12 Ocak 2015 Pazartesi

Lorca'nın izinde Granada


Federico Garcia Lorca
Kaç blog yazısı oldu sayısını hatırlamıyorum, laf aramızda doğrusunu söylemek gerekirse, Granada’nın ekmeğini yiye yiye bitiremedim. (Diğer yazıların linki burada). Ancak bu sefer en azından bir konsept değişikliği yapalım, tarihi mekanları ya da nerede ne yenir muhabbetini bir kenara bırakıp, tiyatro, şiir veya solculuktan en az birini sevenlerin ilgisini çekebilecek tarzda bir yazıyla karşınıza çıkayım. ‘Lorka lorka lorka lorka, Garsiiiya Loooorka, gönlüm eğlenmek istiyor, hanım oy Loooorkaaa‘ türküsü eşliğinde sizlere bir Granada şehir turu yaptırayım. Böylece hem İspanya’nın en büyük şairlerinden, Cervantes’ten sonra eserleri başka bir dile en çok çevrilen İspanyol yazar olan Granada’nın çocuğu Federico Garcia Lorca’yı biraz anlatayım, hem de bu adam nerelerde yemiş, içmiş, yatmış, kalkmış onlardan kısaca bahsedeyim.
Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Festivali'nde Andres Vazquez de Sola'nın Lorca'lı ödül kazanan karikatürü, 1972
Lorca ailesi, 1912
Federico Garcia Lorca, 1898 yılında kodaman bir ailenin çocuğu olarak Granada’nın Fuente Vaqueros köyünde doğuyor. Küçük Fede daha sonra, ailesiyle birlikte 1909 yılında Granada’ya taşınıyor. Granada, Madrid, New York ve Buenos Aires maceralarından sonra, İspanya’da iç savaşın başlamasından üç gün önce Granada’ya geri dönüyor. Ama dönmez olsa daha iyi, zira Granada’ya döndükten sonra 1936 yılının  bir Ağustos günü faşist Franco’nun güçlerince tutuklanarak Viznar ve Alfacar köyleri arasında bir tarafa götürülüp kurşuna diziliyor. Cesedi hala bulunabilmiş değil. Öldürülmesinin ardından Lorca’nın eserleri de önce Plaza del Carmen'de yakılıyor sonra İspanya’da 1953'e dek yasaklanıyor.
Plaza del Carmen. Meydanda kitap yakmak Granada'nın geleneğinde var, Lorca da nasibini almış

Lorca ailesinin Granada’da yaşadıkları evin binası yıkılmış, Acera del Darro 60 numarada bulunan binada Lorca’ya dair hiçbir iz yok. Zaten, diktatör Franco’nun ölümünün üzerinden neredeyse 40 yıl geçmesine rağmen, Franco döneminden kalma baskı ve korku tamamiyle geçmiş değil. Granada’da Lorca adına bir ize rastlamak hakikaten zor. Sadece Lorca’nın ailesinin yazları geçirdiği San Vicente bağı ve arazisi şimdi Lorca parkı olarak adlandırılmış o kadar. Bir de yeni açılan Federico Garcia Lorca Kültür Merkezi var. Uzun yıllardır Granada’yı yöneten sağcı partinin biraz Lorca alerjisi var.
San Vicente bağ evi
Lorca ailesi bağevlerinde
Lorca parkı, şimdinin şehir merkezine yürüme 15 dakika mesafesinde. Ama o zamanlar şehrin dışında kalan San Vicento bağında, Lorca yazları geçirip şiir ve tiyatro eserlerini yazıyor, İspanyol müziğinin babalarından Manuel Falla’dan piyano dersleri alıyor. Bağ evi şu anda müzeye dönüştürülmüş durumda, park ise gözlemlediğim kadarıyla Granada’nın sıcağından bunalanlar için biraz ferahlama, ergenliğe yeni geçmiş olanlar içinse yiyişme imkanı sunuyor.


Lorca’nın ve Granada’nın diğer entelektüel takımından kim varsa artık, onların gözde mekanı ise Fuente de las Batallas’ın yanında bulunan eski adı Alameda, şimdiki adı ise Chikito olan bar restoran. Zamanında, gündüzleri Cervantes Tiyatrosu oyuncularının, boğa güreşçilerinin ve sanatçıların buluştuğu bu mekanda, akşamları ise kendilerine El Rinconcillo adını veren Granada’nın yazar çizer ahalisi toplanırmış. Lorca da 14 yıl boyunca buranın gediklilerinden olmuş.


Bir diğer buluşma mekanı ise Elhamra sarayına yakın, şimdi Angel Barrios Müzesi olan Polinario Tavernası. Gitarist Angel Barrios’un babasıyla birlikte şarap sunup, flamenkocuları çağırıp çalıp söyledikleri, provasız konserler tertipledikleri yıkık bir Arap hamamında, Lorca birçok flamenkocuyla tanışmış. Daha sonrasında ise flamenkonun atası cante jondo unutulmasın diye, Elhamra Sarayı’ndaki Patio de los Aljibes'de büyük bir yarışma tertipleyerek, birçok müzisyeni bir araya getirmiş.  
Antonio Lopez Sancho'ya ait 1922'de düzenlenen Cante Jondo yarışmasını gösteren bir karikatür. Lorca'da izleyiciler arasında
Yaramaz Federico da nereye kayboldu deseniz, onu genellikle yaşadıkları evin çevresinde, şimdinin
alış veriş caddesi Calle Mesones civarında bulurdunuz. Şimdi Burger King olan eskinin Café Suizo‘su mesela Lorca’nın mahallede sıklıkla takıldığı bir cafeymiş. Üniversite zamanlarında alışveriş yaptığı kitapçı dükkanı, ilk kitaplarını bastırdığı matbaa ve ailesinin yakını olan Galvez Eczanesi de Calle Mesones üzerinde bulunuyor.
Calle Mesones'teki Galvez Eczanesi


Üniversiteyi güç bela bitirip, başka bir alanda yıldızlaşma geleneğinin temsilcilerinden Lorca, önce beşeri bilimler okuyup, sonra şansını hukukta deneyerek zar zor mezun olduğu dönemlerde, çoktan şiirler ve tiyatro oyunları yazıyor bile.


Mariana Pineda heykeli ve meydanı

Lorca'nın yazdığı oyunlardan biri de Granada folklorunda yer etmiş, özgürlük için krala karşı çıkmış Mariana Pineda ile ilgili. Lorca Mariana Pineda oyununu şu an aynı isimli meydanın yanında bulunan Cervantes Tiyatrosu'nda ortaya koymuş.
Çingenelerle çok içli dışlı olan Lorca’nın, çok sevdiği, uğruna Çingene Baladları’nı yazdığı beyaz badana evleri ve dar sokaklarıyla Albayzin ve Sacromonte mahalleleri de o gün gibi duruyor neredeyse. Muhakkak ziyaret edilmeli. 
beyaz badanalı Albayzin sokakları. San Bartolomeo meydanı. Blog yazarları için özel anısı olan bir yer
Bonus gelsin: Daha evvel Lorca’nın hayatı hakkında yazılmış çok güzel bir çizgi roman çevirmiştim. İlgilenenler onunla ilgili yazıya şu linkten bakabilirler. Lorca çizgi romanı en alttaki madde!

Santa Ana Meydanı'ndaki Lorca heykeli, Madrid

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder