9 Mart 2014 Pazar

Trakya Bağ Rotası

Bu aralar yerel şarap markalarında bir tedirginlik hakim. İsmini vermek istemediğim bir markaya telefon açıp " bu yıl bağ turlarınız olacak mı?" sorusunu yönelttiğimde karşımdakinin heyecandan kekelemeye başlayıp "hmmm bilemiyorum, e posta adresinizi verin, size oradan döneyim" demesinden kıllanmam gerekirdi. Kısa süre sonra gelen cevapta,"yasal prosedür kesin olmamakla birlikte, herhangi bir engel olmadığı takdirde, nisanda bağ turları düzenlemeye başlayacağız" şeklinde bir açıklama yapılmıştı. Bu korku kokan, şifrelerle dolu mail, bana Das Leben Der Anderen filmindeki  Doğu Berlin atmosferini hatırlattı. Galiba hükümet şarap içmeyi tümden yasaklasa bile ülkedeki bağların kökünü kurutamayacak. Türkiye'de insanlar mücadele etmeye o kadar alışık ki, yasaklar çerez gibi kabuğu soyulup avuç avuç yutulacak. İşte bu umutsuz ortamda Don Kişot-vari bir oluşum filizlendi. Adı Trakya Bağ Rotası. 




Ortam o kadar umutsuz ki ismine Trakya Şarap Rotası demek bile yasak. Proje 2013 yılında Trakya Turizm İşletmecileri Derneği tarafından Trakya'nın farklı bölgelerinde faaliyet gösteren 12 şarap üreticisinin (Biri de blog olarak iki sene önce ziyaret ettiğimiz Barbare şarapları. Yazımıza buradan ulaşabilirsiniz) katılımıyla hazırlandı. Bölge genelinde şarap rotalarının belirlenerek, sahip olduğu turizm potansiyelinin ortaya çıkarılmasını hedefleyen proje, gelecekte Portekiz'in Douro vadisi (bunun hakkındaki yazımıza buradan ulaşabilirsiniz), Toskana, Kalifornia'nın Napa Vadisi ve tabi ki Bordeaux gibi tanınır bir şarap merkezi olmak istiyor. Bu niyetle Karaköy Mimarlar Odası'nda açılan Trakya Bağ Rotası sergisi, seyahat ve gastronomi meraklılarına tüm bu yasaklara rağmen amme hizmeti veriyor. Serginin konusu şarap olmasına rağmen içinde şarap kelimesinin geçmemesi, şarap şişesi veya şarap içeren insan fotosu yerine üzüm resimleri olması size bir an İran'daymışsınız hissi uyandırsa da, içerideki çalışanların enerjisi, çalışkanlığı ve en önemlisi geleceğe umut dolu bakışları ancak 80'lerdeki Gülen tarikatının o meşhur abileriyle kıyaslanabilir. Sergiye gelince, içerik olarak açıkçası yoğun yasak standartları sayesinde ilk girişte dağıtılan katalogtan fazlasını vermiyor. Tabii ki ne bir şarap tadımı var, ne bir ürün detayı. Fakat mesele bu değil. Mesele  yılanın başı küçükken ezilir mantığıyla daha yeni yeni filizlenirken üstüne kızgın yağ dökülen bu sektörün arkasında durmak, destek vermek.


Not: Bugüne kadar bloğumuzda ( hiçbiri reklam amacı taşımasa da) birçok içki yazısı paylaştık. Ama artık Tütün ve Alkol Düzenleme Kurulu'nun yeni düzenlemesine göre, kurul içinde alkol reklamı veya önerisi olan bloglara, twitter veya instagram hesaplarına 200 bin TL'ye kadar para cezası verebilecek. Bu dehşetengiz haberi buradan okuyunuz.

3 yorum :

  1. Dostum kalemine sağlık ama bugün son günmüş. Keşke uyarsaydın. Gemileri yakıp gelirdik

    YanıtlaSil
  2. kötü olmuş. ben de dikkat etmedim bitiş tarihine. ama yazıda bahsettiğim gibi sergi bahane. dilediğiniz bilgiye siteden de ulaşabilirsiniz.

    YanıtlaSil
  3. Bir Trakyalı olarak yazınızı hüzünle okudum

    YanıtlaSil