8 Ekim 2013 Salı

Antep: Kent, Gece Ve Ciğer

Kent
Aslında bu yazıya bıçakla başlamak yersiz. Çünkü İmerhan'la son iki haftada Eminönü'nde şahane  bıçak turları yapıyoruz. Önce zengin arkadaşımıza zorla tüfek aldırdık. Akabinde de hiç mutfağa girmemesine rağmen en pahalısından Sürmene bıçaklarını. En pahalı çerezcide (Çerezcilerin James Cameron'u Tevfik Ekmekçioğlu) kilolarca çerez aldırıp içtiğimiz kahveleri ödettik.! İkinci turda İmerhan kendine bıçak seçtiği için ucuzlarından aldık. Metin Nalburiye, Kalite Bıçak ve efsanevi Bıçakçı Osman. Hepsi pek yakında.


Kent turumuzun ilk durağı kalenin yanındaki sebze toptancıları. Enfes biberler, domatesler. Hele o patlıcanlar. "Yazı nasıldı acaba buranın? Ne güzel patlıcanları kaçırmışız!" İklim gevrek. "Daha meşhur Antep biberi çıkmadı bile!" diye söylüyor sebzeci. "Eylül sonunda ince kabuklu zehir gibi acı dolmalık biberlerden çıkıyor. Buradaki dolmalıkların çoğu Antakya'dan. Antakya'yı sevmişsen Antep'e bayılırdın." Kahretsin ki yarın gidiyorum. Eylülün sonunda bir daha mı gelsem? O biberlerden yiyemezsem ölürüm.


Çok bayıldığım Malatya biberine benziyor. Küçüklüğümde o biberleri yufka ekmeğinin içine koyarak yerdim. Yanına da tulum peyniri. Hele patlıcanlar; mor, siyah ve beyaz renkli. Lezzet fışkırıyor belli. Kurutup dolma yapmaya ne de uygun. Ama taze patlıcan dolması bence kurusunu donunda sallar. Biber içinse tersi geçerli. O kadar çok biber seviyorum ki en sevdiğim dolmavari yemek her Türk insanı gibi yaprak sarma değil, kuru biber dolmasıdır. Sebzecileri geçince, aynı sırada geçen sene traş olduğum berbere uğruyorum. Bu sene yine saçımı "1" numaraya vuruyorum. Devam ediyorum yürümeye. İleride aynı hizada bir bıçakçı var. Bıçakçı Ökkeş.



İçeride şahane bıçaklar var. Bir yandan diğer odadaki atölyede demir döverlerken diğer yandan satıyorlar. Kalmadı İstanbul'da böylesi. Hemen gözüme kabak dolması yapmak için oymalık bıçaklar ilişti.




Kıyma kebap veya lahmacun için satırlar ve (Gavurdağı gibi) ince işçilikli salatalar için şahane sebze bıçakları. En çok da  küt burunluları seviyorum. Büyük boyu 6 tl. Muhteşem. İstanbul'da 20'den aşağıya satmazlar bunu. Bıçakçı Ökkeş; bu isimi unutmamak gerek. Antep'ten gelen arkadaşlarımdan baklava yerine bir daha bundan isteyeceğim.


Peki kale etrafındaki çarşılar ve yemeği çıkarırsanız Antep'te ne kalır? Cevap: Hiç! Antep modern muhafazakarlığın zevksizliğine boğulmuş vaziyette. Ve bana göre kurtuluş şansı neredeyse sıfır. Hemen 100 kilometre ötedeki Halep (Son zamanlarda her ne kadar yıkık vaziyette de olsa) kadar ruhunu koruyamamış. Çirkin binalar, dışı kayısı içi Antep fıstığı şeklinde avmler. Eski mahallelelrin yıkıntıları üzerine yapılan derin temelli iş merkezleri.


Bu kadar güzel kebabın yanına alkol alacak tek güzel lokantanın bulunmamasına mı yanalım (Eminim Ülke lahmacunun yanında bira söylerdi) veya "x" şeklindeki çirkin binalarına mı? Uzakta kente umutsuz bir hava veren Toki yapıları sanki "Git buralarda boşuna denizi arama" mesajı veriyor.



Şehirde Arap nüfusundaki gözle görülür artışın getirdiği gerilim yer yer sürtüşmelere bile sebebiyet veriyordu benim kaldığım iki gün boyunca. Kent gerçek anlamda berbat durumda. Bir yandan sanayileşme ve turistikleşme nedeniyle hızlı bir kültür kaybı, yemeklerde yozlaşma, turistin damak zevkine uydurma. (Elmacı pazarından yaratılmaya çalışılan kapalıçarşı atmosferinden bile herşey kolayca anlaşılıyor). Diğer yandan kültür darbesinin üstüne eklenin çirkin bir devlet yumruğu. Zaten boğuk olan şehri toplu konutlarla iyice boğmaca. Hızla yok olan eski bahçeli evler, taş yapılar. Şehir merkezindeki aşırı çirkin restorasyonlar.


