26 Şubat 2016 Cuma

Elias Petropoulos - Rebetika: Yunan Yeraltı Dünyası Şarkıları Bölüm 5

Beşinci bölümde rebetlerin görünüşü, hapishane ortamı ve çeribaşıları hakkında bilgiler veriliyor. Yazar Petropoulos hakkındaki tanıtıcı yazıya, Birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü bölümlere linkleri tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Kimse bir rebeti ata binerken ya da bir şemsiye taşırken göremezdi. Asla  palto giymezdi. Fakat, özellikle İstanbul ve Selanik’te hava çok soğuk olduğunda, rebetler omuzlarına basit bir örtü atarlardı. Asla bir rebeti yağmurlukla veya kısa çizmeyle görmedim. Ancak, sıklıkla onları arka tarafı çiğnenmiş ya da kesilmiş ve terlik gibi giyilen kaçaryalarıyla gördüm.  
halk arasında pezevenk ayakkabısı, cemiyet hayatında ise cuban heel denilen arkasına basılmış yumurta topuk ayakkabı
Bir rebetin yüzünün en önemli unsuru bıyığıdır. Bıyıksız bir rebet, kuyruksuz bir kedi gibidir, tahayyül dahi edilemez. 1960’larda bir rebetiko şarkıcısı bıyıklarını kestiğinde bu neredeyse bir skandala yol açmıştı. Bıyığın şekli ve rengi ve beraberinde getirdiği sembolik jestler kişinin karakterini büyük ölçüde belli eder. Rebetler için bıyık bu kadar önemli olduğundan (aslında Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki her halk için), bu konu üzerine kısa bir monografi[14] yazmak zorunda kaldım.
adamın kanını içer gibi ama bu bıyıkla çorba içemez
Bıyık, rebetin otoritesinin temelini oluşturur. Fara (aile ya da kardeşlik, bazen de muhit diye çevrilir) kişinin objektif otoritesine ve iktidarına saygı gösterir. Çeribaşının objektif iktidarındaki dalgalanma (sahip olduğu para miktarı, ekonomik denetiminde bulunan alan, onun için çalışan rebetlerin sayısı, otoritesinin geçerli olduğu alan), hayatın sıradan bir gerçeği, fizyolojik bir gerçeklik olarak görülür. Ne var ki, benzeri iniş çıkışlar kişisel otoritesi için feci olur. Büyüyen bir kişisel otorite tutarlıdır; azalan kişisel otorite ise hayati tehlike içerir. Gerçekten gücü olmayan ancak otoritesi olan küçük rebetler değerli insanlar olarak görülür ve fara tarafından, hakimler gibi, anlaşmazlıklarda hakemlik yapmaları ve tavsiyelerde bulunmaları için kullanılır.

Her hapishanenin bazen iki tane olmak üzere mutlaka bir çeribaşı vardır. Her hapishanede, objektif iktidarı olmayan ancak bilge addedilen mangalar vardır. Çeribaşı değil ancak barbas olan, otuz yılını hapiste geçrmiş olan birine de hürmet gösterilir.
Umudumuz Şaban (1979) filmi hapishane sahnesi

Çeribaşı otoritesinin dengesini sürdürdüğü müddetçe rolünü korur. Otorite çok hassas dengeler üzerinedir. Kof iktidarı olan ancak otoritesi olmayan çeribaşı hayvan olarak görülür. Otoritesine leke gelmemesi için, çeribaşı genellikle stekisinde (hücre) belli bir mesafede oturur. Hapishanede, neredeyse asla hücresinden avluya çıkmaz, diğerlerini tehdit etmez, asla küfretmez, argo konuşmaz, asla koşmaz, kahkahayla gülmez ancak gülümser, yorumda bulunmaz, kendisini veciz ve muğlak ifadelerle anlatır, cömert ve açık fikirlidir, bir şey beklemeden zayıflara yardım eder, aşırılıktan kaçar ve çekişmeleri kışkırtmaz. Ancak bunların yanı sıra, düşmanları karşısında pes etmez. İdeal çeribaşı ne adaletsiz veya hırslıdır, ne de kaba ve saldırgan.
Pozantı'da yaşananlar

Çeribaşının otoritesi çeşitli şekillerde hasara uğrar: bazen düşmanları ona darbe indirmek için umumi yerde ona sıradan bir oğlan yollar, başka bir zaman beş altı genç adamın saldırısına uğrar, ceza olarak ırzına geçilir, sırası gelmişken aslında bu durum dünyadaki tüm mahpuslar için geçerlidir.

Rebetlerin onlara ihanet edenleri nasıl cezalandırdığından da bahsetmeliyim. Önce karşısındakinin yüzüne doğru atılır, ani bir atakla sol yanağına kesik atar. Yüzündeki bu yara ispiyoncuyla sonsuza dek kalacaktır ve bu da faranın kaçınması gereken bir adam olduğuna işaret eder. Muhtemelen, rebetler bu geleneği Camorra’dan· aldılar. Tarihte bazıları-örneğin Alman ordu subayları ya da öğrenciler- yaralarıyla gurur duyarlar, ancak bu durum rebetler için ihanetin göstergesidir.

Nikos Mathesis'in çizdiği bir tekke ortamı

İşte bu gizemli insanlar, rebetler, rebetiko şarkılarını yaptılar. Rebetiko şarkılarının toprağı, filizlendiği yerler hapishane ve tekkelerdi. Türkçede tekke, dervişlerin bir araya geldiği yer anlamına gelmektedir, ancak aynı zamanda Türk argosunda esrar içilen, küçük kahvehane ya da ev anlamına da gelmektedir. Tekke (τεκές) kelimesi Yunan argosuna aynı metaforik anlamını koruyarak girmiştir.

[14] Ο Μύστταξ (Bıyık), Nefeli, Atina, 1990

· Camorra, Napoli’de ortaya çıkmış bir mafya örgütüdür. (ç.n.)

3 yorum :

  1. rebetikolar esrardan ziyade afyon içer idi. halis muhlis türk ve yunan afyonu ruhlara şifa idi. esrarı da zamane şımarıkları gibi kof yapraklar halinde değil, üstadların ince çalışmaları ile üretilmiş mis gibi kubar olarak içerlerdi. conembönem.

    YanıtlaSil