, Akdeniz caddesindeki Sec'ten de aldik baklava, bana acikcasi fiyati yuksek baklavasi da cok oyle ahim sahim gelmemisti... Tercih sizin..

    Fakat tavsiye uzerine bu Sec baklavayi ararken yanlislikla Serifoglu diye bir yer bulmustuk ara sokakta, oranin fistikli baklava turlerini basarili bulmustum. Fatih ahalisi tarafindan da tutulan bir yerdir, sirkulasyon iyi oldugundan tazelik olayi sorun olmaz diye dusunuyorum.

    YanıtlaSil
  5. dostum ailesi antepli olan ve her sene iki üç defa memlekete(antep) giden bir istanbullu kardeşin olarak siteni ve yorumlarını ağzım sulanarak takip ediyorum ısrarla :) Antep'te ne güllüoğlu ne de koçak popülerdir Anteplilerin gözünde... eğer gidersen muhakkak bakırcılar çarşısının girişindeki Çelebioğullarını tavsiye ederim sana. Çocukluğumdan beri tattığım tüm baklava hipotezimi altüst ettiler :) o derece... Maalesef şuan İstanbulda o düzeyde baklava yada Antep tatlıları yapan bir yer yok, olanlarla idare ediliyor sadece. Kebap olayında şuan ki tek favori yer şurası kanımca, bi ara tekrar horhora uğrayıp tatmanı tavsiye ederim, zırh eti çekiliyor ve fiyat performansı inanılmaz uçuk. lavaşları çok kötü, tırnaklı pidede istemeni tavsiye ederim.

    YanıtlaSil
  6. http://hotspots.mekanist.net/2013/12/horhor-durum-evi-aksaray/

    YanıtlaSil