13 Şubat 2015 Cuma

Hammam Experience



The baths or 'hamams' as they are named, are for many aspects of health, not just for external cleanliness. Before Turkey was established as a separate country, the Romans, Byzantines, and nomadic peoples of the region had their own variations of bathing rituals. These traditions combined, creating a different variation of these ancient bathing habits, The Turkish Bath.The bather enters the dry heat of a sweating area. Afterwards, the bather begins to perspire heavily because of a wet steam.The skin is then washed with soap and warm water and the muscles massaged. After being scoured and washed, the bather's body temperature returns to normal from swimming in cold water. Closely interweaved with everyday life, as well as the Muslim mandates for cleanliness and respect for the varied functions of water, the hamam will probably survive modernity with many other things in Western Asia.

Join me on a visit to one of the Istanbul's more authentic and reasonably-priced Turkish hamams. After the hamam, we will eat local food, have tea, and tour around Balat district.
Food and drinks are included to the prices.If there is different genders in the group mens join the tour womens tour with my wife.
Here is my Vayable Link:
https://www.vayable.com/experiences/11492-hammam-experience


12 Şubat 2015 Perşembe

Midilli Adası’nda Uzo ve Meze Kültürü 1 - Uzo nedir ?

Giriş

Uzo Midilli Adası’nın içkisidir. İlk kez burada üretilmiş, Yunanistan’a ve dünyanın dört bir yanına ihraç edilmiştir. İnsanın Midilli’de yaşayıp, uzodan uzakta durması ise pek mümkün değildir. Bizdeki ‘otur bir çay içelim’in Midilli’deki karşılığı, biraz mübalağayla ‘hadi uzoya’dır. Hele bir de benim gibi, ‘isterim, yan cebime koy’cuysanız, habersiz ve plansız  başlayan, günler süren uzo maratonlarına gıkınız çıkmadan boyun eğer, yeni gelin gibi hem ağlar hem gider, hem de şişeye sarıldınız mı bir daha bırakamazsınız.

Midilli'de bir kafeneio
Yediğim içtiğim benim olsun, ben gördüklerimi size anlatayım. Uzo hakkında bahsedeceğim mevzular, noktası virgülüne uyulması gereken kurallar değil, zaman içinde yer etmiş, çoklarınca kabul edilmiş adetlerdir. Zaten, baştan söylemekte fayda var, rakı raconu kesmeye ne yaşım ne de tipim müsait. Yani bir taraflarım henüz kadayıfa dönmedi, efil efil gömlek ya da pantolon da giyemiyorum. Farklı zaman ve mekanlarda gözlemlediklerimi aktarayım yeter. 
 
Midilli'den Sonra (M.S.) Ben
Midilli Adası’nda uzo ve meze kültürünü anlatacağım bu yazı dizisinde, önce uzo nedir, ne değildirden başlayacağım. Midilli’nin uzo çeşitlerini tanıttıktan sonra, nerelerde uzo içilir, uzo masası nasıl kurulur, adetleri nelerdir ve uzonun yanında hangi mezeler yenirden girip mevsimine göre Midilli’nin balıklarından çıkarak, piyizcilere, cümbüşçülere ve kayıntıcılara ufak bir güzellikte bulunacağım. Haydin uzoya!


Uzo imalatı için kullanılan imbik ve kazanlar


Uzo nedir?

Uzo Yunanlıların bizim rakı niyetine içtikleri anasonlu içkiye verilen isimdir. Ancak Midilli’nin yerlisi hala uzoya ‘rakı’ der. Uzonun alkolü üzümün fermente olmasıyla değil, şeker kamışından elde edilir. Anason, rezene, zencefil, kakule, yıldız anason ve tarçın gibi bitki aromalarıyla tatlandırılır. Rakıya göre alkolü neredeyse aynı olmasına rağmen içiminin yumuşak gelmesinin sebebi de budur.


Uzo yapımında kullanılan bitkiler

Üzümden yapılan ama anasonsuz olan içkilere ise raki denir. Yerine göre çipuro, çikudya ya da suma diye de adlandırılır. Hem üzümden yapılan hem de anasonlu olan içkiye ise çipuro me glikaniso denir. Ancak çok rağbet görmez.


Selanik yapımı 'Babacım' çipuro

Uzo isminin hikayesine gelince...Anlatılanlara göre ilk uzo kargoları Cenova eliyle Marsilya’ya gönderilmiş. Kargoların üzerine de Cenovalı gümrük memuru ‘Uso a Marsilla’, yani ‘Marsilya’da kullanılmak üzere’ damgası basmış. Oradan adı kolay söylenmesinden dolayı uzo kalmış diye rivayet edilir.

Milattan kalma bir Plomari uzosu
Başta da dedik, uzo ilk kez Midilli Adası’nda üretilmiştir. Uzonun kabesi ise adanın güneyindeki Plomari kasabasıdır. İlk uzo fabrikası da 1860 yılında burada ‘Varvayannis’ ismiyle, Odesalı bir göçmen olan Efstatios Varvayannis tarafından açılmıştır.


