23 Temmuz 2016 Cumartesi

Emir Kipleri

Pişir: Parmesanlı Patlıcan (Melanzane Alla Parmigiana)- Yaklaşık bir yıldır bloğa doğru düzgün bir yazı yazamadım. Memlekette bombalar patlarken şunu yedim, bunu içtim tarzı yazılar karalamaktan utandım. Tam laptopu elime alıp bir şeyler karalayayım derken darbe girişimi ile ülke sarsıldı. Fakat bu sefer ölmek var dönmek yok diyerek blog klasiğimiz Emir Kipleri ile sahalara dönüyorum. Bir yıl süresince bloğumuzu sahipsiz bırakmayan, Çukurcumatimes'ın tek Galatasaraylısı ve tek Balıkesirli olmayanı Gurbet Kuşu'na  teşekkürlerimi sunarım.


İlk defa Elvan Uysal Bottoni'nin şahane kitabı Mammai Mia- İtalyan Mutfağı Hakkında Çok Şey'de gördüm bu yemeğin tarifini. Daha önce hiç yememiş olmama rağmen tarifinin hayalini kurarak tadını yaklaşık olarak kafamda canlandırdım. Ve muazzam bir yemek olabileceğini tahmin ederek tarifin olduğu sayfayı kıvırdım (hala kitap ayıracı kullanmayı adet edinemedim. Kitap sayfalarını kıvırmaya bayılırım). Size uzun uzun tarifi anlatarak kafanızı şişirmeyeceğim çünkü Elvan Uysal kitabında gayet güzel ve eğlenceli anlatmış. Buyurunuz fotoğrafı.




İşin püf noktaları üzerinde duralım. En önemlisi "patlıcanları ağlatmakta". Patlıcanların üzerine ağırlık koyup  sıvısını akıtarak acılığını almış oluyoruz. Ayrıca kızartırken daha az yağ çekiyor. İkinci püf nokta peynir ve sosun oranında. Ne peynir gereğinden fazla olmalı ne de sos. Ayarını tutturamazsanız esnaf lokantalarındaki beşamel soslu patlıcan yemeklerinden pek farkı kalmıyor. Yanına içecek olarak domates sos ve patlıcanın varlığı dikkate alınarak kırmızı şarabı öneriyorlar. Afiyet olsun.


Not: Elvan Uysal Bottoni, Roma'da yaşayan bir türk. Kitaplarının dışında, çiğvepişmiş isimli yemek üzerine bloğu da var. Dili pek eğlenceli. Tavsiye ederiz.

Ye: Parmesanlı patlıcan. Elvan Uysal'ın kitabını okur okumaz yemeği yapma fırsatım olmadı. Bu yüzden parmesanlı patlıcanı ilk defa Bolonya seyahatimde yiyebildim. Bolonya, İtalya'nın Antep'i. Tortellini, tagliatelle, mortadella ve bolonyez sosun anavatanı. Ayrıca başkenti olduğu Emilya Romanya bölgesi; parmesan, balzamik sirke, culatello, lambrusco gibi birçok dünya çapında malzemeye ev sahipliği yapıyor. Bolonya lezzet turu isimli yazıda anlatacağım için çok detaya girmiyorum. Şehrin merkezinde Osteria Bottega isimli restoran şahane ev yapımı makarnaların dışında muhteşem parmesanlı patlıcan yapıyor. Fakat buradaki tarif yine Emilya  Romanya bölgesinin uluslararası gururlarından lazanyaya bir hayli benziyor. Patlıcanlar, diğer yediğim yerlere nazaran daha kuru, hatta çıtır çıtır. Lazanya hamuru ebatlarında kesilmiş. Zaten parmesanlı patlıcan yapılış olarak lazanyaya çok benziyor. Patlıcan yerine hamuru, lazanya sosu yerine domates sosunu koyun.