Yakın zamanda  Antep'e gitmezseniz Antep'i görmüş sayılmayacaksınız. Çünkü tahmin ettiğinizden çok daha hızlı çirkinleşiyor bu şehir. Abartmıyorum. Geçen seneki gelişimden bun yana bile çok fazla farklılıklara rastladım.

Gece
Antep'te gece ne demek? Yemeğin dışında hiç demek. Tek istisna on beş günde bir oynanan Gaziantep maçları. Şansımıza da bugün Antep'in karşılaşması var. İstikamet Kamil Ocak Stadı. Stadın dışı silme ciğerci. İstanbul köftecilerinden çok daha iştah açıcı. Burada çekirdekçi yok. Antep fıstıkçı var. Maçta taze fıstık keyfi. Zevke bak. Fakat zevk pezevenkliğinin doruğu popolarının altına gazete değil bildiğin halı koymalarıyla yaşanıyor. Halı satan seyyar satıcıları görünce dehşete düşüyorum.

Stada giriş kale arkası 5 tl. Kale arkası istiyorum. En adi yeri görmeliyim. Stat televizyonda gözüktüğünden on kat daha çirkin. Kamil Ocak'ın tüm tribünleri kapalı olduğundan beğenirdim. Meğer rezaletmiş. Üstünü gece kondu evlerindeki gibi kapamışlar. Tribünlerle saha arasına bir saha daha girer. Hele kale arkası. Tam bir felaket. Benim gibi körlerin hiç şansı yok. Allahtan Antep fıstığı var. Maç skandal. Antep Çaykur Rize'den 5 yiyor. Takımın hali içler acısı. Seyirciler ise hepsinden kötü. Ruh sıfır. Kasımpaşa seyircisi bile daha organize. Hayatımda daha kötü seyirci topluluğu görmedim. Adana'da en azından sıcaktan soyunan şişko adamlar vardı. Üçüncü golden sonra kaçıyorum. Stadın dışı içinden çok daha canlı. Ciğercileri izliyorum. Yükselen mangal dumanına dalıyorum. "Boşuna ışık parası" diyorum. "Gece maçı sizin neyinize".

Ve Ciğer
İlk durağımız herkesin methiyeler düzdüğü Köşk Ciğer. Bakalım Antep'in meşhur ciğer kavurması nasılmış. İstanbul'da varsa yoksa şiş veya arnavut ciğeri. Ciğer kavurma yapan hiç yok. Halbuki Anadolu ev kadınları ciğeri sadece kavurarak yer. Şişe dizmek de neymiş efendim.


Köşk Ciğer'e maç sonrası dalıyoruz. Gece vakti enerjileri düşük personelin. Eşim yan gözle salata yapan çocuğu süzüyor. Yan masanın artan salatasını ortadaki büyük salata havuzuna döküyor. O havuzdaki salatada bizim önümüze geliyor. Daha birinci dakika sıfır puan! Bundan sonra dünyanın en iyi eti gelse kaç yazar. Elalemin yediği slatayı müşteriye kakalamaya utanmıyor musunuz? Yazık.


Zaten salatanın gevşek dokusundan saatlerce beklemiş olduğunu anlayabilirsiniz. Domates posası kalmış. Ciğer ise fazla gevşemiş. Hamura dönmüş. Suyu ve lezzeti yerinde. Belli ki güzel yapılsa şahane olacak. İdare eder. Ama Köşk Ciğer'e methiyeler düzen insanları gördükçe yemekten anlamadıklarına kanaat getiriyorum. Kavurmadan hemen sonra böbrek ve yürek ikilisi geliyor. Böbrek idare eder ama yürek aşırı pişmiş. Lastik gibi. İmerhan olsa yemez bunu. Ben ise et israf etmem. Hepsini yutuyorum.


Ertesi günün sabahı ise Antep'in en iyisi  Ciğerci Ali Haydar'a gitmek niyetim. Gecenin beşinde açılıp sabaha doğru kapanıyor. "Cağırtlak kebabını orada yiyeceksin!" diyordu maçtaki bir çocuk. Ama sabaha kadar dayanamadık işte.


Sabah tabi ki beşte kalkamıyorum. Ama ciğerle kahvaltı etmem lazım. Esnafa sorayım diyorum içimden. En iyisini bilirler. Salçacı Dede'ye dalıyorum. Hemen kaleye yakın mesafede bir ciğerci tarif ediyor. Yener Usta'yı. "İmam Çağdaş'ın üçte birine karnını doyurursun!" diyorHer zaman olduğu gibi şahane ayranlar geliyor. Çünkü yoğurdu enfes bu şehrin. Kesinlikle açık isteyeceksiniz. Bardak bardak içiyoruz biz.


