8 Kasım 2014 Cumartesi

Granada'nın En İyi Tapas Barları - 1. Bölüm


Daha evvel tapas ve kültürü hakkında 'Tapas nedir, ne değildir? Granada'da Tapas' başlıklı bir yazı yazmıştım, buyurun burada. ‘İşin teorisini geçelim hocam, kültür karın doyurmuyor, pratiğe bakalım’ diyenler için de bu sefer Granada’nın en güzel tapasları nerede bulunur, hangi barlara dadanmak, hangi tapasa yumulmak lazım konusunda sizlere kısa bir Granada’nın en iyi tapas barları rehberi hazırladım.


Tapas bar isim ve adreslerini vermeden evvel, bir çok gezi bloğunda rastladığım bir mevzudan dem vurmak istiyorum. Belki tesadüfen denk geldiği ya da internette başkasının yorumlarını okuyarak gittiği bir yeri, diğer yerler hakkında hiç bir bilgi sahibi olmadan, gerine gerine ‘X şehrinde gidilecek mekan budur’, ‘en kral bilmem ne kesinlikle buradadır’ yavanlığına, yüzeyselliğine ya da ezikliğine diyelim adını ne koyarsanız artık, düşmeden ve bir çok tapas barın tapasını tadarak size bu en iyiler listesini hazırladım. Hatta blog yazarımız Okan ve sevgili eşi Nuray’ı bizzat bu tapas turuna çıkardım. Ben mekanları anlattıkça onlar da izlenimleri ve hatıralarıyla bu ortak tapas yazımıza renk katacaklar.


Casa Torcuato: Albayzin semtinde tek geçeceğim yer Casa Torcuato’dur. Bunun sebebi sadece lezzetli ve Granada’ya has tapas ikram edilmesi değil, aynı zamanda çok güzel ufak bir meydanın önünde olmasıdır. Albayzin semti turistik olduğundan ve turiste beleş ne versen ‘oohh yeahh’ diyeceğinden, Albayzin’de bulunan barlar, öyle ahım şahım tapas sunmazlar. Casa Torcuato hariç! 

Casa Torcuato'nun önündeki meydancık

Hele bir de tabak yemek söyleyelim derseniz, porsiyonun büyüklüğüne siz de şaşacaksınız. ‘Parasını verdik, bütün tabağı yiyelim’ diye gaza gelirseniz de karın ağrıları ve kramplarla birlikte uzun uğraşlar sonucunda zar zor sandalyenizden kalkabilirsiniz. 



Söylemedi demeyin. Uzun lafın kısası, Albayzin semtini gezeceğiniz zaman hem orijinal tapas yiyebileceğiniz, hem de nezih meydanıcığın önünde keyiflice demleneceğiniz adres burasıdır. Tapas seçmece yoktur, önünüze ne gelirse onu yersiniz. Adres Calle Pagés 31. Buranın hemen yanından giren dar sokak Plaza de San Bartolome'ye çıkar. Kafa dinlemek için ideal bir yerdir.



Okan:  Granada'ya bir saat uzaklıktaki Tabernas çölü, birçok spaghetti western filminin (mesela Leone'nin  dolar üçlemesi) çekildiği mekana ev sahipliği yapmış. Mini Hollywood olarak anılan bu bölgede üç tane büyük film stüdyosu mevcut. Benim araba kullanmayı bilmeyişim, Metin'in ise çiçeği burnunda şoför olması sebebiyle çok istememe rağmen bu mekanları göremedim.  Fakat Metin'in yukarıda bahsettiği Plaza de San Bartolome, spaghetti western setlerini o kadar andırıyor ki, Taberas çölünü görememenin yarattığı hayal kırıklığı bir nebze olsun törpüleniyor. Meydanın köşesinde atıl duran sallanan sandalyelerde güzel bir sigara keyifi yapabilir, hatta sınır kasabasındaki bir Meksikalı gibi uyuklayabilirsiniz. 


Casa Torcuato'nun arkasındaki Plaza de San Bartolome

Hemen karşıdaki  beyaz badanalı ve pürüzlü duvarda (bir başka spaghetti western kasabası özelliği) köpek duasını okuyabilirsiniz (buyurunuz burada). Bu tedirgin sessizlikteki meydana yakışacak tek gürültü, tırıs giden bir atın nal sesi olabilir. Böylelikle güzel bir sigara keyfinin akabinde kendinizi "Gian Maria Volonte'nin şahane kahkahaları hariç" eksiksiz bir Bir Avuç Dolar İçin atmosferinde bulabilirsiniz.


Gian Maria Volonte ve arka fonda beyaz badanalı ve pürüzlü duvar 

Casa Torcuato'ya gelince. Alman dedelerin yemeği pek ağır ve eşeleyerek yemelerine sabır gösterebilirseniz, kalkmalarını bekleyip havuz yanındaki masalardan birine oturabilirseniz. Metin'in bahsettiği gibi Granada'da tapaslar beleş olduğundan, Sevilla'daki kadar sofistike tabaklar beklemeyin. Fakat burası Albayzin mahallesinde bir istisna. Uzmanlık alanı kızarmış balıklar. Tatilin sonuna doğru buraya gelmişseniz muhtemelen  kızartma manyağı ispanyol yemeklerinden içiniz çoktan baymış olacak.  O zaman tıpkı bizim gibi garsondan ısrarla kuzu pirzola isteyiniz. Et yumuşacık ve ağızda dağılıyor. Aslında niyetimiz şehir dışındaki dere kenarında mangal partisi yapmaktı. Fakat pazar yerinde yörenin meşhur  Segureno kuzusunun haddinden fazla körpeliğini görünce (maksimum 95 günlük süt kuzuları kesiliyormuş) fikrimizi değiştirdik.


