9 Temmuz 2014 Çarşamba

Granada Gezi Rehberi - Elhamra Sarayı II - Nazari Sarayları


Elhamra Sarayı turumuza, en görkemli kısmından, Nazari saraylarından başlayalım. Granada’nın son sahipleri, islam medeniyetine bilim, sanat ve kültür anlamında altın çağını yaşatanlar ve Elhamra’yı yapanlar Nazarilerdi. Kendileri için yaptırdıkları saraylar, Elhamra’nın en göz alıcı kısmıdır. Saray kısmında bulunan oda ve avlulardaki kemerler, havuzlar, at nalı şeklinde telkari işlemeli kapı ve pencereler, bal peteği görünümlü dış cepheler, bitmek bilmeyen geometrik mozaikler ve inanılmaz bir tavan işçiliği buradaki yapıların tipik özellikleridir. Duvarlarında dokuz bin kezden fazla  işlenmiş 'Allahtan başka tanrı yoktur' yazısı bulunur. Kurandan alıntılar genelde tavan işlemelerinde, şiirler ise göz hizasında kullanılmıştır. Tek kötü yanı, havuzlar ve binbir türlü su oyunları olduğundan ve her taraftan şar şar su sesi geldiğinden, saraya girmeden önce bir tuvaleti ziyaret etmenizi öneririm. Sonra Elhamra'nın en güzel kısmı sizin için sıkıntılı geçmesin. Küçük ama önemli bir uyarı.

Nazari Saraylarına giriş başlangıçta insanı şok edecek bir güzellikte ya da genişlikte değil. Ancak koridorlardan avlulara, oradan diğer odalara ve bahçelere geçildikçe insan Elhamra’nın çekiciliğine kendisini ve ruhunu teslim ediyor. Sarayların giriş kısmı tebaaya, iç kısımlar önemli konuklara ve elçilere, daha iç kısım ise sultan ve ailesine ayrılmıştır ve bahçelere çıkar. Girişte bulunan odaya Mexuar denir. Burası idari işler için kullanılır, görüşmeye gelenler burada karşılanır ve ağırlanırmış. Arka tarafında, Albayzin'e bakan bir dua odası bulunur.
Mexuar
arkada Albayzin manzarası
Comares Sarayı:
Comares Kulesi: I. Yusuf’un önemli konuklarını ve elçileri ağırladığı bölüm. Elçilik salonu olarak da adlandırılır. Kralın tahtı da burada bulunur. Bu odaya gelen elçilerin aklı başından gidiyordur mutlaka.
Comares Sarayı'nın önyüzü
Comares Sarayı'ndan detay
Mersin Ağacı Avlusu (Arrayanes Avlusu): Comares kulesindeki dar koridorlardan geçilerek bu eşsiz güzellikteki uzun dikdörtgen biçimindeki Mersin Ağacı Avlusu'na çıkılır. İnşası 1370 yılında, I. Yusuf'un oğlu, V. Muhammed döneminde tamamlanmıştır.
Arrayanes Avlusu

Gemi Odası: Esasında müslümanlar buraya kutsama, şükran duyma anlamında 'baraka' demişler, ama 'ispanyol duymaz uydurur'. Yanlış çeviri sonucu 'barco' yani gemi odası demişler. İspatı olarak da binbir detaylı ahşap işçilik gösterilen tavanın gemi şeklinde olduğunu iddia etmişler. Oysa odanın duvarları allaha duyulan binbir şükürle ilgili kurandan alıntılarla doludur.

