17 Ağustos 2014 Pazar

Granada Gezi Rehberi - Elhamra Sarayı III

Elhamra Sarayı'nı anlatmaya başlamıştım, ama hem Granada'yı terk ettiğimden hem de bir ayı geçkin bir süredir bilgisayarımdan uzak kaldığımdan nerede ne vardı, hikayesi neydi, kafamdan uçtu gitti.  Bir okuyucumuz da bize hesap sormuş, elhamra gezi rehberi işi ne oldu diye. Bu yüzden şu sıcak yaz günlerinde dil peyniri gibi erimiş beynimi zorlayıp, başladığımız işi bitirmeye çalışalım. 

San Fransisko Manastırı ya da Parador Otel: Elhamra’daki saraylardan biri olup, Kraliçe İsabel tarafından fransisken mezhebine ait bir manastıra çevrilmiştir. Şu anda ise İspanya’nın hemen her şehrinde bulunan Parador otel olarak hizmet vermektedir. Ancak gezip görmeye açıktır. Girişinde dikdörtgen biçiminde bir bahçesi vardır. Kraliçe İsabel ve Kral Fernando öldüklerinde önce buraya gömülmüşler, kemikleri daha sonra katedralin dibindeki Kraliyet Şapeli'ne taşınmış. İşin ilginci, Nazari mimarisi ve duvarlarında kurandan ayetler olmasına rağmen, 18.yy’da yıkılıp yeniden yapılana dek, rahipler burada yaşamışlar. 

Bir çakallık notu vereyim: Elhamra'nın arka kapılarının birinden girip görevliye denk gelirseniz, 'Yemişim Elhamrasını, ben Parador Otel'e gidiyorum' derseniz, sizi mecburen içeri almak durumundadır. Böylelikle Elhamra'ya beleş girmiş olursunuz.Ancak Generalife bahçelerine, kulelere ve Nazari saraylarına girişte bilet kontrolü yaptıklarından, sadece bu bölümde anlattığım kısımları beleş görme şansınız olur.
San Fransisko Manastırı
V. Carlos Sarayı: Bana göre Elhamra Adliye Sarayı. Elhamra’daki diğer geri kalan her şeyle tezatlık içeren çirkin bir saraydır. Mimar, saray kavramını biraz değişik algılayıp adliye sarayı gibi bir eser ortaya çıkarmış. İsabel ve Fernando’nun torunu Gent doğumlu Carlos, Portekizli kuzeni İsabel ile evlenince balayına Granada’ya gelmiş ve çok beğenmiş. Bunun üzerine bir daha gelmeye rahat edeyim diyerek kendi adına bir saray yapılmasını emretmiş. Parasını da son kalan müslümanlardan ekstra vergi olarak alınca herhalde çok da ahlarını almış, bu sarayda tek bir gün dahi geçirememiş. Hatta sarayın yapımı Carlos öldükten çok sonra tamamlanabilmiş. Zemin katında Elhamra müzesi, üst katında ise güzel sanatlar müzesi bulunmaktadır.

V. Carlos Sarayı dışarıdan
V. Carlos Sarayı içeriden
V. Carlos Sarayı’nın önündeki meydanın adı Patio de Aljibe (Sarnıç Avlusu)’dir. Lorca 1922 yılında, bu meydanda bir çok yerel şarkıcıyı toplamış ve flamenkonun öncülü diye tabir edilen cante jondo (derin şarkı) tarzının unutulmaması ve devam ettirilmesi için bir yarışma tertip etmiş.
Antonio Lopez Sancho'ya ait cante jondo yarışmasını tasvir eden bir çizim.
Hemen sol taraftaki etkileyici kapı ise Puerta del Vino (Şarap Kapısı)’dur. Yalnız bu şarap mevzusunun ispanyolların duymayıp uydurdukları bir çok yanlış çeviriden birisi olduğunu düşünüyorum.
şarap kapısı
Santa Maria Kilisesi: Elhamra Sarayı’nın eski Büyük Camisi'nin yerine inşa edilmiştir. V. Carlos'un sarayının dibindedir. Enteresan bir yanı yoktur zaten ziyarete de kapalıdır. 
Santa Maria Kilisesi
hamamın tavanı
Hamam: 14.yy'ın başında inşa edilmiş bu hamam, eskinin Elhamra Camisi'nin hemen dibinde yer alır. Nazarilerin hamam yaparken Romalılardan etkilendikleri açıktır. Albayzin'de yer alan Ceviz Ağacı Hamamı da aynı tarzda inşa edilmiştir.

Bir sonraki yazı Elhamra'nın Alcazaba kısmı yani eski şehri üzerine olacak. Sonra da Generalife bahçeleriyle bu yazı dizisini sonlandıracağız inşallah.

1 yorum :

  1. Çirkinliğe olan karşı konulmaz merakım yüzünden Carlos'un sarayını şehvetle görme arzusu duydum.

    YanıtlaSil