Uzoya kısa bir giriş yaptıktan sonra bir dahaki yazıda Midilli'nin uzo çeşitlerini teori ve pratiği birleştirerek yapacağım praksis sayesinde sizlere anlatacağım.

Ayrıca, reklam olsun. Midilli'den fotoğrafların bulunduğu Midilli Keyfi isimli instagram hesabına ya da Midilli'de olan bitenle ilgili bilgilerin bulunduğu @uzomeze isimli twitter hesabına göz atabilirsiniz.

5 Şubat 2015 Perşembe

Tours For Pleasure:Mezes In Lesvos



'Mezes', similar to spanish tapas, is the appetizer or snacks which are eaten especially while drinking ouzo. You can find the best ouzo in lesvos island, therefore you will need the best mezes to go well with it. Depending on your place of stay, we will go to a local family and taste our mezes. With this tour, I will show you the making of some traditional mezes from the lesvos island which are cooked only with the products of the island. At the end, you will not only see the process of making, but also will have a lunch of the mezes together with a glass of ouzo or local wine, depending on your taste. You will have a true and authentic experience of greek cousine with this tour. If you want, you can also combine this tour with my ouzo factories tour. 
I am also a musician so, I can give you insider tips to have a nice musical evening as well.
Here is the link:
https://www.vayable.com/experiences/9620-tours-for-pleasure-mezes-in-lesvos

2 Şubat 2015 Pazartesi

Istanbul Street Food Tour

Since my childhood I love to ride and and sample foods from various stalls in the streets of Istanbul. 3 years ago I founded a food and urban life blog of Istanbul, and now I would like to share my discoveries with you!
Here is the link:

Beyoğlu-Eminonu street food line:
We'll travel from Beyoğlu to Karaköy, then Hodjapasha to heart of Eminonu, exploring only the most authentic foods not made for tourists. In between bites, we'll stop at some of my best kept secret shops for clothing, kitchen equipments, spice markets and other authentic wares while we work up our appetites. Recommendations on restaurants, markets, and history will be provided. There will be bits of history and culture. Also along the way we will also be checking out some of the beautiful murals and street art that is often over looked!

1 Şubat 2015 Pazar

Azarcı Esnaf

Geçen ay Emir Kipleri bölümümüzde(buradan bakabilirsiniz) İstanbul'un meşhur azarcı esnaflarından bahsetmiştik. Karşısındaki kibarlaştıkça zılgıtın dozunu artıran, müşterinin tahsil seviyesiyle doğru orantıda kabalaşan bu tip esnafın kökeninin Osmanlılara dayandığını düşünürdük. Heyhat yanılmışız! Yakın zamanda bitirdiğim Bizans'ın Damak Tadı kitabında geçen aşağıdaki komik hikayede, azarcı esnaf geleneğinin çok daha eskilere  dayandığın şahit oldum. Yazar, metni 12. yüzyılda Konstantinapolis günlük yaşamından önemli bilgiler sunan Prodomik Şiirler kitabından alıntılamış. Buyurunuz efendim:




Bir keresinde bu yolu aç susuz adımlarken kızarmış et kokusu burun deliklerime saldırdı, iç organlarımı harekete geçirdi, açlığımı yeniden kamçıladı. Kokuyu izledim ve kendimi kasap dükkanında buldum. Büyük bir şişte etle karşılaştım. Dükkancı kadının gönlünü okşayacak biçimde konuşmaya başladım:

"Efendim, hanımefendi, usta kasabın saygıdeğer karısı, bana sakatattan bir küçük parça, bir parçacık inek memesi, şişe geçirilmiş etten de koca bir dilim ver, şöyle kart tarafından, kemiğe yakın tarafından, yağsız tarafından..."

Güzel kadını gördüm, lezzetli eti gördüm; çabamın boşa çıkacağını, şeytanlıklarımın meyve vermeyeceğini bilmiyordum; onun haince niyetleri olduğunu bilmiyordum. Beni elimden tuttu, bana tabure getirdi, benim için sofra kurdu ve dedi ki,

"Otur efendi*, otur hukuk yalayıp yutmuş adam, otur koca feylesof..."

Benim için sofrayı kurdu, bana peşkiri verdi, dilimlenmiş etle dolu tabak koydu önüme. İlk lokmayı mideme indirdim, sonra ikincisini, sonra üçüncüsünü ve tam dördüncüyü kesmek üzere başımı eğiyordum ki, ansızın kafama bir parça bumbar fırlattı ve dedi ki:

"Ye bunu, mürekkep yalamış efendi, feylesoflar feylesofu, sakatat ve bağırsak savağı bekçisi! Bizim sıradan etimizi yiyeceğine, ne diye kendi mürekkebini içmiyorsun?"

*Yunanca autthentes, okumuş ya da meslek sahibi birine saygıyla hitap etme biçimidir.