21 Eylül 2013 Cumartesi

Filmekimi 2013

Lunchbox (Sefertası): "Mumbai mucizeler kentidir... Bu dev kentte hergün 160.000 sefertası evlerden alınıp işyerlerine dağıtılır, akşamüstleri de aynı şekilde toplanır".



Festival kataloğundaki giriş cümlesi bile beni bu filme gitmeye ikna etti. Hindistan'da baharatlı yemekler yiyemeyen İngilizler'in, evlerinden yemek getirebilmeli için kurulan bir sistemdir "Dabawalla". Burada çalışanlar, evinizden sefer tasınızı alıyor, tam yemek vakti size yetiştiriyor. Boş sefer tası da eve geri götürülüyor. Bunu yapanların çoğu okuma yazma bilmiyor. Renklerle ve kendi aralarında bir işaret sistemiyle anlaşıp, sefer taslarını hiç aksatmadan, karıştırmadan taşıyorlar. Geçtiğimiz sene Hindistan'ın güneyinde yaşanan sel felaketinde, felç olan şehirler, tıkırında çalışan dabawalla sistemi sayesinde çabucak toparlanmış ve batılı birçok araştırmacının başına "sustainable" koymak şartıyla makalelerini süslemişti.


Dabbawala işçileri
Inside Llewyn Davis: Coenler, müzik ve 60'lar. Bu üç kelime için bile kaçırılmayacak bir film ama gel gör ki Lale kart zulmü yüzünden daha satışa sunulmadan biletler tükendi. Neyse zaten festivalden bir iki hafta sonra gösterime girecektir.

Congress: Daha geçen gün arkadaşıma Stanislaw Lem'in neden dünyanın en büyük bilim kurgu yazarı olduğundan bahsetmişken bu filmin festivale geleceğini duymak bile beni kendimden geçirdi. Üstelik film, en güzel kitaplarından biri olan Gelecekbilim Kongresi'nin serbest uyarlaması. Yönetmen ise Beşirle Vals'te tanıdığımız Ari Folman. Kağıt üstünde şahane duruyor.


Le Passe: Bir Ayrılık filmi ile kendisine taptığımız Asghar Farhadi'nin yeni filmini kaçıramazdık. Filmin İran'da geçmeyecek olması canımızı sıksa da İranlı muhaliflerin sürgün başkenti Paris de bizi tatmin edecektir.


Blue Is The Warmest Colour: Geçtiğimiz yılın Altın Palmiye'li filmi. Ayrıca başrol oyucularının ikisi de ödüle layık görülmüştü.


The Dance Of Reality: Holy Mountain ve El Topo ile gönlümüzde taht kuran Alejandro Jodorowsky, Latin Amerika'nın neredeyse bir asırlık sürrealizm geleneğinin en önemli isimlerinden. 23 yıl aradan sonra çektiği ilk film olması ise heyecanımızı katlıyor.

Bunu dışında Jim Jarmush'un son filmi ve Jia Zhang Ke'nin Cannes'da en iyi senaryo ödülü alan  A Touch Of Sin'de merakla beklediklerimiz arasına rahatça sokulabilir.

1 yorum :