Asla kızartmadan kurtuluş yok

Bodegas Castañeda: 1936'dan bu yana Calle de Almireceros, 1-3'de halkı şaraba ve tapasa doyuran Bodegas Castañeda, tipik bir tapas bardır. Göz alıcı bir dekorasyonu vardır. Çok merkezi bir yerde bulunduğundan, günün her vakti ispanyollar ve turistler tarafından tıka basa doludur. Calle Elvira'da hemen köşede bulunan Antigua Bodegas Castañeda ile karıştırılmamalıdır. Zira orada beleş tapas yoktur. 



Çeşit çeşit şarap bulunur. Bunun yanında burada vermut içmenizi de tavsiye ederim. Zira şarap ve vermut fıçılardan servis edilir. Domuz pastırması jamon spesiyaliteleri arasında yer alır. Dilerseniz özel tabaklarından da sipariş edebilirsiniz. Hem karın hem de göz doyurur.

boğasız olmaz

Okan: Tıpkı arkadaşınızın sizi bilmediğiniz bir yere arabayla götürdüğünde orayı tekrar bulamamanız gibi, Granada tapas mekanlarını Metin eşliğinde gezdiğimden "ne, nerede?" zerre kadar aklımda kalmamış. Bu mekanı sadece Metin'in "sizi şimdi boğalı mekana götürüyorum!" sözleriyle hatırlıyorum. Ne yedim diye sorarsanız inanın aklımda kalmamış. Fakat Metin'in gitmeyiniz diye uyardığı Antigua Bodegas Castañeda dün gibi aklımda, zira tapas diye önüme zeytin koymalarını unutmam pek mümkün değil. Çakma  Sultanahmet köftecisinde yemek yiyen şaşkın turistlerle dalga geçen ben, bir anda onların durumuna düşüverdim. Ben ettim, siz etmeyin.


Jamon dendi mi akan sular durur


Bar Avila: En güzelini en sona sakladım. Favorim, gediklisi olduğum, gözbebeğim ve ahtapotuna doyamadığım yerdir. Şehrin merkez kısmında bulunur. El Corte Ingles alışveriş merkezinin karşı arasındaki  Calle Veronica de la Virgen, 16 numarada yer alır.Geleneksel bir tapas bardır. Bundan kastım, iç dekorasyonunun tasarım işi ya da kasıntı olmaması, sahibinin kalender, çalışanlarının muhabbet kuşu ve müdavimlerinin ortadirek ispanyollar olmasıdır.



Ahtapot, kalamar, salamura hamsi gibi deniz ürünlerinin yanı sıra esas spesiyalitesi nar gibi kızarmış jambon, yani asıl ismiyle söyleyelim, jamon asadodur. Tapas, seçmeli ve bol kepçedir. Duvarlarında çeşitli balık resimleri, denizci düğümleri ve mekan sahibinin karikatürü bulunur. Rakının muadili anis de barda bulunduğundan, özel isteğim üzerine ufak çapta da olsa bir rakı meze ortamı kurmuşluğum vardır. Hiç merak etmeyin tapas yazımızın devamı gelecek. Granada'nın en iyi tapas barları bunlarla sınırlı değil. Biraz daha acıkın hele!



spesiyalitesi jamon asado

Okan: Burası akşam vakti kalabalığından ve Balıkesir köftecilerini andıran sade dekorasyonundan da kolayca anlaşılabileceği gibi şehrin yerlilerinin tercih ettiği bir mekan. Beleş tapası kıymetlendiren en önemli kriter "dilediğin tapası seçebilme özgürlüğü" olsa gerek. İşte Bar Avila bu imkanı size veriyor. Jamon asado mekanın spesiyali. Marine edilmiş ve kalın doğranmış domuz dönerini, altına koydukları çıtır ekmekle bir lokmada yutuyorsunuz. Hayatımda yediğim en güzel beleş lokma bu olsa gerek. Enfes.


ev yapımı gazpachosu enfestir (yazısı için buraya)


Bu arada mekanda beleş tapas kontejanından gazpacho da içebilirsiniz. Metin, Soul Kitchen'daki Birol Ünel gibi kuduracak ama ben bu çorbayı içince  "ulan ocakta azıcık ısıtıversem daha iyi olacak" duygusu yaşamadım desem yalan olur. Ne de olsa Anadolu çocuğuyuz. Bizim için en iyi çorba, en sıcak olanı. O zaman kapanış sözü Fatih Akın'dan gelsin...






1 yorum :

  1. Yemin ederim bayılacağım. Eve dürüm söyleyelim bari.

    YanıtlaSil