Öncesinden bir ciğer kavurma söylüyorum kıyaslama adına. Daha görüntüsünden bellli. Hiç dağılmamış. Tam kıvamında. Soğan ne çok yakışmış buna. Sulu sulu. Altındaki minik pide yumuşacık. Tam ciğere göre. Lokum gibi yutup yanında közlenmiş gelen dolmalık biberi yutuyorum. Akabinde kıyma ve kuşbaşı kebaplar geliyor. İkisi de pek güzel. Dünkü gibi çok pişmiş değil. Sulu sulu. Esnafın dediği gibi fiyatlar İmam Çağdaş'ın üçte biri.


16 yorum :

  1. “Zengin arkadaş”a bıçak, çerez filan aldırdınız anlarım da tüfeği nasıl aldırdınız durup dururken onu anlamadım. :)

    Geçen yazamadım beyran çorbası harika görünüyordu. Özellikle benim gibi çorbasını 100 derecede! içmeyi sevenler için ocaktan fokur fokur masaya konması harika. Umarım en kısa sürede ben de tatma fırsatı bulurum.

    Yalnız şu salata havuzu midemi bulandırdı. En adi lokantaya bile yakıştıramayacağım bir şey. Gizli yapmıyorlar mı onu anlayamadım? Nasıl fark ettiniz? Eğer açıkça göstere göstere yapıyorlarsa o da ayrı bir skandal tabi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de sıcak içmeyi severim. beyran bana göre bile çok sıcaktı..hatta foto çekeyim derken masadaki çorbaya 3 dakika geç başladım. soğumuştur diye üzülürken damağım yandı

      Sil
  2. Antep'i kötülemek ve insanları negatif yönlendirmek adına yazılmış basit bir yazı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sehrin igrenc toki yapılarıyla, zevksiz avmlerle doldurulmasından bahsetmek insanları negatif yönlendirip sehri kötülemek mi oluyor? ki ayrıca eminim yazının tamamını da okumamışsınız.

      Sil
    2. okuduklarını anlamadan yapılmış ucuz bir yorum.

      Sil
    3. Tabi...''Antep ,Doğu'nun Paris'i...Son yıllarda çok gelişmiş. Belediye Reisine saygılar'' yazmalıydı.
      Bence de yazıyı okumamış.
      Keşke Antep'e gitmek nasip olsaydı.

      Sil
    4. 11 yıl antepte yaşadım 3 ay önce tekirdağa geldim.son zamanlarda böyle gerçekçi bir yazı okumamıştım antep hakkında hatta biraz daha detaylandırılabilir.antep temelde 3 parçadır.karşılıklı iki dev gecekondu mahallesi düztepe ve karşıyaka ortada ise herkesin görmek istediği antep.insanlar bayıla bayıla gittikleri halil ustadan çıkınca şöyle bir çevrelerine baksa gerçek antepi görecekler.derin bir yoksulluk,suriyeli göçmenler,aşırı pahalılık ve şatafat bende kalan antep bu başkacada birşey değil..

      Sil
  3. Bıçakçı Ökkeş'i sizden okuduktan sonra tavaf ettim, ben de bir sürü bıçak aldım, çok mesudum!

    YanıtlaSil
  4. Sonraki yazıya dediğiniz Eminönünün bıçakçılarından bahsetmemişsiniz, eğer kaçırmadıysam tabii.

    Her şeyi geçtim sırf Bıçakçı Ökkeş bir de Zeki İnal için gitmeye sabırsızlanıyorum Antep'e...

    YanıtlaSil
  5. evet çok haklısınız. bıçakçı osman biraz aksi bir adam. foto çekilmesinden pek hoşlanmıyor. ama kesinlikle detaylı bir eminönü yazısı olacak. merak etmeyin

    YanıtlaSil
  6. Merakla bekliyoruz, Bıçakçı Osman olduğunu tahmin ettiğim bir sitede Sürbısa'ya rastladım sizce nasıl bıçakları Sürbısa'nın?

    Eminönü yazınızda aktarlar da olacak mı yani işi turistliğe dökmemiş mesela Temiz Peynirci'nin otçu versiyonu gibi?

    YanıtlaSil
  7. ben bıçak uzmanı değilim fakat evdeki sürbisadan çok memnunum. Osman, sürbisanın en iyi yerli bıçak olduğunu söylemişti. burada fiyatları çok uygun hasırcılar caddesinin yarı fiyatına bıçak satıyor.sadece çok fazla soru sormayacaksın ve kurban bayramı arifesinde gitmeyeceksin. o ara aşırı yoğun olduğundan çok ters oluyor. aman dikkat!

    YanıtlaSil
  8. Eyvah ben biraz fazla soru sormayı seven biriyim ama kendimi tutarım artık, tavsiye için teşekkürler =)

    YanıtlaSil