22 Ekim 2014 Çarşamba

Amsterdam Lezzet Turu 4: En İyiler

Küçüklüğümdem beri Euro 88 şampiyonu Hollanda'nın o baklava desenli formasına sahip olabilmenin hayalini kurarım. Kimileri tasarımını  fena halde"kitsch" bulsa da, bana göre  tüm zamanların en iyi modellerinden biridir.  Euro 88 Almanya-Hollanda yarı finali, Van Basten'in enfes golüyle şampiyonluğu kaptığı final maçının gölgesinde kalsa da; içinde birçok anlam barındırır. Hollanda'ya  74 finalinin rovanşını alma fırsatı doğmuştur.
Üstelik yine Almanya ev sahibidir ve yine skor 2-1 biter. Bu sefer kazanan Hollanda olur. Benim içinse tüm zamanların en iyi iki milli takım formasının karşılaşmasıdır bu maç. 



Baklava desenli, dalgalı Hollanda forması ne kadar laubaliyse; Alman bayrağının renklerinden oluşan, ve sanki Alman ekonomisinin son 50 yıllık grafiğini anlatan (önce büyük bir çöküş, sonra kademe kademe yükseliş) üç şeritli forma o kadar ciddi ve cooldur. Alman formasında da şeritler arasına sıkışmış birkaç baklava deseni bulunur. Fakat bunların rengi dalgalı değil düz beyazdır.

Bundan iki yıl sonra, 90 dünya kupasında iki ülke tekrar karşılaşır. Ben Avşa adasında tatildeydim. Annem babam öğretmen olduğundan okul pansiyonundaydık. Şimdilerde var mıdır bilemiyorum ama o zamanlar tatil yerlerindeki okullar dokuz ay mevcut görevini yaptıktan sonra, üç ay pansiyona çevirilirdi. Böylece 80’lerin fukara öğretmenleri bir nebze olsun tatil yapabilmiş olurdu. Sınıflara yataklar koyulur, her sınıfta bir aile kalırdı. Okulun umumi tuvaletine işenir, piknik tüpüyle yemek pişirilirdi.  Eğer ilkokuldaysanız, duvarlardaki mevsimler tabelası, birbirinden yeteneksiz öğrencinin 23 nisan temalı çizimleri, kara tahta, tebeşir ve yukarıda sizi daima izleyen Mustafa Kemal portresinin eşliğinde yaşardınız. Bu aslında insan psikolojisini bozan bir durumdu. Çünkü okuldan nefret ederdim ve tatilimi yine bir okulun içinde geçirirdim. Daha iki hafta önce siyah önlüğümle bir sıraya üç kişi oturup öğretmenimi dinlerken, şimdi aynı ortamda mevsimler tablosuna dalarak uyuyordum. Annem ise muhtemelen sınıf kitaplığının yanında patates kızartmakla meşgul oluyordu.




Sadede gelelim. Öğretmen ahalisi maç için okulun televizyonunu bahçeye koymuş. Dışarıda kimi mangalını yapıyor kimi pinekliyor. Bense reklamları tv’de bangır bangır oynayan 7 up gazozunu almışım bakkaldan. Türkiye’ye yeni gelmiş. Beklentim çok yüksek. Coss diye kapağını açıyorum. “Fazla mı asitli bu” diyorum içimden. Maç başlıyor. TV bahçede olduğundan arkadaşımla bir yandan maçı izliyoruz, bir yandan da maçı canlandırıyoruz. Ben Almanya oluyorum, o Hollanda. Spiker ne diyorsa aynısını taklit ediyoruz.


Tükürme anı

Almanya sahaya 88’deki formayla çıkıyor. Fakat Hollanda klişe kavuniçi formasıyla bizleri hayal kırıklığına uğratıyor.  Komşu, mangaldaki etlerden dürüm yapıp elimize veriyor. Dünyanın en Mutlu insanıyım. Bir yandan top oynayıp bir yandan seyrediyorum. Elimde dürüm. Seven Up’ımı içimişim. Maçta bir anda tansiyon yükseliyor. Rijkaard Völler’e tükürüyor. Arkadaşım bu sahneyi bilhassa canlandırmak istiyor( Aynı arkadaş finalde Maradona ağladığında ağlamaya başlamıştı.İttalya 90’nın en interaktif seyirci ödülünü kesinlikle o haketmiştir). Gırtlağına yapışıyorum. Birbirimize giriyoruz. Mangal başındaki Kimya öğretmeni koşarak kavgayı ayırıyor. Bu arada Völler ve Rijkaard kırmızı kart görüyor. Bizim oyun sona eriyor ama iki takım bizden daha profesyonel olacak ki maça devam ediyor. Bu sefer Almanya maçı 2-1 kazanıyor ve dünya kupalarında Hollanda'ya karşı yenilgisizliğini sürdürüyor. Dövüştüğüm arkadaşımla göz teması kuruyorum. Kışkırtıcı bir el hareketi yapıyorum.



