28 Ağustos 2015 Cuma

Midilli Adası'na Varan Mültecilerle İlgili İzlenimler


Yunanistan’ın Midilli Adası turizm açısından son birkaç yıldır Türklerin yoğun ilgi gösterdiği yerlerden biri. Ancak turizmin yanı sıra bu yılın bahar aylarından itibaren, başta Suriyeli olmak üzere, özellikle Iraklı, Afgan ve Eritreli mültecilerin de Avrupa’ya ulaşma yolunda önemli bir geçiş noktası haline geldi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin rakamlarına göre 2015 yılı içerisinde şu ana kadar yaklaşık 200 bin kişi Midilli Adası’na ayak bastı. Sadece bu Ağustos ayında adaya ulaşan mülteci sayısı ise 60 bini buldu.

Yeni Avrupa Birliği bayrağı
Adanın kuzeyinden Midilli merkeze yürüyen genç, yaşlı, çocuk ve kadınlar, sahillerdeki can yelekleri ve şişme botlar, polise kaydolmak ya da bilet alıp Atina ya da Kavala’ya gitmek üzere liman bölgesinde bekleyen insanlar, Midilli’de gündelik hayatın bir parçası oldu. Ben de turist gezdirirken yollarda olduğumdan, bu manzaralarla sıkça karşılaşır, içim burkularak seyreder, ne var ki, hem çalışıyor olduğumdan, hem de mültecilerin bir araca binmesi hakkındaki yasak ve cezalardan dolayı, elimden bir şey gelmezdi. Sonunda, manzara ya da yemek fotoğrafı paylaşmak yerine, bir işe yaramak ve merak ettiğim bu büyük insanlık trajedisini daha iyi anlamak için, çalışmadığım bir gün araba kiralayarak yola koyuldum.
sahiller can yeleği ve şişme bot dolu
Facebook grubundan takip ettiğim dayanışma ve yardım çağrılarından etkilenerek, biraz da bundan on yıl önce gezdiğim Suriye’de, gördüğüm iyilik ve insaniyete karşılık duyduğum minnet borcundan, ufak da olsa bir şeyler yapmaya karar verdim. Su, meyve suyu, bisküvi, gofret, ıslak mendil ve sigaradan oluşan market alışverişini yaparak, Türkiye'ye en yakın mesafedeki Assos ve Babakale’nin tam karşısında bulunan Skala Sikamnias ve Molivos köyleri arasındaki toprak sahil yoluna gittim. Yol boyunca sahillerde ve etrafta bir çok can yeleği ve şişme botun yanı sıra, henüz yeni varmış ve yola koyulmuş grup halinde mülteciler ve mültecilerden arda kalan botların motorunu ve diğer parçalarını toplamak için bekleyen elleri dürbünlü ve pikap araçlı yerli halktan birçok insan gördüm. Daha sonra kıyıya yanaşmakta olan bir botu fark edince, tepelik bir yerden varışlarını izlemeye koyuldum. Bot kıyıya varınca ben de aşağıya, yanlarına indim. Yetişkinler mutluluk içinde telefonla vardıklarını bildirip, hatıra fotoğrafı çektirirken, çocuklar kendilerini denize atmış, bebekler ise ağlıyordu.
varış anı
Daha sonra Afrin’den gelen Kürtler olduğunu öğreneceğim bu grupta bir çok yaşlı insan, bebekli ya da çocuklu aileler vardı. Yüzlerindeki varmış olmanın verdiği sevinç, hallerindeki garibanlığı saklamıyordu. Aralarında Türkçe bilen çok kişi olduğundan iletişim kurmak sorun olmadı. İstanbul’dan geldiklerini ve insan kaçakçılarına kişi başı 1250 dolar verdiklerini söylediler. Bir botta yaklaşık 40 kişinin geldiğini hesap edersek sadece bir bot dolusu insandan 50 bin dolar gibi bir para kazandıkları ortaya çıkıyor. Bu yüzden simsarlar botu ayarlayıp, insanları bindirip, parayı alarak mültecileri bu yolculukta bir başlarına bırakıyor ve sonrasında bota ne olduğuyla ilgilenmiyorlar.
Yola çıkma kararı alınıyor, ama polise kaydolmak için nereye gideceklerinden, nerenin ne tarafta olduğundan haberleri yok. Yaklaşık on kilometre uzaklıktaki Molivos’a gitmeleri gerektiğini anlatıyorum. 

Önceden mültecilerin herhangi bir araca binmeleri ya da alınmaları yasaktı. Bu yüzden adanın kuzeyine varan insanlar, güneş altında Midilli merkeze kadar 65 kilometrelik yolu yürümek zorundaydı. Sonra, stk'lar ve özel teşebbüsler bazı otobüsler ayarlayarak Molivos’tan Midilli’ye mültecileri taşımaya başladı. Ayrıca, polise bildirmek koşuluyla mültecileri şahsi arabalara alma izni çıktı. O sebeple, Molivos’a gitmelerini ve oradan otobüsle Midilli’ye geçebileceklerini söylüyorum. Bu sırada daha bir hafta önce mültecilerin geçişi sırasında Makedonya sınırında yaşananlar gözümün önüne gelince, daha yollarının çok uzun ve zorlu olduğunu anlatıyorum.
Türkiye arkada kaldı artık
Kıyıdan yukarı çıkınca, zeytinlerin gölgesine oturarak, yanımda getirdiklerimi ikram ediyorum. Atıştırma faslının ardından, dört kadın ve dört çocukla birlikte Molivos’a doğru arabayla yola çıkıyoruz. Molivos’ta onları otobüslerin alacağı otopark alanına bıraktım ve vedalaştık. Sonrasında ben, kolpa hayatıma geri döndüm. Onlar ise, bundan sonra Midilli'ye varıp, polise kaydolmanın ardından geçici izin belgesini alarak bu uzun ve çetin, nereye varacağı belli olmayan yollarına devam edecekler.
Mülteci toplanma alanı ve arkada Molivos köyü ve kalesi
esasen otopark olan toplanma alanından
NOT: Midilli'ye geleceklerin gezi planlarında Molivos'a uğramak muhakkak vardır. Yardımda bulunmak isterseniz, otopark alanındaki gönüllülerle iletişime geçebilirsiniz. Facebook gruplarının linki burada. Güncel ihtiyaç listesi de burada. Tek seferlik yardımdan da ne olur demeyin, ihtiyaçları çok daha fazla da olsa, lütfen elinizden gelen yardımı yapın, desteğinizi esirgemeyin.



Hiç yorum yok :

Yorum Gönder