Osteria Bottega-Bolonya

Bolonya'dan Roma'ya gidene kadar aradaki birçok şehirde defalarca parmesanlı patlıcan yedim fakat hiçbiri  beni Roma'daki Trapizzino kadar etkilemedi. Trapizzino, üçgen sandviç "tramezzino" ve "pizza" kelimesinin karışımından doğan, yenilikçi bir sokak yemeği dükkanı. Üçgen şekilde kesilmiş Roma'nın pek lezzetli pizza biancasını, salsa verdeli dana dili, domates soslu işkembe gibi Testaccio mahallesinin tipik sakatatlari ile doldurabilirsiniz. Fakat buraya uğrarsanız ilk siparişiniz sakatattan ziyade parmesanlı patlıcan olmalı. Patlıcanlar Bolonya'daki gibi kıtır kıtır değil. Yumuşak ve sulu. Ama güzel bir sandviçin birinci kuralı malzemesinin sulu olması değil midir? 

Trapizzini

Oku:Roma'ya gideceklerin okuması gereken üç kitap. Aslında bu listeye Goethe'nin İtalya Seyahati'ni de ekleyebilirsiniz fakat yazarın bir hayli kişisel seyahatnamesi bazen fena halde can sıkıcı olabiliyor.

Katie Parla, Roma'da yaşayan bir Amerikalı blog yazarı. Bloğunun adı katieparla.com ve uzmanlık alanı yemek. Tasting Rome, şehire yemek için gideceklerin muhakkak alması gereken bir kitap. Ne nerede yenirle birlikte, klasik Roma yemekleri tarifleri, şehirde adam gibi yemek yemenin püf noktaları gibi hayat kurtaran içeriğe sahip.

Roma, Paris ile birlikte kıta Avrupa'sının  sinema başkenti. De Sica'nın Yeni Gerçekçi sokaklarından, Fellini'nin gerçeküstü mekanlarına ev sahibi yapmış bir şehir. Bir şehiri zevk alarak keşfetmenin bir diğer yolu da film mekanlarının peşine düşmek. Hepimiz La Dolce Vita'nın Trevi çeşmesinde çelildiğini biliyoruz. Fakat, Cabiria Geceleri'ndeki Giulietta ve diğer fahişelerin buluşma yerini, Sekizbuçuk'un final sahnesini, Bisiklet Hırsızları, Roma Tatili ve birçok filmin lokasyonunu keşfederek şehiri gezebilirsiniz.
Not: Bu arada gezdiğimiz şehirlerin film sahnelerini canlandırdığımız film_locations adlı instagram hesabına fotolarınızla destek olabilirsiniz.


Son Roma kitabınızın adı Ben, Claudius. Yazar Robert Graves bu kitapta, Augustus ve Tiberius dönemlerini Roma'nın dördüncü imparatoru Claudius tarafından yazılmış gibi anlatır. Yazar gerçek olayları roman kurgusuyla kaynaştırırken, yapıtının tarihsel gerçeklerle  uyumlu olmasına özen göstermiş. Bu kitabı okuyup antik Roma harabelerini, Capitoline müzesini, Appia yolunu gezmek alacağınız zevki ikiye katlıyor.

Kokla: Le Nez Du Vin, şarap uzmanı Jean Lenoir'in çıkardığı bir şarap kokuları seti. Setler, kırmızı şarap, beyaz şarap, şarap hataları gibi gruplara ayırılmış. Mesela şarap hataları setinde sülfür, uhu, çürük yumurta, çürük elma ve küf gibi kokular mevcut. Set, bu kokuları ayırt ederek hatalı şarabın nasıl olabileceğini daha rahat bulabilmemizi sağlıyor.  Le Nez Du Vin'i almak için şarap sever olmaya gerek yok. Eğer evinize misafir gelmişse ve TV yi zaplamaktan başka eğlenceli seçeneğiniz kalmamışsa çıkarın koku ekipmanınızı. Puanlama usulü "bu ne kokusu?" oynayın. Üstelik Gizli Hedef'ten daha çok eğlenip, hiç kavga etmiyorsunuz.

Uyarı: Koku seti Türkiye'de gümrüğe takılıyor. Bu yüzden ben yurtdışında yaşayan ablamın evine sipariş verdim. İkinci uyarı ise bu setin ne işe yaradığını 50 yaş üzerindeki insanlara anlatmaya çalışmayın. Anlamıyorlar. Annem setin üstündeki fiyatı görüp "peki bunca parayı ne için verdin?" diye sordu. Ben de "anneciğim bu set sayesinde kokuları ayırt etmeyi öğreniyorum" dedim.
Annem de, "kokuları ayırt edince n'oluyor?" sorusuyla beni nakavt etti.