Ezeli düşmanlar bundan iki yıl sonra 92 Avrupa şampiyonasında yine karşılaşıyor. Bu sefer de Köy Hizmetleri'nin Altınoluk’taki tatil köyündeyim. Maçı tatil köyünün lokalinde izliyorum. Almanya formasının tasarımını değiştirmiş, o güzelim formanın şeritlerini kırpa kırpa astsubay kıdemli çavuşun pırpırlarına benzetmiş. İki efsane formanın öyküsü burada tamamen sona eriyor.

Futbol manyakları için  en gidilesi dükkan:
Amsterdam gezimin son gününde baklava desenli formayı bulma umuduyla mağazaları delik deşik ediyorum. Ama nafile! Hollanda’nın tarihindeki tek futbol başarısının simgesinden eser yok. Fakat bu araştırmalar sonucu, istasyonun karşısında şahane bir futbol dükkanı buluyorum. Mekanın adı Copa. Doğu Almanya’dan Ekvador’a envaiçeşit milli takım forması, futbol temalı onlarca çeşit tişört var burada. Copa’da  baklava desenli formayı bulamasam da şahane tişörtlere rastlıyorum. Şiddetle tavsiye ederim.




Holland greatest moments isimli tişört

En iyi üç appeltaart:


Cafe Luxembourg

3.Cafe Luxembourg. Şehrin en güzel meynalarından birine konuşlanmış bir  parizyen stili kafe burası. Elmalı tartı ise ilk iki seçenekten farklı olarak soğuk olarak servis ediliyor. Soğuk sıcak kombinasyonunu çok sevdiğimden şahsen kahveye çok yakıştırdım.  Bu yüzden kahvaltı için ideal.

De Taart van m'n Tante

2.“Teyzeciğimin kekleri” gibilerinden bir anlama gelen De Taart van m'n Tante listemizin ikinci sırasında. Dışarıdan bakınca 10 yaşında Barbie bebek hastası, pembe manyağı kızın zevkine göre dekore edildiği  düşünülen, kitsh bir atmosfere sahip mekana muhakkak bir şans verin. Dükkanın tasarımı ile ters orandaki muhteşem pastalarından  elmalı tarta sıranın biraz zor geleceğinden eminim. Fakat olur da midenizde birazcık boşluk kalırsa bu Winkel’dekinden daha sıcak, içindeki elmaları daha yumuşak ve daha ince elmalı tartı muhakkak deneyin. Üstelik bu sefer yanına kremayı (crème fraiche) korkmadan isteyin. Çünkü buradaki, Winkel’de gelen kremadan çok daha lezzetli. De Taart van m'n Tant, De Pijp mahallesindeki Albert Cuyp markete çok yakın.

Winkel










1. Lezzet turumuzun ilk halkasında bu mekandan  övgüyle bahsetmiştik (buradan bakabilirsiniz). Hollanda tipi elmalı tartın kabesi kesinlikle burası. Görülmeye değer.

En iyi yeme içme sokağı

Bir önceki yazımızda Zeedijk caddesinden bahsetmiştik. Gerek sokaktan yükselen Uzak Doğu yemeklerinden çıkan dumanlar, gerekse hemen yanıbaşındaki androide fena halde benzeyen Red Light fahişeleri yüzünden Blade Runner setine benzetmiştik. Caddede Endonezya, Çin, Japon, Tayland ve Vietnam restoranları arasındaki favorilerimiz ise  Bird ve Little Saigon.


Vietnam'ın meşhur pho  çorbası


Devam edecek...

2 yorum :

  1. Duygulanarak okudum.classicfootballshirts.com dan Hollanda formasını alabilirsin.Yalnız fiyat biraz tuzlu. 300 pound :)

    YanıtlaSil
  2. "her şey 1988'in bir yaz gecesinde hamburg'da oynanan avrupa şampiyonası yarı final maçında, hollanda'nın almanya'yı 2-1 yenmesiyle başladı. aslında ağırbaşlı insanlar olan hollandalılar kendilerinin de şaştığı bir duruma tanık olmuşlar ve dokuz milyon hollandalı, yani toplam nüfusun yüzde 60'ı zaferi kutlamak için sokaklara dökülmüştü. o salı gecesi, hollanda'nın bağımsızlığa kavuştuğu günden bu yana görülen en büyük toplu gösteri yaşandı. hatta eski bir direniş örgütü üyesi televizyonda, 'sanki sonunda savaşı kazanmışız duygusuna kapıldım,' demişti."

    futbol asla sadece futbol değildir / simon kuper

    YanıtlaSil