Elçiler Salonu: Gemi odasından iki adet kemeri geçince, sarayın en nadide salonlardan birine, Elçiler salonuna varılır. Burası özel ve önemli görüşmeler için kullanılırdı. Katolikler şehri ele geçirince de, Kristof Kolomb'un 'Hindistan'ı bulup geleceğim kraliçem, bir sakal atın da biz de yolumuzu bulalım' diyerek diz çöktüğü salonun burası olduğu rivayet edilir. Ancak kendisi, maddi açıdan yolunu bulmasına rağmen, coğrafi anlamda yolunu kaybetmiştir.
Elçiler Salonu
Elçiler Salonu'nun tavanı
Aslanlı Saray
Aslanlı Avlu: Bence sadece Nazari saraylarının değil, bütün Elhamra Sarayı’nın en orijinal yeri burasıdır. İslam medeniyetlerinde kaligrafi, hat sanatı, geometrik şekiller coşmuşken, ne kadarı doğru bilemiyorum,  insan ya da hayvan tasviri putperestliğe yola açar düşüncesiyle kullanılmamıştır. 14.yy’da, Elhamra'yı Elhamra yapan V. Muhammed döneminde yapılmıştır. Anlatılanlara göre, zemini önceden toprakmış ve burası da hakikaten bir cennet bahçesiymiş. 12 aslanlı çeşmenin ise ya bir yahudinin armağanı, ya da sultanın onay verdiği hristiyan heykeltraşların işi olduğu söylenir.
Aslanlı Avlu
ve çeşmesi
Aslanlı saray, ortasında 12 aslan heykelinden olma çeşmenin bulunduğu dikdörtgen şeklinde bir avlu ve etrafındaki Mocarabe,  Krallar, Abencerrajes ve İki kızkardeş salonlarıyla çevrelenmiştir.
Aslanlı Avlu'dan
Mocarabes Salonu'ndan
Krallar Salonu'unda bulunan kadın, erkek, hayvan tasvirleri; hristiyan ve müslüman savaşçıları avlanırken ve savaşırken gösteren resimler bu salonun müslümanlarca değil, sultanın kabul ettiği hristiyan sanatçılarca yapıldığı yönündeki iddiaları güçlendiriyor. Sevilla'da bulunan Alcazar Sarayı'nın da kral Pedro için müslüman sanatçıların yaptığını düşününce bu çok da garip kaçmıyor.
Krallar Salonu
Abencerrajes Salonu: Esasında kışları resmi şölenler ve önemli konukların kabulü için kullanılırmış. Ancak, Granada'nın son kralı Boabdil'in babası, burada kıskançlık krizine girerek, eşi Zoraya'yı ayartan Abencerrajes ailesine mensup 16 ileri gelen kişiyi burada öldürtmüş. Bal peteği biçimli harikulade tavan işlemeleri vardır.
Abencerrajes Salonu
İki Kızkardeş Salonu: Zeminde bulunan iki mermer levhadan dolayı bu ismi almıştır. Ama levhaların nesi kızkardeşe benziyor çözemedim. Üç adet kemerden geçilerek bu salona varılır. Büyüleyici bir tavan mimarisi vardır. Ancak tavanı bütün renklerini yitirmiştir, bir de renkli olduğunu hayal edin hele!! Burası kralın gözdesine ayrılmıştır. Lindaraja avlusuna bakar.
İki Kızkardeş Salonu
Washington Irving Odası: Merdivenlerden aşağı indiğinizde, Washington Irving’in günlerini geçirdiği ve Elhamra Hikayelerini yazdığı odayı görürsünüz.
W.Irving'in kaldığı ve Elhamra Hikayeleri kitabını yazdığı oda
Lindaraja Avlusu: Burası anladığım kadarıyla sarayın biraz daha mahrem kısmı oluyor. V.Carlos odası, Kraliçenin soyunma/giyinme odaları ve mis gibi Albayzin ve Sacromonte manzaralı balkonlardan geçerek bu avluya varılır. Ortasında kocaman bir çeşme vardır ve selvi ağaçlarıyla çevrilidir. Etrafında banklar da olduğundan huzur dolu bir dinlenme mekanıdır.
Lindaraja Avlusu
Son olarak, sizleri Nazari Saraylarını baştan sona görebileceğiniz aşırı amatör sanal bir tura çıkartayım. Ancak yakın zamanda gidecek göreceklerin bu videoyu izlemesini tavsiye etmem, azıcık sabır, sonrasında bu muhteşem güzellikteki saraylara kendi gözlerinizle şahit olun.
Bundan sonra Generalife bahçeleri ve Alcazaba bölümleriyle Elhamra Sarayı turumuza devam edeceğiz.

1 yorum :